Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Akıl ile sevgi

27 Mayıs 2016 Cuma 09:19


Birbirine bu kadar direnen ama bir o kadar da; sevdalı çok az iki unsur yaşamı şekillendiriyor; bilimsellik ve sevgi. 
Bu şekillenme, başladığı karmaşıklıkla sürüyor aynı noktadan. 
Enerji, teknoloji, fizik, kimya, matematik, doğa veya doğa üstü; benzerinde ve karşısında ne varsa çözüyor insan. 
Beyin, eğitim ve sevgi yanyana gelmeye başladıktan sonra, tehlike de başlıyor, hainlikle çalışan cehalet fabrikalarındaki, ustabaşılara.
Tehlike, yaşamın bilimle aydınlığa kavuşması karşısında daha da büyüyor. Bu büyüme, yaşamın basitliği ve onun açıklanmasıdan. Elektrik bulana, buhar makinası icat edilene, gezegenler ve kıtalar keşfedilene kadar karmaşık. Sonrası, yaşam başladığı andan itibaren özünde daha basit. Çünkü, insan olduğu mekanın veya edindiği neyse o madde veya kavramla meşgul. Gelinen noktada; bilim ve çekilen zahmetler unutulmuş.
Akıl yorgun, eğitim ve öğrenme bellirli bir aşamada ve sevgi genelde açıklanmadan, süreç devam etmekte. İşte tehlike de tam burada.Sevgi bir ihtiyaç ve mutlaka bilimsel olarak açıklanmaya çalışılmalı. 
O; şarkı, şiir ve sanatla, boyut boyut, içerik içerik içerik, ödüllü ödülsüz ortaya konabilir. Sevgi veya tam tersi korkunun, en kolay ve yaygın açıklanmış olanı budur.
İnsanı aklından arda bırakan, sevgi gereksinimin elsikliğinden kaynaklan sorundur, bilimsellik. Bilimsellik akılla yanyana gelemediği için, insan sevgisizlikten, öldürür, yakar, yıkar ve düşman keşfine çıkar. Bulur onu veya bulamazsa yaratır.
İnsanın sahip olduklarını yitirmemesi için, düşman ayrıca korku ile beslenir. Düşman veya ilahların korkusu ise insanı akla bilime ve sevgiye en uzak tutandır, günümüzde.
Eğer bu sorunu; akıl ve bilim temelinde insan sevgisiyle açıklayabilirsek, o zaman; insanın akıldan uzaklaşıp inançlara, tanrı ve krallar ile benzeri ilahlara sarılıp, sığınmalarını anlayabiliriz.
İnsanın, kendisi olmadan, gelişemeyecekolan bilim ve kendinde olan sınırları belirsiz aklı neden nasıl cahil bırakır  kendisini?
Çünkü, cehalet fabrikatörleri, insanın, akılla davranıp, çalışıp ve düşünüp, sevgiyle üretmesinin, doğal bir gereksinim olmasının önündedir. Daha net ve kolay yoldan onu sömürmektir amaç.
Basit bir canlı olan insan, konuşamasa da, vahşileyse bile, yine de düşünür. Bu düşüncesini geliştirdikçe aklı ve sonrasında duyguları ortaya çıkar. 
İnsanın sevgi ile tanışması; onu sevip sevişmesi yanında tecavüzü, başlangıçta basit bir iç güdü iken, sonra bir temel gereksinimi olur. İlkelliğin bu denli yayılmaının sebebi, cahillik ve bilgisizliktir; dinsel ahlaksızlık ise bunun en belirgin hastalığıdır. Neden? Çünkü aklı hergün tazeler ve bir daha öldürür. Bitki, obje ve kavram arasında, çıldırasıya, çelişkilere bulanan insan ise ahirete saklanır ve ölümle konuşur, bilmediği bir dille oraya buraya sataşarak, kıskanarak, nefretle. Çağımızda en korkulanı budur. 
Bilim aracılığı ve akıl yolu ile; sevgiyi öğrenme geeçekleşirse; bu gelişim, aklı ve daha sonra çağdaş düşünmeyi beraberinde getirdikçe, sevmekle düşünmek, yerleşik bir gereksinim olur toplumda. O zamanda akıl dışı yollarla, insan mutlu olmaz; çünkü tatmin edilemez, kolayca, siyasiler en çok bunu engellemek isterler. Yani, sevgi ve aklın yayılmasını.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA