Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Akıl ile Umut

21 Aralık 2013 Cumartesi 12:40


Siyasi haberlere günlük v ateşli yorumlar yapmayı oldum olası çok fazla sevmedim. Bunun en önemli sebebi de Mülkiye’de zaten beyin loplarımızın sıınırına kadar siyasal bilgilerle dolmamız olabilir. Tam emin değilim neden böyle. Bir başka sebebi daha var ona çok eminim. Ülkenin, iç bağımsızlığına hiç bir zaman inanmamış olmamdan kaynaklanıyor. Bilirim ki Ortadoğu coğrafyası, emperyalist ajanların staj bölgesidir. Her türlü pratik için uygun bir yerdir bu bölge. İşgal edebilirsin, toplu katliam yaparsın, tecavüzden tut, darbeye kadar hepsi mümkündür bu bölgede. Sadece Türkiye’ye bakıp yorum yaparsak yanlış olur. Bir kez bıraksalar da kendi kararımızı verebilsek zaten, dünyanın süper devletlerinden biri olmak için çok eksiğimizin olmadığını da biliriz. Eğitilmiş insanımız, tıp alanından sosyal bilimlere kadar bol bol var.
Bir kısmı burada eğitilmiş, diğerleri ülkeden kaçmış ama dışarda önemli yerlere gelmişler. Fakat bunlar sistemin içine giremezler, kolay kolay. Çok uzun yıllar ülke dışında kalmaları değildir bunun sebebi. Sebep, öbek olacakları adamı veya örgütü iyi seçememektir. Belli bir yaşa gelince hop dediğin anda giremezsin bu birliklere, derneklere. Eğer sağlam bir referans yoksa, almazlar aralarına almayınca da bir türlü istediğin işte, istediğin yere gelemezsin.
Deneyen bunun böyle olduğunu görür. Tek isnistansı, arada bir karşına, temiz ve dürüst insanlar çıkmasıdır. Ancak o durumda belli bir şansı elde edersin. Sonrası sana kalmış. Başarırsan varoluşun sürer, yoksa biter. Ama böyle dürüst insanların sistemin içinde kalması çok zordur.Çünkü, emperyalizmin kara ışığı, nereye değerse, orayı pisletir. Sömürü dışardan gelince, içerde minik sömürgecikler oluşturur. Sonra da basar gider memleketine pislikler.
Sömüren insan genelde kişiliksiz ve ilkesizdir. Bu nitelikleri sayesinde emperyalizmin hizmetine girebilir. “Madem öyle o zaman o temiz insanlar, nasıl sistemin içinde varolabilir” diye sorulabilir. Cevap basittir. Temiz ve dürüst insanlar, orta sınıfa, “umut” verebilmek için sistemin tutulur. Çünkü, baskı ve sömürü arttığında bir dengeleyici gerekir. İşte o zaman bu dürüst insanlar devreye girer. Toplumun isyanının önüne geçer. Çünkü onlar barıçı ve insancıldır daha da önemlisi toplum onlara güvenir.
Toplumun güveneceği insan, dernek veya kurum sayısı ne kadar fazla olursa huzur ve istikrar da o kadar yaygınlaşır. Ancak emperyalizm çok fazla bunu istemez. Karışıklık çıkmazsa, sömürü olmaz. O yüzden, toplumun bir o tarafını karıştırır bir bir tarafını yeşertirler. Bu taraflar, sağ olur sol olur, din olur dil olur. Yeterki toplumu bölebilsin ve karşıklık çıkarabilsin. Ortadoğu bölgesi ise kültürel değerlerden başlayarak, bir çok etnik hazinelerle doludur. Müziğinden edebiyatına, biliminden siyasetine cevher fışkırır. Fakat bağımsızlığı öğrenememiştir bu halklar. Bununda sebebi cehaleti beslemekten bıkmayan egemen güçlerdir. Önceki devleti soyan, yıkanı unutup, yenisini kuranın peşinden körükörüne gitmekten kaynaklanır çoğu kokuşmuşluk.Bir anlaşılsa, bir devleti neresinden kemirince yıkılıyor. Yenisinin kurulmasına veya yeniye tapmaya da gerek olmaz. O yüzden “nereye gidecek bu iş böyle” demek kadar; “nerden çıktı bu iş böyle” demeye de cesaret edenin umutları kadar aklı da taze kalır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA