Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

Bir seçim oldu ülke yangın yerine döndü

09 Ağustos 2015 Pazar 17:27

7 Haziran günü insanlar sandığa koştu. Belki bu kez bir şeyler değişir umuduyla oy kullandı. 13 yıllık AKP iktidarından kurtulmak isteyenler ortaya çıkan sonuç ile biraz nefes aldı. Kimi CHP’ye, kimi MHP’ye, kimi HDP’ye kimi de barajı geçemeyen partilere oy verdi.

Muhalefet partilerinin liderleri seçim öncesi meydanlarda hemen hemen aynı propagandayı yürüttü.  Yolsuzluk ve yokluk. Elden giden demokrasi ve yargı bağımsızlığı…

Yapılan anket sonuçları AKP’nin eridiğini net bir şekilde ortaya koyuyordu. Lakin AKP’nin iktidardan düşmesi için HDP’nin barajı geçmesi kaçınılmazdı. Çünkü, CHP’nin ve MHP’nin alacağı oylar anket sonuçlarına göre yetersiz kalıyordu. Bunun için büyük bir siyasi mühendisliğe gerek yoktu. Orta zekaya sahip herkesin yapacağı basit bir aritmetikti. Yani AKP’den kurtulmanın tek yolu HDP’nin barajı aşmasıydı. Bu da başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün AKP’lilerin en büyük korkusuydu.

VİCDAN İLE AKIL

Sırf, AKP’den kurtulmak için, HDP ile yakından uzaktan ilgisi olmayan çoğu CHP’li bazı seçmenler, bu partiye oy verdi.. Vicdan ile akıl arasında muhasebe yapan bu kişilerin verdiği oylar, AKP’nin tek başına iktidardan inmesinde etkili oldu. Kimse kendini kandırmasın gerçek bu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık hayali de böylece suya düşmüş oldu.

Vatandaşlar, ‘’seçim meydanlarında verilen sözler tutulacak, yolsuzlukların hesabı sorulacak’’ diye beklerken MHP lideri Bahçeli’nin sürpriz çıkışı ile sersemledi, Meclis Başkanlığı seçimiyle yıkıldı. İktidar partisi adayını başkan yaptıran muhalefet, her halde dünyanın hiçbir ülkesinde görülmez. Maalesef bu bizde oldu. Ve, abandone olmuş AKP, böylece yeniden güç kazandı, moral buldu.  

MECLİS BAŞKANLIĞI SEÇİMİ

MHP’nin, koalisyon konusundaki tavrı, her ne kadar eleştirilse de,  haklı bir gerekçesi olduğunu düşünüyorum.  Ve bu konuda Sayın Devlet Bahçeli’ye saygı duyuyorum. Ancak, Meclis Başkanlığı seçimindeki tutumunu desteklemem mümkün değil. ‘’CHP neden Baykal’da ısrar etti. Bizim adayımızı neden desteklemedi’’ söyleminin hiçbir mantığı yok.  Çünkü, ‘’HDP ile hiçbir zaman yan yana gelmem, onların destek verdiğine ben destek olmam’’ diyen MHP’nin, kendi adayını, yani Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, HDP’nin yardımı olmadan seçtirme imkanı yoktu.  

SURUÇ’TA BAŞLADI

Bu gelişmeler yaşanırken, koalisyon öyle mi kurulacak, böyle mi? derken, sanki düğmeye basılmış gibi terörün içinde bulduk kendimizi. Suruç’ta 18 yaşındaki IŞİD militanı olduğu iddia edilen bir kadının üzerindeki bombayı patlatması ile 32 genç insan yaşamını yitirdi. Saldırının işareti IŞİD terör örgütünü gösterdiği sırada Diyarbakır’da evlerinde uyuyan iki polisimiz kafalarına kurşun sıkılarak şehit edildi. Bu kahpe saldırıyı önce PKK üstlendi, sonra ‘’biz yapmadık’’ dediler.

Hangi alçak el yapmış olursa olsun olayların buraya geleceğinden emin olduğu aşikar. Çözüm süreci masalıyla uyutulan Türkiye, bir anda ardı arkası kesilmeyen saldırılar, patlayan bombalar ve peş peşe gelen şehit haberleri ile sarsıldı… Gencecik evlatlarımız, bölücü terör örgütü PKK’nın kurduğu tuzaklar ile şehit düşerken, diğer yandan da F-16’larımız hainlerin inlerine hava saldırısı düzenledi.

Eğer bu gencecik bedenler siyasi hesapların kurbanı oluyorsa, birileri terörden, kandan besleniyorsa lanet olsun… Bu acıyı bu millete yaşatanların Allah cezasını versin demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Şimdi yeni bir suçlu bulundu. Yalılarda oturup, viski içerek HDP’ye oy verenler. Bu sözü Devlet Bahçeli ortaya attı. Daha önce de pek ciddiye alınmasa da birkaç yandaş gazete benzeri iddiaları haber yapmıştı. O zaman gülüp geçmiştik. Etiler’de, Nişantaşı’nda oturanlar HDP’ye oy vermiş.  Arkadaşların o zamanki derdi terör falan değil, iktidarın ballı nimetlerini kaybetme korkusu idi.

İNSANLARIN ÇARESİZLİĞİ

Sayın Devlet Bahçeli, saygı duyduğum ve beğendiğim bir siyasetçidir. Ağırlığını her zaman hissettirmiştir. Ancak bugün yaşanan tartışmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Evet 7 Haziran’da bir çok aklı başında insan, sadece barajı aşsın ve ‘’AKP’nin hesabı bozulsun’’ diye HDP’ye oy verdi.  Çünkü iktidardan kurtulmak isteyenlerin başka çaresi kalmamıştı. Anket sonuçlarına göre 30’ları aşan bir CHP, 20’leri aşan bir MHP olsaydı bu insanlar HDP’ye oy vermezdi. Ayrıca, HDP’nin barajı geçmesinin asıl sebebi, İstanbul, ve Güneydoğu’da, AKP’den kayan dindar kürt oylarıdır. HDP İstanbul’da 1 milyondan fazla oy almıştır. MHP’de fazla milletvekili çıkarmıştır. Ancak, bu oyların büyük bölümü, yazılıp çizildiği gibi Etiler ve Bebek’ten değil, Bağcılar, Esenler, Güngören gibi kentin varoş kesimlerinden gelmiştir.

BİR 4 YIL DAHA

 7 Haziran’da HDP, barajı aşmamış olsa idi bugün AKP tek başına iktidarını sürdürüyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ‘’başkanlık hesapları yapıyor’’ olacaktı. Muhalefet de bir 4 yıl daha bekleyecekti. Sadece bu gidişe ‘’Dur’’ demek için HDP’ye oy verenleri hainlikle suçlamak biraz insafsızlık olur. Kaldı ki yakından tanıdığım her seçimde MHP’ye oy veren bir meslektaşım bana ‘’Bu seçimde HDP’ye oy vereceğim’’ demişti. Belki bu bir öfkeydi belki bir çaresizlikti. Sayın Bahçeli’nin bunu iyi okuması lazım.

TERÖR ÖRGÜTÜ DİYEMİYORLARDI

Şimdi bakıyorum, PKK’ya ‘’terör örgütü’’ diyemeyenler, bugün ahkam kesmeye başladı. Birçok yandaş gazete ve yazarı PKK elebaşısı, bebek katili Öcalan için sadece ‘’İmralı’da yatan hükümlü’’ demekle yetiniyordu. Maşallah şimdi arkadaşlar ‘’Şahin’’ kesiliverdi.

Ben ve benim gibi düşünen birçok gazeteci, çözüm sürecinde yaşananları eleştirirken yalaka arkadaşların ağzını bıçak açmıyordu. PKK yol kesip, kimlik kontrolü yaparken, Türk’ün adı silinirken, TC devlet dairelerinden kaldırılırken ‘’dut yemiş bülbül’’ gibiydiler.

ORTAK ÖZELLİKLERİ ÇABUK KANMALARI

Bir de bu arkadaşların ortak bir özelliği var çabuk kanıyorlar… AKP de sürekli kandırılıyor ama bunun siyasi bir manevra olduğunu düşünebiliriz. Bu arkadaşları önce paralel yapı kandırdı. Hatırlayın, Ergenekon operasyonlarında ağızlarının suyu akıyordu bu arkadaşların. Dalgalar içinde yüzüyorlardı. İnsanlara en ağır iftiralar atılırken, suçsuz insanlara kumpaslar kurulurken, bazıları bugün düşman ilan ettikleri Cemaat’in tetikçiliğine soyunmuşlardı. Operasyonları yürüten savcıları yere göğe koyamıyorlardı. Memlekete bu kadar yıl hizmet etmiş paşalarla adeta dalga geçiyor, hakaret ediyorlardı. Meslektaşları ‘’hapse atılsın’’ diye naralar atıyorlardı.  Taa ki 17 Aralık yolsuzluk operasyonları başlayıncaya kadar. İşte o an arkadaşlar fena kandırıldıklarını anladılar. Anında tornistan yaparak AKP’nin sözcülüğüne soyundular.

Şimdi görüyoruz ki PKK da bu arkadaşları fena kandırmış!!

HDP barajı aşıp da 13 yıllık iktidar elden gidince bu arkadaşlarda ateş bacayı sardı. İktidar gücüyle şımarmış, bu adamlar ya eski günlerimize dönersek yine kenarda köşede kalırsak korkusuyla bilinçsizce saldırıyorlar. Mesleki tecrübeleri yandaşlığa da yetmediği için, ‘’Sümeyye Erdoğan’a suikast yapılacak’’ gibi ipe sapa gelmez, zeka yoksunu haberlerle komik duruma düştüler. Netekim, dönemin CHP milletvekili Umut Oran ile Akif Hamzaçebi arasında geçtiği iddia edilen bu Twitter yazışmalarının sahte olduğu ortaya çıktı. Savcılık, bu iddiaları yayınlayan iki gazete hakkında ‘’Yayın yoluyla zincirleme hakaret ve iftira'' suçlamasıyla 5 ayrı dava açtı.

AĞABEYLERİNE ÖZENENLER

Yandaşların bilgili ve tecrübeli olanları da tabii ki var. Onlar genellikle büyük kanallarda boy gösteriyor. Hararetli tartışmaların önemli figürleriler. Bir de ağabeylerine özenen küçük yandaşlar var. Onlar genellikle pek kimsenin seyretmediği ekranlara çıkıp ahkam kesiyorlar. Aralarında ‘’dürüstlük dersi’’ verenler mi dersin, filozof kesilenler mi dersin, ne ararsan var. Alt akıl, üst akıl masalları ile zihin bulandırmaya çalışanlardan tutun da komplo teorileri ile Stand-Up’çılığa soyunanlara kadar…

YORUMLAR
Televizyon
Yunus Emre Şahin
siz neden televizyona çıkmıyorsunuz? onu anlamış değilim
03 Şubat 2016 Çarşamba 21:02
88.232.121.86
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA