Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Ana Konda

01 Nisan 2015 Çarşamba 09:41

   
O kadar çok, ilginçlik veya iğrençlik veya güzellik, gözlerimizin önünde, bıcır bıcır, kafa yapa yapa gerçekleşiyor. Hepimiz bakıyoruz. İyi de yapıyoruz. Ben şahsen kendimin, siyasiler tarafından kullanılmasını engellemek için özel bir gayret sarfediyorum. Benim gördüğümü, bana anlatan adama neden oy vereyim? “Sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”. Çok afedersiniz ama; o kadar askeri veya siyasal partinin faşist veya yarı faşist darbesi geçti. Geçici süreler hapishanede dinlenmeleri haricince, Menderes haricinde, hangisine ne oldu ? Her bayram olmasa da. Amerika’dan el öpüp, yalaşış hellalleşip geldiler. Süleyman bile Cumhurbaşkanı oldu. Diğerlerinin, demokrasiye ne katkısı olduysa? Şimdi lafı böğründen anlayıp, “hepsini asmak mı gerek” diye sorularacak, salakça soruları cevaplamayalım.

Halktık, tüm bu zulümlerin ve saçmalıkların bedelini ödeyen. Sağcı solcu; hiç farketmez. Katil; her zaman oligarşinin, bürokratik ellerinden öpre öpre geçmiştir tahta.
Eğer, birisi haykıracaksa, “sen yanmasan ben yanmasam”... diye; Önce bir sokağa çıksın, cenaze evlerini dolaşmak yerine. Kahraman  halktır. Hem de siyasilerin o mikro vizyonlarının içine haykırmalıdır bunu. Ve oradan kıvrım kıvrım, iliklerine kadar girmelidir. Yoksa martaval olur sonuç. En son Ekmelettin, hayali bile boştu. Ne oldu? Şimdi muhalefet, sabah akşam Cumhurbaşkanı eleştirisi yapıyor. “Ya yürüyün gidin” demek geliyor içimden. Ankara’nın taşına bak, kardeşim. Alo muhalefet, oradasınız. Uyumayın, parsel parsel satılmış. Ne yaptınız? Ne yapıyorsunuz?. En küçük toplu bir gösteri yapabildiniz mi? Yok. Ben ne yapayım? Çıkayım sokağa, gebertsinler beni. Sonra siz, arkamdan hesap sorasınız. Masalın en cafcaflısı bu. Köküne kadar yazık oluyor. Bir parti var % 10 barajını aşmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı’na kafa tutuyor. Seni başkan yapmayacağız. Komik ama ne komik. Neyi yapacaksın? Neyi yapmayacaksın? Cumhurbaşkanı eğer bunlarla eğlenmiyorsa, malzeme çok ülkede. Akşama kadar, anayasa suçu işlediği söyleniyor kendisinin. Anayasa Mahkemesi benim dükkanım değil heralde. İçerden ne yapayım ben. Dünya kadar hukukçu var ülkede. Kızmasınlar ama, % 80’i birinci sınıf tacir. Allah bereket versin. Dosya parası diye bizden sövüşleme yapan avukatlara, bir laf eden varmı. Dosya parasıymış!

Her taraf hile hurda, yollu yolsuz, getiren götüren, sapına kadar 3 kağıt, ful çekiyor. Seçim sandıklarında hile oluyor diye yanık yanık bağırıyorlar. Gülmek bile gelmiyor insanın içinden. Kedi girmiş sandığın içine değil de trafosuna. Bunu söyleyen bir bakan. İnsanlar öldüğünde, güzel öldüler diyen kim; o da başka bakan. Ben ne yapayım arkadaş? Bahçeli var. Ülkücüy görmeseydik, Türkeş zamanında, inanırdık belki. Çok ayrı bir kafa da. Bir gün bile anlamadım kendisini. Neyin ülküsü neyin milliyetçiliği?Bıçak kemiğe dayanmış.Oy be arkadaş. En büyük söylemi “ipi at, ipi tut”.
Taşdemir var. Buyurun oradan yakın. Bir o yana bir bu yana yatarken, dik durduğu anları kafaya kazımaya çalışan Cumhuriyet düşmanları, el ele tutuşuyor, kendisiyle.Yine boğazlarında takılı kılçık Atatürk. Adı geçmiyor ama; hesap kitap belli. Halk Partisi ise anlamlı ama çok ve çok uzun konuşuyor. Doğru söylüyor ama. Cihangir sosyalistleri gibi, sevişme öncesi sanatsal kaygıların, yudum yudum renki ışıklar eşliğinde, parlak camdan yansımasını izliyoruz. Biri kadehten diğerleri ekrandan yansıyor. Eylem var mı? Yok. Tık yok. Ne olmuş? Yolsuzluk, Hırsızlık, Cinayet, Satış. Talan .
Evet, biz halk olarak, farkındayız. Sen oradan, bana; benim gördüğümü anlatma. Dokunulmazlık ne işe yarar. Bu ülkede, buram buram faşizmi, ben şahsen bir kaç kez gördüm. Bazıları daha da fazla görmüş. Şimdiki, uçan balonlar ilk kez görüyor olabilir. Emperyalizmin iç yansımasıdır bu. İnsanın sömürülüp ezilmesi, sistemin ana yakıtıdır. Çözümü, böyle içiçe geçmiş, maşa, kukla veya rol kesen asrtistlerden aramak, boşa geçen zaman. Muhalefet milletvekilleri, vıdır vıdır konuşmaya devam ettikçe, daha çok diktatör gelir geçer bu topraklardan. Kenan Evren aralarında en basma kalıp olanıydı. Zeka fakiri bir zavallıdı. O sadece, minik bir aynalı sazan. Ana Konda, henüz daha tam tıslamadı. Ölmeye değmez, hiç biri için. Benim bir tavsiyem var; şimdilik yazmayım! Çok rahatlatıyor insanı. Ama yazılmıyor...Ey özgürlük!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA