Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Anıtkabir boykotu!

24 Nisan 2013 Çarşamba 08:01

Dün 23 Nisan'dı...

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı tarih...

Batılı sömürgecilerin işgal ettiği yurdumuzu kurtaracak yiğit Meclis'in açıldığı tarih.

Ve, tarihimizde bizi cumhuriyet denilen demokrasiye geçirecek adımın atıldığı tarih...

Aç açık, hastalıklarla boğuşan, savaşlarda kırılan, sürgünlerle katledilen perişan milleti ayağa kaldıran tarih...

Ama böyle bir günde bu devletin başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan  bulunması gereken yerde yoktu.

***

Her 23 Nisan'da olduğu gibi siyasi parti temsilcileri Anıtkabir'e gittiler.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, MHP Lideri Bahçeli oradaydılar.

Ama AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan yoktu...

Ve yine BDP  eşbaşkanlarından birisi de yoktu...

CHP ve MHP var...

AKP ve BDP yok...

ACABA?

Anıtkabir boykotunun sebebi nedir?

Orası bir puthane gibi mi görülmektedir?

Oraya gidenler puta mı tapmaktadırlar?

Yoksa bu TBMM'yi kuran kişi orada yattığı için mi sevimsizdir?

Acaba; bu Meclis; sonunda padişahlığı kaldırdığı için mi?

Bu Meclis, şeriat sistemini yıkıp yerine çağdaş hukuka dayanan modern bir toplum yarattığı için mi?

Kadın-erkek ayrımına son verdiği için mi?

Medreseler kapatılıp yerine akılcı eğitim veren çağdaş okullar kurulduğu için mi?

Milletimizi asalak gibi sömüren hoca, seyyit, molla, şeyh takımının rütbeleri sökülüp onlar sıradanlaştırıldığı için mi?

Yoksa Türk milletinin yeniden doğuş günü 23 Nisan; bütün dünya çocuklarına bayram yapıldığı için mi?

Devletin sembolü olan Anıtkabir'e gitmeyeceksin... 23 Nisan'ı heyecansız bir konuşma ile geçireceksin...

Sonra biz yazınca kötü adam olacağız?

KÖLE ÇOCUKLAR

Atatürk'ün büyüklüğüne bakın ki; dünyada o zamana kadar hiçbir liderin aklına gelmeyen bir iş yapıyor: 23 Nisan'ı çocuk bayramı yapıyor...

Sadece, "5 çocuk yapın!" demekle, doğumu teşvik etmekle kalmıyor; çocukları yüceltiyor.

Geldiğimiz noktada; 4-4-4 eğitim modeli ile çocuklarımıza insafsız bir darbe indiriliyor. Yoksulların çocukları, daha 10 yaşında iken okul dışına itiliyor. Varoşlarda ilkel iş yerlerinde çalışmaya zorlanıyor. Onlar; ucuz işgücü, yani modern köle haline getiriliyor.

Bu olumsuzluğu, bu hükümet; eğitimde özgürlük diye pazarlıyor... 1920'de kurulan devrimci Meclis; 93 sene sonra bunu kabul ediyor...

Hangi Meclis ileride?

2013 Meclis'i mi 1920 Meclis'i mi?

AFERİN BAKIRKÖY

Bu olumsuz gelişmelere karşın; güzel işler de yapılıyor.

Bakırköy'den öğrenci Ayşegül T., Atatürk'e yazdığı mektupta diyor ki: "Atam, Sana içine yurdumun kokusu sinmiş bir mektup yazıyorum."

Bakırköylü öğrenciler; atalarına yazdıkları mektubu Anıtkabir'e götürdüler...

Ne güzel mektuplar yazmışlar.

Bu işe öncülük eden Bakırköy Belediyesi'ni kutluyorum.

23 Nisan 1920 ruhu işte budur...

Çağdaş Türkiye'ye bu ruh sahip çıkacaktır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA