Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Batı taklitçisi

06 Ekim 2013 Pazar 11:19

İlericiliği tartışmalı olanların, çağdaşlık üzerine söylediği sözler, yaşadıkları dönemde kolay kabul görmüyor. Necmettin Hoca’nın en sevdiğim sözlerinden bir tanesiydi, “Batı Taklitçi”si. “O” anlamda kullandı veya “bu”nu kastetti gibi, sataşmalar olabilir. Konu sapıtmalarını saymazsak, çok takdir edilmiş bir yaklaşım da olmadı bu deyiş. Oysa çok kısa ve anlamlıdır Batı Taklitçiliği.
Eğer, Avrupa ve yakın ilişkili demokrasiyi, benimsemeyim, “meraklısı gibi yapayım”, dersen taklitçi olursun. Atatürk, yüzümüzü Batı’ya çevirdi, biz başka taraf döndük. “Dönmedik de döndürüldük”. Yok aslında “işin başında Rusya’ya dönseydik”. Aman olmaz “komünizm geliyor”. İrtica gelir. Zaten geldi. Yok gelmedi de “şimdi yeni gidiyor”. Bunların hepsi veya benzerleri başka ülkelerde de tartışılıyor olabilir. Fakat, onlar henüz medyada bunları tartışalım da cılkını çıkaralım kafasında değiller. Onu bari taklit etsek. Ayrıca, “yanlış adam doğruyu söyledi veya yaptı diye de bir zavallılıkları yok. Yaşamın içinde çok fazla bir özgürlük kısıtlaması yok belki oralarda. Fakat taklit etme de yok gelişmiş ülkelerde. Net durumlar var. Sokağın yasası,  aile düzenlemesi, çevre, gösteri hakları, her biri kendi içinde özgür. Ve bir terbiye var. Turist olarak değil ama azcık beraber yaşayınca anlıyor insan. Faşistin önde gideni Kenan Paşam bile, partilerin lider seçimini demokratikleşme adına yapmış cakaları satmıştır yıllarca. Caka dediğim, yalandan söylemleridir.
Batı Taklitçiliği en yaman hastalıktır bu coğrafyada. Coğrafya dediğim Orta Doğu. Edebiyatın, çağları evrimleştiren medeniyetin merkezi yani.
Bir türlü iki yakası bir araya gelemeyen Ortadoğu. Sanatı, parası aklı, doğal kaynakları olan ve burnu ota yaslanan bizler.
Festivaller yapılıyor, müzik grupları geliyor gidiyor. Aynı Batı’daki gibi. Aynı dediğim, “bilet fiyatları” başta olmak üzere aynı. Fark açısından bizim konserlerde çok fark var elbette. Farklar arasında içki satışı olmaması da değil sorun. Zaten konser saatine kadar uçuşa hazır hale geliyor kitle. Taklit; Doğulu; dahası Ortadoğu’lu çocukların, senin veya benim kopyalama yapmamız.  Görünüm olarak aynı, ama kültürel olarak faklıyız. Aynı müziği aynı fiyata ama daha ukala tavırlı adam ve kadınlardan dinliyoruz buralarda. Çünkü, en kepaze şarkılarını bile, onların anlamadığı kadar coşkulu dinleyip alkışlayınca, sanatçı da şaşırıyor. Çok kısa sürede anlıyor. Bir şeyler sahte bu ülkede. Bu sahteliğin önüne geçip, birbirimize güven vereceğimize, yerden yere vuruyoruz kendi özümüzü. Yapılan güzellikleri çamura sarıp, kafayı Batı’ya çevirmeyle adam olunmuyor. Olsak biz olurduk. Dünya markalarını, çatır çatır taklit ediyoruz ve bunda dehşet başarılıyız. Şaka yapmıyorum. Çevrenizdeki kızlara sorun, çantaların hangi pazardan alındığını söylerler. Yok söylemiyorlarsa, çantanın markasını internete yazın. Gör, fiyatı. O zaman fiziksel taklitteki başarıyı ben de daha net anlatmış olurum. Beyin olarak da çok bir eksiğimiz yok. Eğer beslenme olanaklarını sebze ve meyveye odaklarsak, aklımız da gelişmiş. Sorun, Batı’ya neremizi çevirdiğimiz değil. Sırtımız, yüzümüz hiç fark etmez. Dönüşler net olsa, çok daha hızlı kalkınacağız. Oynaşmadan kıpraşmadan ve kendi kendimize kandırıkçılık yapmadan taklitsizce.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA