Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Bir kaç gün utanın da susun

04 Kasım 2015 Çarşamba 12:53

Bitmek bilmez bir, çözüm arayışları; bizim halkı neden öyle yaptı da böyle yapmadı?

146 günde 5 milyon kişi nasıl görüş değiştirmiş? Kısacası, neden AKP’ye oy verdi de; diğerlerinden vazgeçti. Bunu söyle de kurtul, sürünme bari.
Dünyada böyle davranışlar olmamış; olsa ne olurmuş. Halk şu mesajı vermiş. Yok onu değil, bunu demek istemiş.
Bu da yetmiyormuş gibi bir de hakaret eden şapşallar var. Halk salak diyorlar. Böyle hakaret etmenin yolunu açan kim? Yazar ve sosyalist bir yazar.
Adam, ölçüm de vermiş; salak olanlar % 60.
Ben de desem ki; halka salak diyen aslı salaktır.
Bir başkası da dese ki; halka salak diyene, salak diyen asıl salağın babasıdır. O zaman  baba salak kim olacak? En son salak diyen. Yani en büyük salak ben olacağım.
Bir salaklık vardır belki de. Ama aynı yerde bir akıl da var.
Sabah gözünü; Tayyip Erdoğan diye açan; akşam yatarken, Cumhurbakanı diyen, parti başkanları, her seçimden sonra, aynı namelerle, dolaşıyorlar.
Aslında halk, şu yüzden böyle yaptı; biz şunu eksik yaptık. İrtica geliyordu, Cumhuriyet gümledi. Başkanlık bizi böler, yok bölmez. Hukuk bitti. Film yeni başladı. Bu günah çıkartma seremonisinden, her 1 ay önce de aynı masallar: Halk sandıkta gereken cevabı verecek. Ve benim şu yazdıklarımı, seçimden önce yazarsak o da yanlış oluyor.
Hemen hazır bu kardeşler: “Yandaş veya yalaka” demeye pusu yapmışlar.
Oysa kendileri, Cumhurbaşkanı muhtarlarla görüşüyor diye, her gün maytap geçmeyi biliyordu. Seçimlerden sonra, aynı kafalar, anladı ki; o toplantı, nasılsın iyi misin toplantısı değil. Küçük yerlerdeki oy ricası. Cumhurbaşkanı doğru yapmış veya yanlış yapmış. Allah aşkına, onu ben söylemeyim. Ayrıca, gerçekten de bana ne? Benimle görüşecek değil sanırım.
Azcık utanma duygusu varsa, seçilmiş muhalefet millet vekilleri söylesin. Bahçeli hariç herkes söylesin, eyvallah. Ama o artık, sussun. Saçmalamayı da bıraktı, tozuttu. Göz gözü görmez etti, Türk milliyetçiliğini eriten adam sussun. Sıkılmaz, bir adam. 2000’li yılllara 2000 yılda gelemeyen, sussun. Baston, sussun. Aynı şeyleri, boş boş ifadelerle, yutturmaya çalışmaktan utanmayan bir, memur varsa sussun Aferin, diyelim ve sussun. Ülkücü o ise; biz hiç ülkücü görmedik. Yazık yazık! Sus ve git nereye gidersen ama lütfen git.
Halk analistliği öyle; ricayla olmaz. Şaklabanlık istemez,  gerek yoktur.
CNNtürk adlı, sahnede gösteri yapanları dinlersen, her şeyin bir açıklaması var. Fakat konutan çapraşık.Şirin Payzın gerçeği ise asla açıklanamaz. Bilimler üstü bir zeka.
Penguen yayınını gösterime sokan, belirsiz. Hem CNN hem türk. Herşey kendi yörüngesinde ama belirsiz. Sanki  trafoya giren kedi ve yavruları tek bir yalan.
Halkın bir tek sorununa dokunmayan Aydın Doğan şirketleri, hala anlama çalışmalarında, kedi bizim trafoya uğrayacak  mı?
Halk neden, kediye “pist” deyip kış kış vermiyor.
Sen halk çocuklarını şirketine torpilsiz işe almaya ne kadar meyilliysen, halkın medyaya sahipliği de o kadar.Daha  züppelik yapmaya devam et, bakalım neler olacak? Satmayan gazeteleri, almayan halk değil  elbette.
Yazarlarını ömür boyu sözleşmeyle çalıştırırsan, olacağı budur. Tırsa tırsa, para sayarken, korka korka keyif tafralarında.
Çizgisi olmayan, ilkesi bir medya ve o medyayı kulllanan kaptan var.
Kaptan ipleri alıyor, sen ucundan tutmayı bırak, yanına yanaşamıyorsun.
Sonra, gel halkımEgenekona destek ver, gel halkımMedyaya koltuk çık,
yok özgürlüğe, yok ekonomiye, yok barışa.
Sen, 3-5 tanıdık işinden olunca, sağını solunu yırtarken, vatandaşın işsizliğine zerre destek verme. Gayet normal herşey.
Gazete basılmış, bunlar gitmiş Amerikan Büyükelçisine ağlıyor.
Senin ülkendeki yargıçlara hukukçulara haykır bakalım, kıpırdayacaklar mı?
Sıkışan, halka sataşırsa, sahipsiz  kitlelerin hukuk dışı sığınaklarında, para babalarıyla döneklere asla yer olmaz. Salak diyen bir kere saha düşünürse, akıl belki ona da gözkırpar. Halk ne yapıyorsa, anlamadığından değil; anlatılabildiği ölçüde, davranıyor. Bari bir kaç gün susun; kustuk artık, küsmekten bıkmasak bile.....

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA