Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Arkadaş arıyorum

13 Ekim 2013 Pazar 12:52

 

Umut yüklü bir hayal geçer yeniliğin içinden. Bizler her yeniliği kolay kabul etmeyiz fakat meraklanırız; "yeniliğin acabaları"yla. Her ne kadar yeniliği anlamak ve öyle benimsemek en doğru yol da olsa, şartlar her zaman buna izin vermez. O yüzden, yeniliğin bizlere tanıtımına bir eğlence katılarak sunumlar yapılır. Söylemeye çalıştığım, ses ve sanat özürlü pop şarkıcılarımızın, albüm tanıtım komedileri değil. Orada, bana göre yeni olan bir şey yok zaten.


Yıllarca, Türkü'lerin içine elektro gitar koyarak veya sanat müziğine, trompet katarak, yeni diye sundular. O sıralarda, sağlar, solar yırtıldı. Öz müziğin biçimi bozuluyor diye. Ne oldu? İş döndü dolaştı başladığı yere vardı. Yenilikler yapılırken eğlenceyle sunumu içinse, en güzel örnek teknoloji.

Bilgisayarların, hayatımıza mucizeler getireceğini, ne kadar anlatsalar inandıramazlardı. O yüzden, "Comodore 64" le başladı bekli de çoğumuz için teknolojik devrim. En eğlenceli işleri onunla yaptık, oynadık güldük. Aslında telsizlerin bireysel olarak fingirdek amaçlarla kullanıldığı 80'ler varmış. Ancak ben onu çok yaşamadım. Zaten yaşamadan, anlayamam da. Telsizden, sevgili bulmak bir tuhaf geliyor. Sanki karşına casus veya narkotik şube elemanı gelecek gibi oluyor insan. Telsizle anonslar yapılırmış ve yepyeni bir iletişim yoluymuş. "Arkadaş arıyorum" deyip, papağan gibi tekrarlıyormuşsun.

***

Bu yenilik çok fazla kabul görememiş ama bir dönem yaşanmış böyle. Sonrası malum, ilk internet; 1993. Türkiye almış başını gitmiş. Telefonların cebe sığar hale gelmesi, mailler derken kapıp koy vermişiz.

Siyaset bile yenilemiş kendini. Aslında en zor olanı orası; ama olmuş. Nasıl olmuşsa demeyelim; emperyalizm kabuk değiştirmiş. Çok ayıp veya paranoyaklık olmasın, o da yenilemiş kendini. Önceden işine gelmeyeni, suikastlerle veya darbelerle al aşağı ederken, yenilikle beraber tarz değişmiş.

Ülkesine zarar veren veya çok büyük katkı sağlayanları o topraklardan uzaklaştırmak yerine ılımlı konuma getirmiş "ağalar". Halkların teknolojiyle, haber alıp vermesi, tüm savaşı ve barışı daha kısa sürede, başlar bitirir yapmış. Yapmış da demeyelim; yapıyor. Amerika bile, kongre üzerinde baskıyı artırmak ve kamu harcamalarını yükselmek için artık diğer ülke ekonomilerinden destek dolaylı destek istiyor.

***

Eskiden başta Ermeni ve İsrail lobiciliği halkla ilişkiler alanında akademik yayınlarda yer bulurken, şimdi Çin ve Hindistan'dan söz ediliyor. Rusya'nın bile lobi yapması söz konusu, ancak bunun kayıt dışı olmaması çok zor. Çünkü, her iki ülkenin de pazarlama iletişimin özü "ateşli ve ateşsiz savaş ve suikast malzemeleri". Böyle bir durumda, Ne kadar yakınlaşsalar da bir barış havasının esmesi tamamen işlerine gelmez. Ama arada, "Suriye bizi dinledi, aferin onlara, biz de savaş meraklısı değiliz" demek bile büyük bir yenilik. Asıl kalıcı olan bunun sadece ulusal ve uluslararası haber bültenlerinde "süs"ten konu yapılmaması. Eğer ulusal siyasetin ilgisi, uluslararası alanda da bir dijital pazarlama iletişimi şeklini alırsa, o zaman yenilik; savaş yerine barışa dönüşebilir.Şimdilik sadece bir umut ve onun hayali yaşananlar. Gerçeğe yakınlaşsa, iş bitecek.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA