Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Baransu gazeteci değil!

30 Temmuz 2015 Perşembe 14:45

Cuma günü Fethullahçı Samanyolu TV’nin haber kanalında yeni CHP’nin yeni milletvekillerinden Barış Yarkadaş vardı. Paralel Örgüt soruşturmasından tutuklanan polisleri ve hakimleri kurtarmak için hem kendisinin hem Mahmut Tanal’ın sulh ceza hakimliklerini kaldıracak yasa tasarılarını Meclis’e verdiklerini açıkladı.
Görüyorsunuz, Kılıçdaroğlu’nun has vekillerinin ilk işleri, Fethullahçı örgütü yargılamakta olan mahkemelere saldırmak oldu. Doğrudur, o hakimliklerde bir hukuksuzluk vardır ama ilk hedef o iş mi olmalıydı?
Ne acıdır ki Yeni CHP’deki bu Fethullahçılık sevdası, Türkiye’nin geleceğini büyük bir tehlikeye atmaktadır.

BENİ DE MAĞDUR ETTİ AMA...
Köşe yazarlığım boyunca, 20 yıldan fazladır Tayyip Erdoğan’ı eleştirdim; AKP’yi yerden yere vurdum. Bu yüzdendir ki Erdoğan’ın adamları çalıştığım gazeteyi ele geçirdiklerinde beni işten attılar, elimden ekmeğimi aldılar. Amma velakin: Tayyip Erdoğan ile Fethullahçı örgütü, karşılaştırdığımda Paralel Yapı denilen bu örgütün Türkiye için AKP’den çok daha tehlikeli olduğunu görüyorum.
AKP; ortadadır, görünürdür ve giderek erimektedir; bir gün bitecektir. Fethullahçılar ise bir ur gibi her gelen iktidara, her yükselen partiye yapışıyorlar; oralarda büyüyorlar ve Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar sızıyorlar. Şimdi de yeni CHP’den kan emerek yaşamaya çalışıyorlar.
Tayyip Erdoğan, bunlarla bozuştu ve savaşıyor ya... CHP’deki Fethullahçılar, Erdoğan’ın yarattığı nefret duygusunu kullanarak Paralel Örgüt’ü masum göstermeye, eski suçlarını da aklamaya uğraşıyorlar.
Halbuki bu örgütün istihbarat-polis-medya-savcı-hakim elemanları 2006’da Hrant Dink’in öldürtülmesiyle başlattıkları süreçte o kadar vahşice, o kadar zalimce saldırdılar ki hangi birisini anlatayım?

TEKNİK AMERİKAN KULAK F TİPİ
Bunlar, geçen hafta “Hükümeti Fethullahçılar değil Amerika dinlemiş!” diyerek savunmaya geçtiler. Lakin; ABD casuslarına, Türkiye’de gizli toplantıların yapıldığı yerleri bildiren de Fethullahçı polis ve istihbaratçılardır. Çünkü, Paralel Yapı da denilen bu örgüt, ABD’ye bağlı olarak oluşturulmuştur.
Fethullah Gülen; “Allah dünya denilen geminin dümenine Amerika’yı oturtmuştur” diyerek ABD’ye teslim olduğunu açıkça dile getirmiş; gerektiği yerlerde de İsrail çıkarlarına uygun biçimde tavır takınmıştır.
Fethullah Hoca, 1960’ların sonlarında daha yeni ortaya çıkar iken, Kapitalist-Sosyalist blok çatışmasında, çok açık olarak kapitalist emperyalist blokun yanında yer almıştır. Komünizmle Mücadele Derneği adı altında kurulan kontrgerilla örgütlerinin en ateşli yandaşlarından birisi odur.
Gülen 12 Eylül darbesini alkışlamakla kalmayıp Kenan Evren’i cennetlik ilan etmiş darbeciseverdir.
O, en başından beri Türkiye’deki laik topluma savaş açmış, Türkiye’nin Arabistan gibi gerici bir kitleden oluşan ABD dostu ülke haline getirilmesi için uğraşmıştır.
İşte bazı CHP’liler Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldıkları özel talimatla şimdi bunları aklamaya uğraşıyorlar.

MAĞDUR GÖSTERİLİYOR
Son günlerde kamuoyuna mağdur gazeteci gibi gösterilen Mehmet Baransu, Fethullahçı örgüt tarafından Taraf isimli gazeteye yerleştirilmiş birisidir. O, Amerikan ajanlarının oluşturduğu sahte Balyoz belgelerini Paralel Örgüt’ün elindeki Taraf gazetesine taşıyan bir elemandır. Baransu’nun ajanlardan aldığı Balyoz belgelerinin sahte olduğunu İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi ortaya çıkarmıştır. Suçlananların beraat ettirildiği 6 Mayıs 2015 tarihli gerekçeli kararda bu sahtekârlık şöyle anlatılmaktadır:
“Mahkumiyet hükmüne esas alınan dijital delillerdeki çok sayıdaki dosyanın oluşturulma ve değiştirilme tarihi üst verileri arasında çelişkiler bulunması, sahtecilik yapıldığı kesin olarak belirlenen 11 ve 17 nolu CD’ler dışındaki dijital delillerin de sahte olarak oluşturulduğu yönünde kuvvetli şüphe oluşmuştur.”
Görüyorsunuz, eline sahte deliller veriyorlar; o da bunu hem Fethullahçı yargıya hem de Taraf isimli casus gazetesine götürüyor.
Sadece Baransu değil bu komploda onu kullanan Ahmet Altan da mutlaka hesap vermelidir.
Bu ajan gazeteciler, bunlara sahte delil veren ajanlar, istihbaratçılar, polisler ve yine bu sahte belgeleri kullanarak yüzlerce insanın hayatıyla oynayan F tipi savcı ve hakimler hesap vermeden Türkiye nasıl olur da normalleşir?
Ey Yeni CeHePe’liler; Kuddusi Okkır’ın ruhu gece yarılarında kapınızı çaldığında nasıl nefes alacaksınız; nasıl?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA