Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

1 KASIM MİRASIMIZI AÇIKLAYACAĞIMIZ GÜN OLSUN!

16 Ekim 2015 Cuma 10:06

Açık kapılarımız vardı bizim…

Oradan bakıyorduk umuda, huzura, sanata, özgürlüğe.

Kötü bir rüzgar esmeye başladı. Adına siyaset dediler, koltuk sevdası dediler dediler de dediler… Önce geçer zannettik kulak arkası yapmaya çalıştık.

Esintisinden tedirgin olup kapıları azıcık azıcık kapatmaya başladı herkes.

Kapıların açıklık mesafeleri azaldıkca yüzlerimiz asılmaya, ruhumuz daralmaya, sinirlerimiz bozulmaya başladı.

Tuhaf bir şekilde, sessizce asık suratlı, mutsuz, birbirine duyarsız ruh halinde insanlar çoğalmaya başladı bu ülke’de.

Hepimiz şikayetçi olduk bu durumdan ama nafile…

Bu yüzyılın ruhsuzluğu çöktü üstümüze zannettik. Teknolojinin soğuk yüzü bizi üşütüp birbirimize yabancılaştırdı gibi düşünmüştük.

Geçer diye beklediğimiz rüzgar gün geçtikce şiddetini artırmaya başlayınca korktuk. Kapıları daha da kapattık çer, çöp içeri girmesin diye.

Ama yine nafile…

Gerildikce gerildi akıllı ve derin duygusal yürekler bu ülke’de.

Kapılar azıcık azıcık kapanırken mırıldanmadık değil. Hani dökülen yağı silerken kusar da mutsuz şikayet konuşmaları yapılır gibi.

Mırıldanmaları duyan oldu tabi ki. Hatta bazıları kapı ağızlarında bağırmaya başladı öfkeli öfkeli. Belki kötü rüzgar şiddetini keser diye.

Ama n’olduğunu hepimiz biliyoruz artık.

Hiç umursamadılar bile. Aksine rüzgar şiddetini artırdı fırtına olup büyük bir gürültü ile tüm kapıları kapattı. Ama sadece belli kesimlerdeki insanların yüzüne.

Aniden naïf duygusal yürekler nefes alamaz oldu. Herkes bu güzel ülke’de kapılar kapanınca oksijeni bitene kadar debelenip durdu.

Sonra öyle bir şey oldu ki;

Ya Allah Bismillah onların tabiriyle ‘’İman Power’’ ile yüklendiler kapı kollarına. Eş zamanlı açtılar tüm kapıları.

İçeriye oksijen girmeye başladı. Herkes canlanmaya ayağa kalkmaya başlayıverince esas kıyamet o zaman koptu.

Yürüdüler Taksim’e oturdular Gezi’de.

Herkesin kapalı olan kapıları açılıverdi sonuna kadar. Nasıl mı?

Gökten pardon yüreklerden koca koca takozlar çıktı koyu verildi kapı aralarına…

Artık rüzgar değil fırtına çıksa da kapatamayacak o kapıları..

Şiddetinden ara ara çok ses çıksa da hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı besbelli.

Çünkü herkes elele tutuştu.(Ülkesini seven insanlardan bahsediyoruz. Araya karışan provokatörlerden değil.)

Herkes kardeş ruhuyla bir araya gelmişti oysaki. Yalnızlığın ölü tozu rüzgarla uçup gitsin diye.

Simidini paylaşmayı, birbiri için yorulmanın nasıl bir şey olduğunu hatırladı yürekler. Birbiri için fedakarlık yapmanın verdiği mutluluğu tattılar yeniden.

Olanlar oldu da ‘’Gezi ‘’de bahanesi oldu...

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için oldu bir anda .

Hepimizin olduğu yerdeki kuvvetli güzel enerji iyi geldi herkese.

Hepimizin olduğu yerdeki enerji bizi yaşatacak.

Birimizin enerjisi ise hiç bir halta yaramayacak.

Yanlızlık en büyük düşmandır kişiye.

‘’Biz yanlız değiliz’i’’ izlerken tarifi imkansız bir haz içindeydik..

Yalnızlara seslenelim!

Gelin birlik olalım.

Hepimiz aynı gemideyiz.Akıntıya kürek çekmenin kimseye faydası olmayacak. Daha da kara günler yaşatmanızın/yaşamamızın kimseye yarar sağlamayacağı ortada. Sağduyulu olup elele tutuşma zamanıdır 1 Kasım..1 Kasım’da sandığa giderken vicdanlar 1 adım önde olsun. Hiç kimse unutmasın ki çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras Hak ve özgürlüklerin hakim olduğu yaşanılabilir bir ülke olmalıdır.

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA