Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

Brezilya boş tribünlere oynar

09 Kasım 2014 Pazar 00:00

Türkiye’de ne yazik ki futbola olan ilgi,değişik nedenlerden ötürü her gün azalıyor.A Milli Takımımız, dünya devi Brezilya ile 12 Kasım’da hazırlık maçı oynayacak. Her ne hikmetse, maç biletlerinin fiyatı Futbol Federasyonu tarafından 125 Tl  olarak belirlemiş. Kaç kişi gidecek, merak ediyorum. 

Vaktiyle İstanbul’da Şükrü Saracoğlu Stadı’nda UEFA Kupası finali oynanmıştı. Son güne kadar biletlere yeterince talep olmayınca, çareyi askeri okulların talebelerini çağırarak bulmuştu, o zamanki federasyon. Bakalım, şimdiki federasyon son anda kimlerden maça gelmesi için ricacı olacak. Belki de federasyonun suçu yok, bu maçı organize eden organizatörler maç bilet fiyatı için şart koşuyordur. Haftaya yanılmak isterim, ama Brezilya’nın boş tribünlere, belki de ilk kez oynayacağı kesin gibi gözüküyor.

 

4x4 firmaları Galatasaray’ın peşinde

Galatasaray’ın bu sene gerçekten işi zor. Teknik Direktörün suyundan mı, bir yılda 3 teknik direktör değiştiren eski yönetimin günahından mı bilinmez, neredeyse her maçta 4 gol  yer hale geldi. Sosyal medyada “Hoca 4. yıldız işini yanlış anladı” diye dalga geçenleri görüyoruz. Hani biz de 4x4 olarak adlandıran araçlardan bahsedelim dedik.

Türk futbolu malum sebeplerden ötürü göğüs reklamları konusunda sıkıntı çekse de, 4x4 firmaları Galatasaray’a sponsor olmak için reklam şirketlerine tasarım yaptırıyor olsa gerek. Malum sebepler derken, bizim kulüplerin pazarlama beceriksizliğinden bahsediyoruz. Yoksa, THY gibi, BEKO gibi uluslararası firmalarımız, bunca yabancı ülkede irili ufaklı onlarca takıma destek olduğuna göre, buralara verilen reklam boşa giden bir şey değil. Türk futbolunda, federasyonundan kulüplere, basınından Digitürk’üne, Kulüpler Birliği’nden Gençlik ve Spor Bakanlığı’na kadar herkes bundan sonrasında neler üretilebilir ise futbolun ekonomisi düzelebilir, konusunu ele almalı. Almanya’da 2. lig maçlarına bile 25.000 seyirci gelip kavga etmeden maçı zevkle izliyor ise burada niye olmuyorun muhatabı, herhalde  futbolcular değildir. Bir sözümüz de gurbetçilere… Galatasaray maçında takıma verdikleri zararı nasıl telafi edecekler bilemiyoruz. Bir maç, 3 maç değil her maçta bunu yapıyorlar. Kendilerince önemli bir şey yaptığını sananan bu insanları ne yazik ki buralardan eğitme şansımız yok. Esasında Passolig’i 20 yıldır aynı görgüsüz, fütursuz hareketleri tekrar eden eden bu gurbetçilere uygulamak lazım.

 

Göztepe’nin başına gelenler Aziz Nesin’lik

 

Mehmet Serpil’in bir süre önce 7 milyon Amerikan doları vererek aldığı Göztepe’nin başına gelenler, hani pişmiş tavuğun başına zor gelecek cinsten. Metin Diyadin’in çalıştırdığı Göztepe, 2-3 yıl içinde İzmir futbolunu yeniden eskiden olduğu gibi üst düzeyde temsil etme yolunda önemli adımlar attı.

Ne var ki, sezonun açılmasına 1 hafta kala, İzmir Alsancak Stadı’nın deprem riski nedeniyle müsabakalara kapatılması, işleri Arap saçına çevirdi. Atatürk Stadı, olimpiyata göre yapılıp futbolcunun seyirciyle bütünleşmesini engellediğinden, başka stat aramış Göztepeli idareciler. Buldukları tek yer ise kente 511 kilometre uzaklıktaki Sakarya olmuş. Ne diyelim, tam Aziz Nesin’lik bir hikaye.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA