Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

1 Mayıs'ın adı kaldı

01 Mayıs 2013 Çarşamba 08:02

Bugün Türkiye'de 1 Mayıs'ı kutlayacak bir işçi sınıfı kalmamıştır.


Siz, fabrikalarda, atölyelerde, mağazalarda, öbür iş yerlerinde, tarlalarda çalışan kitleyi işçi mi sanıyorsunuz?

Onlar bugün "tek tek" işçilerden ibaret olan bir kalabalıktır.

Sınıf bilinci olmayan ve bu yüzden de iyice yalnız, iyice sömürülen; iyice çaresiz bireylerdir onlar.

***

1980 öncesindeTurgut Özal; işçi sınıfının yükselen birliğini kırmak; onları köleleştirmek peşindeydi.

"İşverenler Sendikası" ve bunun üst örgütü TÜSİAD, Özal'a bu görevi vermişti.

İşçi sınıfı, emperyalizme karşı olduğundan ABD'nin de birinci rakibi gibiydi.

Ve emekçiler; gericiğe karşıydılar.

O yüzden de tarikatler, dinci cemaatler onları düşman gibi görüyorlardı.

Turgut Özal; ABD'den darbe sonrasının ekonomik garantisini aldı.

ABD; darbeci Kenan Evren'e; ekonominin yönetimini Turgut Özal'a bırakması şartını getirdi.

Ve 12 Eylül sabahı bu çete, demokrasiye son verdi.

İŞÇİLER GERİCİLEŞTİ

12 Eylül 1980'den sonraki süreç; işçi sınıfının ideolojik bağlarını yok etti.

Emekçiler; sınıf bilincini terk edip cemaat, ırk, coğrafya, hemşerilik bilincine saplandılar.

Böylece "iktidara iliştirilmiş sendiler" üretildi...

Sonunda; hükümeti destekleyen; ona şirin gözükmeye çabalayan bir kitleye dönüştü işçiler.

Sınıf bilincinin yerini "yakın zamanlı çıkar" alınca bu kaçınılmazdı.

İşçi vardır; sınıf bilinci olan işçi yoktur artık.

AKP SENDİKASI

Ve daha da kötüsü; iktidarın bekçiliğini yapmayı, sendikacılık gibi gösteren bir tabaka ortaya çıktı.

Bakın Hak-İş denilen örgütün yaptığına; gerçeği görün...

Bu kuruluş, işçilerin sorunlarına emek ve sınıf bilincinden değil; hükümetin işine gelen bir siyasal dincilik üzerinden bakıyor.

Türk İş de hükümet tarafından devşirildi...

Sonuç ortada: Bugün, işçilerin yoğun olduğu yerlerdeki oyların en az yüzde 40'ı AKP'ye gidiyor.

Ama: AKP iktidara geldikten sonra; işçi sınıfının elindeki haklar; yeni yasalar çıkartılarak yok edildi.  Hak-İş, tam AKP sendikası gibi kullanılıp emekçilerin birliği bu araçla kırıldı. Sonunda, işçilerin iş güvenliği yok edildi. Ekonomik kazanımları dibe çekildi. Sendikalı işçi yerine taşeron işçilik getirildi. Taşeron aracılığı ile bu gün milyonlarca insan köle gibi kullanılıyor.

Yani; 10 yıl içinde işçi sınıfı sınıf olmaktan çıkartılıp cemaatleştirildi. Bu siyasi bir darbe idi ama emekçiler bunun farkında değil.

Oylarını götürüp AKP'ye veriyorlar.

Daha fazla sömürülmek için; daha çok ezilmek için.

Böyle bir ortamda yapılan 1 Mayıs Bayramı; artık azınlıktaki bir kitlenin son çırpınışları gibi geliyor bana.

Yanılıyor muyum?

İnşallah!

AĞAR NE YAPAR?

Bana soruyorlar: Mehmet Ağar; bundan sonra ne yapar?"

Cevabım: AKP Genel Başkan Yardımcısı olmalı...

Niye mi: 2007 genel seçimlerini AKP'nin kazanmasını Mehmet Ağar sağladı.

DYP-ANAP ittifakını yıkıp, merkez sağdakilere, "Bunlardan bir şey olmaz; bari AKP'ye oy verelim!" dedirten bu Ağar idi.

ABD böyle istemişti.

Hem Süleyman Soylu oluyor da Ağar niçin olmasın?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA