Banu Tansel / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Banu Tansel / Yazar

5199 Sayılı Kanunu’nun güncellenmesi

12 Haziran 2014 Perşembe 11:54

‘Savunmasız tüm canlıların doğasından kaynaklanan yaşamsal, bedensel ve özgürlük haklarını korumak ve yasal teminat altına almak hukuk devletinin bir gereğidir.’ diye başlıyor çevre komisyonu başkanlığına gönderilen rapor.

Bilindiği gibi Hayvanları Koruma ile ilgili 5199 Sayılı Kanunu’nun biraz daha hakkaniyet seviyesine çekilerek güncelleştirilmesi için tasarı çalışmaları yapılmaktadır.  Tasarı ile ilgili ilk rapor AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’ın başkanlığında alt komisyon çalışması ile tamamlandı. Rapor tamamlanıp üst komisyona sunulmadan önce sızıntı haberler çevrede dolaşmaya başladı. Hele o haberlerden biri, beni fena halde korkuttu. Yüreğimi ağzıma getiren o mel’un ifadeleri ‘Sokaklar hayvanlardan tamamen temizleniyor. Hayvanlar “Doğal Hayat Parkı” isimli kuvvetle muhtemel kentleşmenin dışındaki arazilere kapatılıyor’ gibi özetleyebilirim.  Hali hazırdaki belediye barınaklarında çok kötü şartlar altında yaşam savaşı veren zavallı ‘canlar’ şimdi iyice gözden ırak edilip getto kamplarına mı gönderilecekler?...

Offf Allahım, nasıl bir bela bu!!!...Duramadım yerimde, Selçuk Bey’i aradım ve gerçek nedir, ne yazdınız o rapora diye sordum. Kendisi böyle bir şey olmadığı ve hemen raporu bana yollayacağını söyledi. Hemen de yolladı sağ olsun. İlk sayfa yukarda yazdığım cümle ile başlıyordu ve tümü 12 sayfadan oluşuyordu. Bir cümle yüreğime su serpti ‘Tasarıda kurulması öngörülen ‘’doğal hayat parklarının’’ uygulanamaz olduğu’ yazıyordu. Fakat bu 12 sayfalık raporu okuduktan sonra bir ohh çekemedim. Her şeyden önce uzmanlık alanım hukuk değil dolayısı ile yazılanların ifade ettiklerini kendime göre yorumladım ve tasarı şöyle böyle diye burada sizlere ahkâm kesemem doğru olmaz. Şunu da eklemek lazım yorumlamak için sürekli kanunun orijinal metnine dönüp ilgili maddelere baktım. Bir rapor bir kanun, dön rapor sonra tekrar dön kanun…başım döndü. Özetle ve kısaca şunu anladım hayvanlar gettolarda toplanmayacak, tabii ki bu alt komisyon kararı bir üst komisyonda ne olur bilinmez. Artık imzalı rapor ortaya çıktı özellikle hukukçuların görüşlerini bekliyorum bakalım neler yazılacaklar, ben de sizlerle beraber yorumları değil ‘işin uzmanlarından gerçekleri’ öğrenmek istiyorum.  Ama B planı yüreğimde, eğer kötü bir şeylerin kokusu burnuma gelirse sonuna kadar mücadele edeceğim, yalnızda olmayacağımdan eminim çünkü çok fazla ‘umursayan hayvan sever’ var. Yüce Rabbimin yarattığı bu canlar için hep beraber ve tarafsız mücadele edeceğimizi biliyorum. Çünkü bizler vicdanı ve sadakati bilen güçlü bir toplumuz, Gönderdeki Türk Bayrağı’nı indiren ‘kötü niyete’ karşı bir yürek olarak verdiğimiz tepkide buradan gelmektedir.

Önemli ve beni kişisel olarak ziyadesiyle memnun eden bir gelişme de İstanbul Barosu’nda Hayvan Hakları Komisyonu’nun kurulması ve hızla çalışmalarını sürdürmeleridir. Böyle bir komisyonun var olması ‘hakkaniyet konusunda idrakımızdır’ ki bence bunun adı medeniyettir. Büyük bir ihtimal ile tasarıyı anlayabilmek için uyguladığım ‘dön-dön’ çalışma yöntemi iflahımı kesecek ve ben anlamak, öğrenmek için hukukçu Hayvan Hakları Komisyonu’nun kapısını çalacağım. Böylece bir sonraki yazım daha aydınlatıcı olacak.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA