Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Başbakan'ın Alevi sorunu

24 Haziran 2013 Pazartesi 00:18

Başbakan Erdoğan, Cuma günü Kayseri'de düzenlediği mitingde Alevilere de seslendi. Aleviler üzerinde tehlikeli bir oyun oynandığını söyledi. "Bu çirkin tahrikte Türkiye dışından bazı odaklar rol alıyorî dedi. CHP'yi de suçladı. Sonra da Aleviler'den bazı isteklerini dile getirdi: ìBu oyunlara, bu tuzaklara, bu tahriklere karşı lütfen dikkatli olun. Huzurumuzu, huzurunuzu, istikrarı, güven ortamını bozacak, kardeşliğimizi zedeleyecek girişimlere karşı lütfen uyanık olun. (...) Bu ülkeye yeni acılar yaşatmak isteyenlerin tahriklerine, oyunlarına lütfen gelmeyin."


HEP SUÇLAMA

Sayın Başbakan kusura bakmasın ama ne yazık ki Aleviler'i potansiyel tehlike olarak gören eski derin devlet anlayışını devam ettiriyor.

Daha 1989'da "Alevilik Bildirgesi"ni hazırlayarak bu toplumun temel sorunlarını, isteklerini dile getiren bir aydın olarak çok emin olarak şunu söylüyorum: Bu ülkedeki Aleviler; asla bir dış tahrikin aleti olmadılar. Onlar; Türkiye Cumhuriyeti'ne, bu cumhuriyetin temel değerlerine en bağlı topluluk olarak kaldılar. Cumhuriyet döneminde kendilerine onca saldırı yapıldığı halde hiç kimseye; hiçbir yere saldırmadılar.  Mağdur edildiler ama asla zalimlik yapmadılar.

Aleviler'in devletle mücadele ettiğini gösteren hiçbir olay, belge, bilgi yoktur.

Tam aksine; yandaş medyada yakın zamana kadar Aleviler, devletçi olmakla suçlandılar.

Öyleyse Sayın Başbakan neden Alevileri suçlayıcı bir üslupla Sünni kamuoyuna mesajlar yolluyor?

***

Gezi Parkı protestolarını halkın gözünde kötülemek için Sayın Başbakan Kayseri'de  bu işleri sanki Aleviler yapıyormuş havasını verdi. Halbuki Türkiye'deki Alevi nüfusu, yüzde 15-20 arasındadır. Geriye kalan yüzde 80'li ana kitle Sünnidir. Neden Sünniler üzerinde dış tahrikten hiç söz etmiyor da Alevileri böyle oyunlara kapılacak kadar bilinçsiz ve vatana bağları zayıf göstermeye kalkışıyor?

Hatırlayalım: İnsanları diri diri betona gömen Hizbullahçılar; sünni mezhebindendiler. Şimdi onlara bakarak bütün Sünnileri böyle göstermek vicdanların alacağı bir iş olabilir mi?

Batılılar, İslamcı terörden söz edince haklı olarak kızan Başbakan'ımız; aynı toptancı bakış açısıyla Alevilere bakarsa kendi kendisini çürütmüş olmaz mı?

YATARKEN BİR DÜŞÜNÜN

Sayın Başbakan; biliyorum çok sıkı çalışıyorsunuz; zamanınız hiç yok. Ama gece başınızı yastığa koyduğunuzda lütfen şöyle bir düşünün:

Seçimler sürecinde ve Suriye olaylarını da kullanarak Alevileri kızdıran sözlerinizi bir kenara bırakalım:

Peki 3. köprüye Yavuz Sultan Selim adını vermenize ne demeli?

Bu tavır; Alevilerin 500 senelik acılarını kaşıma değil de nedir?

Bir de şöyle diyorsunuz: "Birbirimize daha çok danışacağız. Sorunları birlikte aşacağız."

Eyvallah!

Alevilerin kimseyle düşmanlığı yoktur.

O zaman siz de bir iyi niyet gösterin: 3. köprüye verdiğiniz ismi değiştirin. Böylece sizin de bizim de oynayabileceğimiz bir alan açılsın.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA