Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Bayrağı kap gel

18 Eylül 2015 Cuma 09:26

Bayrağımı zaten var. Fakat sizin gibi fırsatçılar için asla sokaklara çıkmam. 

“Bayrağı kap ülkene sahip çık”. Neydi bu?
Sonuçta Rusya, Hindistan, Colerado, Minsk’ten de gelebilirlerdi.
Bütün dünyada haber de oldu. Olur elbette, kimse vatandaşı ölüyor ve bunu önleyemiyor diye, ülkenin başkentine halkı çağırmaz.
Ancak yağmur yağmadı diye devletin memuru duaya çıkarsa, normaldir. İş adamı da sünepeliğini örtmek için; hukuk çiğnenirken susar korkar. Sonra da böyle müsamere yapar. Bayrakla ilgili bir sorun yok, tam tersi hepimizin aşkıdır da bayrak. Çok da güzel bir rengi ve şekli var. Allah olmayana da versin( Ben den uzak yerlerde inşallah)
Haber olsa ne olacak? Ölüyoruz be! Bunlar korkak sermayenin, keni başlarına gık diyemediği için, halkla yapabilecekleri en zararsız gösterilerdir. Oyun gibi; komik. Kocaman egemen güçler. Her gün yapsan da boş bu sokak gösterileri.
Vatandaşını koruyamadığın için hergün, insanlar ölüyor. Bugüne lanetler yağdırmaksa, ayrı bir horultu. Geç sen şimdiyi. Sordun mu acaba; bir gün?
Bu açılım ne? Soramazsın, çünkü maliyeciler basar, küt diye.
Korku bu. Ölümleri acıları şehitlikle başka bir duyguya çevirip işin içinden sıyrılacaklar. 2015 için değil 1990’lardan beri aynı. Ben şehit olmak istemiyorum demek, suç bile olabilir. Ayıp olmasın bari. Günahsa da karışmayın artık. Yeter.
Özal Efendi’nin 3-5 çapulcu; dediği terördür bu. Barzani Beyefendi’ye Türk Pasaport’u armağan eden de aynı, yüce insan Sayın Özaldır
.
Tansu Hanım da çok cabbar çıkmıştı. Yeri göğü, bombaladı. Kandil’de Cudi’de sinek bile kalmadı. Kahraman Mehmet Ağar içerden, çok çabaladı. Şimdi de diğer kahramanlar var. Yarın da olacak. Bizde ancak yazabileceğiz. Ya da palavradan ben de şehit olmak istiyorum diyeceğiz. Malibumuzu süt bulamacına sararken. Ben şehit olmak istemiyorum

Yine bu bayrağa saygılı ve sevgili insanlar öldü. Yine şehit oldular. Öyle de bir oyun ki; şehit oldu denildiğinde, sanki hepimiz, genç yaşta ölenlerin bir terfi ettiği düşünce ve duygusunda olmak zorundayız.

Mecburbuyum ben; beceriksizlik sebebiyle, ölenler için, 30 yıldır emperyalizme olan kızgınlığımı silmeye. Bir kişi veya kurum değildir bunun suçlusu. Kaderse asla olamaz. Tanrı böyle bir acıyı geride kalanlara yaşatıp; 1 kişiyi cennete alıyor diye; duymaktan bıktık.

Biri çıkmış, sevin diyor ailesine, ölen yiğit için; utanmadab. Şehit oldu derken diğeri de ayrı bir kafada; peygambere komşu olmuş diye hem ağlıyor hem teselli arıyor. Saf, tertemiz bir kadın.
İş adamları ise; yıllardır aynı korkak ve pozcu bir vatenseverlik peşinde;
Sıkıştılar yine garibanları hatırlıyorlar. Yıllardır, Nakkaştepe dahil; her yerde kocaman bayraklar var. Bölünmeci yengeçlerde büyüyor, içerde. İş adamları, medya patrınları, çıt dememiş. Şimdi ise; kap gel bayrağı. Yeter artık.
Azcık, askere orduya, genç ve işsizlere, hukuka destek verin.
Boşverin ekonomik öngörülerle yalakalığı.
Dolar patlamış, kıvranıyor çoğu borç içinde, ama zaten biriktirmiş şimdiye kadar; o nedenle susuyor.

İşsizlik için üzülecek bir holding sahibi bile görmedim, yangınına devleti çağıran. Zaten çok samimi arkadaşım da yok. Görememem normal. O zaman şöyle söyleyim. İş adamı işsizliğe neden üzülecek?

Çoğu için işsizlik; ucuz işgücü, aynen de öyle. Ne desteği vermişler bugüne kadar? Hani. Medya yalancı, geri zekalı dolarken, kim onları işe almış. Türkçe bile konuşamayan adam, tartışma yönetiyor. Konu da hep aynı, nerden dönelim; haydi buraları bölelim. Kap bayrağı gel. Nedir bu be?

Hangimiz, büyük holdinglere işe girerken araya birini sokmadan girdik.
Çok azımız. Zaten medyaya bakın. Bir tanesi ilan veriyor mu? Eleman alınacaktır diye. Bayrağı kap gel. Geleyim de nereye?
Bayrak kapmayla bir şey olmaz. Köşe kapmacayı bırakında, azcık “huh” deyin. Ses çıkarın, “Hu” çekene saygı gösteren hukuk ve adalet; huh çekeni içeri atıp, hadi şimdi çık demekle, ülke falan korunmaz.
Kaç Zekeriya kaç. Ali topu Tut. Muammer sen de yat. Haydi Memet Bayrağı Kap.
Terör örgütü severleri, ekranardan indirmeyen, kanalların, “bize laga luga yapıyorlar” diye ağlaması kadar samimiyetsizdir, böyle protestolar.
Sömürge bir ülke olduğun zaman, bunu itiraf edemezsin, ya kurtulursun ya da sürünürsün.
Osmanlı amcalar, nasıl bir imparatorluk sevdası içindeyse, kap bayrağı sokağa. Ya Allah aşkına bırakın benim nereye gideceğimi neyi kapacağımı. Madem böyle büyük, erişilmez vizyonlarınız var. Şehir meydanlarında bayrak sallayalım; eyvallah. Fakat, sorun dağlarda, şehirler sonradan böyle oldu. Henüz, dağ şehire kavuşamadı. Siz oraya bakın.
Bizim kendi aramızda, çok sorunumuz yok. Bir para çok yok; bir de iş.
Yani, insanı işten atmaya kafa yoracağınıza, işe almaya kafa yorun.
Ben bayrağımı kapmışım, sen küpten haber ver. Boş ver böyle dağa taşa uzaktan sallamayı.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA