Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Bereketi kaçmasın

12 Ağustos 2013 Pazartesi 00:01

Toplumlar daha çok tüketiyor diye, oturduğum yerden atıp tutacak değilim. Dilediği kadar artsın. Sonuçta iradesizsen, her konuda iradesizsindir. Sevgili, yemek, eş, çocuk, para, olabildiğince bol olabilir.Çok sevgilin olursa, parasal, fiziksel veya duygusal bir sınırı var.


Durursun elbette. Yemek için de durum aynı. Yer, yer sonunda eğer ölmezsen, tombalaklaşır, şişersin uçan balon olamayacağına göre, duracaksın. Allah gecinden versin. Sen durmazsan kalbin durur o zaman. Eşi geçelim, bu çok bildiğim bir konu değil. Çocuk konusunda da abartılabilir. Sonuçta, üretim bir noktada durur. Yani, tam bir mallık durumu yoksa, son durak kara toprak demeden, filmi sonlandırabilirsin. Gazetecilik için durum çok daha farklıdır. Toplumlarda kişi sayısı çoğaldıkça, gazetelere olan talep her zaman artmaz. Normal olarak, hedef kitle; eğer sapık falan değilse; bir insan için veya birden fazla kişi için bir tane gazete alır. Genelde, birden fazla insan da o gazeteyi okur. Bu yüzden, tüketim çılgınlığı bizleri bir yerden sonra etkilemez. Eski tüfek sosyalist veya marjinalist bir eğilim yoksa, gazete hava atma aracı olarak çok sık kullanılmaz. Gazeteciliğin kendisi, havalı bile olsa, o havayı yansıtacak malzeme, ulu orta çıkarılıp gösterilmez. Gazetecilikte, hava atmak için; ya tanınman;  ya da tanıştırılman gerekir. Yoksa, gösteriş yaparsın; ama havaya civaya yaparsın.

***

Gazeteciliği diğer mesleklerden ayıran bir başka özellik de şudur. Parayı; koyacak yer bulamayacak kadar kazanmış bile olsan, yazmayı bilmiyorsan; yazamazsın. Bir çok yazar veya gazeteci, gün geçtikçe tüketim toplumu oluyoruz gibi saçma bir  söylemi, sadece söylemezler; aynı zamanda öyle de hissederler. Çünkü, aşırı tüketen toplum, kitabı gazeteyi dergiyi, çok fazla tüketmez.

Okuma ve bilgilenme eğiliminin bu kadar düşük olduğu görünen ve iyi bilinen ülkemizde, gazeteye olan talepten çok gazeteciliğe ve medyacılığa ilgi büyümektedir. Gazetelerin ana kaynağı, trajlar olsa, iş kolay; yazarım açık açık.

Gazeteye olan talepsizlik; nasıl oluyor da gazetecik işine yatırım yapmaya gelince değişiyor. Okunmasa da izlenmese de her gün yeni bir medya kuruluşu daha sektöre giriyor veya çıkıyor. Sebebi,  medyanın "okur dışında" herkesin, fikri ve ilgisinin yansıtılabileceği bir araç olması.

Çok büyük paralar kazanılamasa da; gazeteci olmak isteyenlere bakarsak, bu aşırı tüketim toplumu denen grubun; izdüşümüne rastlamış olabiliriz. Fakat, işin nasıl yapılacağı konusu biraz karmaşık.

***

Kimse, doğru dürüst ne yapacağını bilemiyor. En toplumsal yazıya olan ilgi en civelek konuyla kıyaslanınca, yine akla okuyucular geliyor. Nerede o tüketim çılgınları; bilemiyoruz. Her yönden gazeteye ve medyaya ilgi yüksek, tek eksik olansa; okuyucu sayısı ve eğilimi. Onu artırabilsek; veya patlatabilsek; ben şahsen tüketim toplumu olmaktan çok şikayetçi olmam ozaman. Ayrıca, şimdi de bir rahatsızlığım yok. Bence aynı şehirde, iki ayrı futbol kulübün tarftarlarının, aynı maçı; canlı izleyememeleri daha rahatsız bir durum.

Tüketimin, bel kemiği olan futbol; aya gidip gelirken. Biz hâlâ "aman tüketmeyelim veya  az az tüketelim bereketi kaçmasın" kafasına geçmeyelim. Kendi elimizle  işi çıkmaza sardıracağız. Bırakalım, deli gibi tüketilsin. Sonuçta, para bir yerde bitince, anlarız ne olduğunu!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA