Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Bayrağı kim indirdi?

10 Haziran 2014 Salı 22:56

Gördünüz, biliyorsunuz: Bir terörist, Diyarbakır’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı yönetim binasının bahçesine giriyor. Gönderdeki bayrağı kesip yere atıyor.  Bahçedeki askerler, subaylar seyrediyor.

Şu işe bakın ki bayrak yere düşmüyor; uçuyor; göstericilerin üzerine iniyor.

Hükümet üyeleri ve Başbakan Erdoğan susuyor. Ne zaman ki CHP Lideri Kılıçdaroğlu bu rezaleti eleştiriyor; o zaman iktidar kanadı da konuşmaya başlıyor.

Dünden beri bayrağı kimin indirdiği tartışılıyor.

Cevap, çok çeşitli…

Öyle şey olur mu demeyin… Her kesim, kendi konumuna göre bir eylemci yaratıyor…

BDP’lilere göre bu kişi bir kışkırtıcı… Ama oradaki herkes BDP’li; daha doğrusu PKK’lı… Bunlar; Güneydoğu ele geçirmiş durumdalar… Gerçek bu…

AKP ve hükümet kanadına göre eylemi yapanlar, kışkırtıcılar… Böyle olunca BDP ile AKP arasında eylemci konusunda görüş birliği ortaya çıkıyor.

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise, o bayrağı indiren eylemcinin aslında Başbakan Erdoğan olduğunu söyledi. Ona göre; o eylemcinin saldırısını yapması için gerekli şartları bu iktidar hazırladı. Eylemci de bundan faydalandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu görüşte… Ama o biraz daha öfkeli… Sadece hükümeti değil, o bayrağı koruyamayan askerleri de ağır biçimde suçladı. Genelkurmay Başkanı’nı da eğer onuru var ise istifaya davet etti.

GERÇEK BAŞKA YERDE

Aslında gerçek biraz daha değişik.

2000’lerin başında iyice kıstırılan ve psikolojik olarak bozguna uğratılan PKK terör örgütü; bugün Türkiye Cumhuriyeti ile pazarlık edecek hale gelmiştir. İmralı’da her türlü imkân sağlanan Öcalan; buradan yönettiği örgütü devletin muhatabı ve dengi haline getirmiştir. Bu, cumhuriyet tarihinde ve eski dönemlerde de görülmemiş bir durumdur. Dünya tarihinde de bir eşi yoktur.

Peki nasıl oldu bu iş?

AKP’nin Türkiye’yi yönetmeye başlaması ve Tayyip Erdoğan’ın Kürt gerçekliğini Kürtçü bir anlayışla problem gibi göstermesiyle tarihte bir dönüm başlamıştır. 2005’te açığa vurulan bu politika sonucunda bugün Çözüm Süreci denilen bir sürece girilmiştir.

Görüyorsunuz PKK elebaşısı Öcalan yaptığı açıklamada, “iki taraf” diyerek bir tarafta kendisini ve PKK’yı, karşıda da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni görmektedir. Onun açıklamalarından çıkan netice gayet açıktır: Kendisi ve PKK ayrı bir oluşumdur ve Türkiye Cumhuriyeti’ne denktir ve onunla eşittir.

Bunu söyleyecek noktaya gelmiş bulunan Öcalan; artık ayrı bir devletin (Kürdistan) başkanı gibi davranmaktadır.

Bu sürece Türkiye’yi getiren kişi de Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendisidir.

Öyleyse; teröristin o bayrağı indirmesinin gerçek faili, bizim Başbakan’dır.

Lakin asıl sorumlu başkadır.

Tayyip Erdoğan; Türkiye’yi “Yeni Türkiye” adı altında bölünmüş ve PKK’ye teslim olmuş Türkiye haline getirirken gücü nereden aldı?

Sandıktan…

Yani onu seçerek başbakan koltuğuna oturtan millet; oradaki bayrağı kesen ve yere atan gerçek eylemcidir.

Kimse kusura bakmasın ama şu AKP’ye 30 Mart’ta oy vermiş yüzde 45 var ya, yüzde 45…

İşte Türk bayrağını gönderden indiren, yerde çiğneyen eylemci o yüzde 45’tir.

Onlar bu başbakana bu kadar destek vermeseler; acaba Tayyip Bey Abdullah Öcalan ve PKK’ya bu kadar yüz verebilir miydi?

Ey yüzde 45, suçlu sensin, ayağa kalk…

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA