Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Bitik; yitik olduğunda

13 Ekim 2015 Salı 09:55

Akılla çözülemeyenlerin, en kolay transfer edileceği yerlerden biridir bilinmezlik. Bilgi olmadan referans alınan, inanç veya yorumlarsa,genelde mantıkla bağdaşmasa da kabul görür. Çünkü, basit yaşam içinde, karmaşık bilim unsurlarına fazla gerek olmaz. Bence sence, gibi boş sözlerle dolar anlamsızlık.

Ülkede bu kadar açıklanamayan, olay varken; biz her şey normalmiş gibi yapıyorsak, burada bir saçmalık var demektir. Saçmalığı çırılçıplak sunarsak, kışçı başı, altı üstü, ayıp ve günahı da ortaya çıkacağı için, zorluk yarabilir. O yüzden, olağanüstülüklerin badanası ve cilasıdır, inanç veya cahilce yapılan satılmış yorumlar.
En basit örnek, Kurtuluş Savaşı. Onu başaran bir dahi Atatürk ve fedakar, Anadolu sevdalısı  ve Özgürlükçü aydın Rumeli halkı. Aynen öyle.
Bunları, sosyolojik olarak, okullarda anlatmayı akıl edemeyen kafa, işi Çılgın Türk diyerek yorumlarsa, saçmalar.
Bilmediği halde, yarım yamalak bile olsa başına gelecekleri anlayıp, Başkanlık denen, bölünmenin devlet onaylanamasını, redleyene kimse salak diyemez. Salak diyen Aziz Nesin de olsa, halt etmiştir.
İnançlarını sömürerek ikdidarlardan inmeyen, despotik ve tutucu politikacıların desteklenmesi ise bir kişisel çıkardan başka bir beklenti temelli değildir.
Çocukluğundan beri, adamını bul, işini gör diye büyütlen nesiller, oy verirken de elbette benim adamım kim diyecek.
Yoksa, kim hırsız, kim bölücü, kim dandik ülkücü veya değil hepsini bilir bu toplum. İnançlarını da kendi arasında bazen gösteriş olarak kullanır. O yüzden din tüccarı politikaya kanar gibi yapar.
 

Şehit oldun sevin diyene, aptal aptal konuşma diyen kadın, basit bir ev hanımı veya anne değildir. Bilir, kendisine, despotik siyaset dokunamaz. Yoksa, özgürlüğü tabana yay, hepimiz çoşarız. Özgürlük ve bilim, ana yurdunda bile yanyana gelemez günümüzde. Pasiftir memleketin okulları, korkak. Haklıdır da huuksuz bir yerde yaşarken.
 

Bilim öyle her yere girip çıkmaz diyerek yüceltilir abartılarla. Üniversiteler, bilim yuvası olduğu kadar birer ticarethanedir günümüzde. Bu gerçeği, evrenseldir diyerek inançla örtemeyiz artık.

Benzer bölümlerde okuyan öğrenciye zeka testi yapılsa, çok fark çıkmaz. Ancak, aynı bölümde, ağzından bilim düşürmeyen kaç hoca buna izin verebilir. İşte bu despotik devletin, katı anayasalarının, saçma sapan tüzükleriyle kendini koruma altına alan aptal akademisyenin, kaçışıdıri bu gömük bakış. Burada, hocadır akıllıdır, inanç biçimi devreye sokulur. Oysa, bir okulda, hangi hoca, aptal hangisi değil, herkes bilir. Ama bilimsel olarak kanıtlanamaz. Despotizm ve onun uzantısı olan gericilik ve baskı, bu yüzden yukarıdan aşağı olur. İnançsa, hep yukarıda bir mucize arar.Önce aşağıyı sarar ve sarmalar. Bu ükede stagflasyon ve develuasyon gerçeğini, tıs bile diyemeyen iş adamları kapatırken; yarın ortaya çıkacak yoksullukları, yine despotik bir baskı ve din ve inanç sümürüsüyle yolacaklarda yabancı olamayaktır. O para babalarının, uzantısı bürokrat ve siyasetçidir, yoksulun aklını yolan. Neresi olursa olsun, bitik yoksa ortada kaçıyorsa akıldan; yitik mi değil mi? Güvensiz, hukuksuz,  çıkışın ve isyanın hakkı,olamaz elbette zavallılıkların baskısında, çağı yakalamak adına, tüm bu yalanlar. Gerçek dışı ve akıldan uzak.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA