Burcu Özenç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Burcu Özenç / Yazar

BİR ENERJİ HİKÂYESİYDİ BİZİMKİSİ

03 Ekim 2016 Pazartesi 00:08

Bir enerji hikâyesiydi bizimkisi; “eğlenceli, güçlü ve naif”! (Öncelikle şu konuyu aydınlatalım; “her eğlence mutlu etmez ve her mutlu eğlenceli değildir”.)

Enerjiyle ilk karşılaştığım zamanlarda eğlence dolu derin mutsuzluk krizlerindeydik; “ben ve beraber çok eğlendiğim bir arkadaşım”. İnsan derdini paylaşırken ancak bu kadar eğlenir. Her gece sabaha kadar oturup kahvenin her çeşidini içer, güle oynaya dertleşirdik. Günler aylara bağlandı. Yüklenen kafeinlerin ardından, uyku hapı içip 3 gün uyuyamayacak hale geldik. Baktık ki bu dertlerin bir sonu gelmiyor. Hep sondan yenileri ekleniyor. Bu duruma bir dur demek için, çözüm aramaya koyulduk.

Önce, çoookkkk çaba sarf edip, arama motorlarına sorduk. Okuduğumuz her bilgi, bize o parlak çözümmüş hissini verdiğinden, almadığımız obje, gitmediğimiz aktar, yakmadığımız mum kalmadı. Gündüz denizden temiz enerji alıp, gece kirlettiğimiz enerjileri denize bırakan da, evet bizdik. Kendimizi arındıralım derken, çevre kirliğine dönüştük. Üzerimizde ki kötü enerjileri çektiği söylenen her taşı, her objeyi üzerimize asıp, gökkuşağı gibi giyinmekten boncukçu baba türbesine dönmüştük. Bütün sitelerin dediklerini yapmaktan, üçüncü gözlerimize de kahvenin yanında ne alırsınız diye sorar hale gelmiştik.

Hele ki hiç unutmam (her aklıma geldiğinde başımdan aşağı beş kova kaynar su dökülür); “Suda bekletilen yosunu içmenin başınıza talih kuşu konduracağı bilgisi”. Biz, bu bilgiye erişmiştik maalesef. Çok derin ve güvenilir bir kaynaktı. Bunu mutlaka denemeliydik. Fakat kendi midemiz almadığından, bir yakınımız üzerinde denemeye karar verdik. Niyetimiz gayet iyiydi aslında. Ben yosunlu su şişesini de yanıma alıp Bakırköy’ de bir kafe de o yakınımızla buluştum. Planımız şuydu; “avımızın kahvesine sinsice yaklaşıp, o sudan kahveye dökmek. Sonra da kişiyi yakın takibe alıp, hayatındaki değişiklikleri izlemek”. Kahvelerimiz geldi ve arkadaşımız o talih kuşunu beklermiş gibi lavaboya kalktı. Bende hemen çantadan suyu çıkartıp kahveye tam dökecekken, bir ses çınladı kulaklarımda; “Sen napıyorsun öyle”. Ve elimden şişeyi kaptı. Bütün suçlunun (içine mi doğdu, artık kadir gecesi mi doğdu anlayamadım)geri döndüğü için o olmasına rağmen, benim için sahne orada bitmişti. Ama o “temiz yürek”, ısrarla itiraf bekleyince, bende tabi kıvırmaya çok çalıştım. Kahvenin içine neden döktüğümü açıklamasa da “Aaaa, bu suyu buradan getirdiler ” diye çemkirdim. Garson da gelip; “hayır abla bu bilmem ne suyu biz burada bunu satmıyoruz” diye üzerime “ne yaptığını biliyorum” imalı gözleriyle çökünce kalkıp gitmedim tabi. Gidermiyim hiç, gururum ve temizlemeye çalıştığım çakralarım zan altında kalmışken, asla. “Yoldan almıştım yaaaa,  kesin bakkaldaki sular bozuktu, nerden dolduruyorlar bunları dava açacağım” gibi çirkefliklerle iyice bir dibe battım. Midem kalktı hadi kalk gidelim atarıyla hesabı istedim. Tabi; tıka basa dolu tüm kafeye, ne halt ettiğini biliyorum bakışlı garsona ve ondan sonra bir daha haber alamadığımız arkadaşıma unutulmayacak bir talih kuşu draması yaşattım.

O gece karar verdik ki; biz çok başarılı, yetenekli ve aklı başında olgun insanlarız. Bizden normalde kaçmazdı da, her bilgi bize çözüm değil. Yoksa yoğunlaşmak için, mum ışığına 6 saat gözlerini ayırmadan bakmanın bir anormalliği yokJ Sonra, zehirlenmemek ve çevreye daha fazla zarar vermemek adına, her işte olduğu gibi bu işinde uzmanından yardım almaya karar verdik. Ve çözümün eş anlamlısı, tanıdığınız andan itibaren enerjinizi değiştiren Bio Enerji Uzmanı Mehmet KÖKSUR ile tanıştık. Gerisi uzman ellerinde sağlıkla gelişti. Bizim de “mutlu ve eğlenceli” anılarımız birikir oldu.

Yani ne yapıyormuşuz; her işi tek başımıza çözemiyormuşuz. Bazen işi uzmanına bırakıyormuşuz ki, anılar hem eğlenceli hem de mutlu olsun.

Sevgiyle kalın.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA