Celal Demir / gazeteci/yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celal Demir / gazeteci/yazar

Bizler bu ülkenin gerçek sahibiyiz…

23 Nisan 2015 Perşembe 11:27

Hey gidi günler hey!..

Bir zamanlar, benim gibi tüm kalemşorlar, Türkiye’deki irticai faaliyetleri, 

kanunsuz kuran kurslarını, dini istismar edenleri, yazar-çizerdi.

Şimdi ise neredeyse Atatürkçüyüm bile demenin suç olduğu bir dönemdeyiz… 

Ne günlere kaldık değil mi?

Türklüğümüzün kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük devlet adamı Ulu 

Önder Atatürk’e gerçek manada sahip çıkılması gereken bir dönemdeyiz.

Atatürk’ü değerlendirmeden önce O’nu iyi tanımak, onu iyi anlamak gerekir. 

Atatürk’ü gerçek manada anlayabilmek için onun hayatına bakmak, neler yaptığını, 

neyi hangi düşünceyle yaptığını iyi analiz edebilmek gerekir. Onun düşünce ve 

devrimlerinin temelini araştırdığımızda, bunun her şeyden önce “Tam bağımsızlık 

ve özgürlük” ihtiyacına dayandığı gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Atatürk’ü anlamak, kuru kuruya ben Atatürkçüyüm demekle olmaz. 

Onu sadece birtakım süslü sözlerle övmek değil, onun fikir ve düşüncelerini 

eyleme geçirebilmek için Atatürkçülüğe sarılmakla olur. 

Atatürkçüleri yargılamakla değil! 

Atatürk, ileri görüşlü, disiplinli, sabırlı ve yaratıcı bir kişidir. 

Her zaman açık sözlü olmuş, doğru bildiği bir fikri savunmaktan çekinmemiştir. 

Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Atatürk, sanata ve eğitime de büyük önem 

vermiştir. Türk insanının dilini, dinini, tarihini, kültürel ve geleneksel özelliklerini 

tanımasında, Atatürk’ün önemli rolü olmuştur.

Türk ulusu, Atatürk’ün varlığından, ilke ve devrimlerinden, düşünce sisteminden, 

Cumhuriyet’in kazanımlarından güç alarak, Cumhuriyet’i aydınlık yarınlara 

ulaştırmak için elbirliğiyle çalışmıştır.  

Atatürk savaş kazanmış bir kahramandı. 

Bir lider olarak kitleleri etkilemiş, bir devlet adamı olarak ta başarılı bir yönetim 

sergilemiş ve nihayet bir devrimci olarak ta bir toplumun sosyal, kültürel, politik, 

ekonomik ve hukuki yapısını kökten değiştirmeyi başarmıştı.

Bu özellikleriyle, dünya tarihindeki en üstün şahsiyetlerden birisi olmuştur. 

Tarih, Atatürk’ü Türk ulusunun en şerefli evlatları ve insanlığın en büyük liderleri 

arasında sayacaktır.

Atatürk’ün varlığından, düşüncesinden, ilke ve devrimlerinden, Cumhuriyetin 

kazanımlarından güç alarak; Cumhuriyetimizi korumak ve aydınlık yarınlara 

taşımak için çalışmalıyız. Bunun için de; Atatürk’e, kurduğu Cumhuriyete, ilke ve 

devrimlerine her zaman sahip çıkmalıyız.

Bugün Türk varlığından başlayarak övünecek neyimiz varsa, hepsinin temelinde 

Atatürk vardır. İleriye dönük ne ümitlerimiz, ne beklentilerimiz varsa bunların 

kaynağında yine Atatürk ve O’nun ideallerinin verdiği güç ve heyecan vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kimliğini, niteliğini, çizgisini, bütün tehlikelere ve 

tehditlere rağmen koruması, Atatürk’e karşı çıkanların bile gün gelip O’nun 

önünde saygıyla eğilmesi, Atatürk’ün hem neden hedef haline getirildiğinin, hem 

de büyüklüğünün bir göstergesidir.

Atatürk’ü bilmek ve anlamak, bir yönüyle 21. yüzyıl Türkiye’sini ve dünyasını 

inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. Coşkun bir vatansever ve 

çağdaşlaşma heyecanı olan Atatürk, bizim için bir onurdur, özgür düşüncenin ve 

özgür insanın bir abidesidir.

Eğer İstiklal Marşı çalarken, içimizde kabaran bir duygu ile ay yıldızlı bayrağa 

bakıp bütün benliğimizle “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” 

diyebiliyorsak ve tarihin akışını değiştiren kahraman ordumuzla gurur 

duyuyorsak, bizler bu ülkenin gerçek sahibiyiz. 

Tüm ülke halkı birlik oldukça ve de bölünmedikçe, “Bu şafaklarda yüzen al 

sancağı” kimse söndüremeyecektir…

Evet bugün 23 Nisan… Neşe dolacak insan. Herkese kutlu olsun..

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA