Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Besleme birader

03 Ocak 2014 Cuma 13:38

O kadar çok şey söylenince kafalar karışıyor. Oysa, yapılan açıklamaların hepsi, konuya bir "açıklık getireyim" diye başlıyor. Fakat olanlar, pek kolay anlaşılamıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıínın açıklamaları ise; "tam ne demek" ben hiç anlayamadım. Söze, yargının bağımsız olduğuyla ilgili başlanıyor. Devamında, ìister o taraftan; ister bu taraftan hiç farketmez" dedi. Hadi gelde anla. Ne fark etmez? O taraf kim? Bu taraf kim? Bilen yok. Belge yok. Kayıt yok. Tarafların net adı da yok. Şimdi bazıları bana ìanlayamadıysan aklını kontrol etî diyebilir. Anladım desem ne olacak? Belgem yok. Tüm suçlu Pentagon desem, mantıklı olabilir mi? Olmaz. Obamaíya gıcığım olsa ne yazar.

***
Biz vatandaş olarak, bin kere yaşamışızdır. Adalette eşitlik falan yok. O yüzden, başımız bir kargaşaya girince, kimin arkası sağlamsa, diğerinin kenara çekileceğini biliriz. Bunu biliriz ama sesimiz çıkmaz. Çıkınca da azarı yeriz. Bu azarı, sokakta işte, karakolda değil adliyede de yeriz. Yemişizdir. Doğar, büyür, ölene kadar bu süreçlerde yaşar gideriz. Hep aynı şeyleri duyarız. "Yasalar önünde herkes eşittir" Eyvallah. Öyle olsun. Olmaz ama.
***
Bu son olaylarda değil; hepsinde öyle olmuştur. Bir odağa, bir kaynağa bir egemen güç yanına sokulmazsan, yalnız kalır nasihat alırsın, bir de sonunda damga yersin. Örneğin, ben 2003 yılından beri Cem Uzaníın yakın akrabasıyım. 2011 yılından beri de Başbakanın yakınıyım. TMSF, Star Tví ye el koyduğunda, hangi palavracı böyle bir dedikodu çıkardıysa bilemem ama ilk işten çıkarılanlardan olma ünvanını kazandım. Cem Bey para; bense hava aldım. Adamı ne 20 metre yakından gördüm ne tanıştım, fakat akraba olduk.
***
O gelir dağılımının üst kısmına bense, alt tarafa denk geldiğim için, birbirimizden habersiziz. Artık onca yıl geçti, bunun sıkıntısını atlattım. Başbakanın yakını olmamsa, yaptığım bir haberdele, soruna çözüm gelmesiyle oldu. Yazdığın bir aksaklığın düzeltilmesinin, sebebini Başbakaníın yakını olmama bağlayan Antalya sakinleri sağolsun. O da üzerimde kaldı.
Başbakanı ise 2000 metreden bile görmedim. Bildiğim kadarıyla o da beni tanımaz. Fakat, böyle önemli kişilerin tanıdığı olmam dedikodularının kişisel bir faydasını da göremedim. En çok da Cem Bey'in yakını yalanı üzerime yapıştı. Star Tv aleyhine topluca işe iade amaçlı bir dava açtık. Çok geri dönmek istediğimden de açmadım aslında davayı.
***
Tüm arkadaşlar açınca, saçma oldu ama; hani ayıp olmasın diye açtık desem doğrudur. Fakat orada anladım adaletin önünde eşitliği. Davanın daha başında ilk fırçayı karşı tarafın avukatından yedim. ìKardeşim atılmışsın işten vır vır konuşuyorsun diye adam resmen hırladıî bana. Arkasından da ekledi, ìburası mahkeme, öyle akraba, dayı, torpil çalışmaz buradaî. Salonda iyice aptallaştım.Yine Cem Uzaníın akrabalığım konusu geldi karşıma. Hakime, bu avukat bana hakaret ediyor falan diyorum ama; kime diyorum. ìSus, zaten dosyada tamamlanmayan noktalar varî diyerek; kuyruğu elime verip yolladılar dışarı. Dava bir yıl kadar sürdü. Ben  Cem Uzaníın besleme biraderi olarak kaldım. Sonunda, şunu anladım. Adalet hiç eşit falan işlemiyor. Yani o zamanlar öyleydi diyeyim de  yine ayağımın altına karpuz kabuğu girmesin. Simitçi de biliyor; baloncu da olup biteni. Ne desek boş.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA