Burcu Özenç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Burcu Özenç / Yazar

Çanakkale Savaşındaki Kadın Kahramanlar

17 Mart 2016 Perşembe 17:17

 

Çanakkale Savaşı geçmiş tarihimizin, en acı ve en hüzünlü zaferidir. Yoksulluk içinde yaşama mücadelesi veren bir milletin, tek vücut halinde direnişinin, gerçek bir destanıdır. Her anında yaşanan bir insanlık onuru vardır. 

Bu savaşın görünmeyen yüzü de kahraman kadınlarımızdır. O günlerin şartlarında, vatan toprağını koruma aşkıyla savaşa büyük katkılar sağlamışlardır. Kimileri hemşirelik eğitimi alıp yaralılara bakmış, kimileri bizzat cephede savaşmıştır. Tarihi kaynaklara bakıldığında; binlerce kadınımızın milli mücadelelerimizde ve Türkiye’ nin temellerinin atılmasında çok büyük yeri olduğu görülmektedir.Yüreğinde; kaybettiği babası, kocası, belki de çocuğunun özlemiyle, paramparça olmuş bir vatanın kurtarılması umuduyla cesurca savaşa katılmış, mücadelenin her alanında korkusuzca görev almıştır.

İşte bu cesur kadınlarımızdan bazıları:

Nezahat onbaşı: Annesi vefat ettiği için babası Albay Hafız Halit Bey ile birlikte cepheden cepheye koşan Nezahat Onbaşı’nın serüveni, çocukluk yıllarında başlamıştır. 8 yaşında cephelerle tanışan Nezahat in rütbesini aldığı savaş, Gediz Cephesi’ndeki bir çatışmadır. Babası Halit Bey’in kumandasındaki 70. alay zor anlar yaşamaktadır. Aralarından cepheden kaçmayı düşünenler bile olur. Atıyla 600 kişilik alayın önünü kesen Nezahat, “Ben babamın yanında ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?” diyerek kalmalarını ve savaşın kazanılmasını sağlar. Bu nedenle onbaşı rütbesini alır. 

Hatice Hanım: Anafartalar’da 56. fırkada mücadele eden Hatice Hanım’ı herkes erkek zanneder. Çünkü tanınmamak ve savaş dışında kalmamak için erkek ismi kullanarak, kendisinin Ahmet ismiyle çağrılmasını istemiştir. Anafartalar’dan sonra diğer muharebelere de katılmış, Kurtuluş Savaşı boyunca pek çok cephede boy göstermiştir.

Nene Hatun: Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperler Köyü’nde dünyaya geldi. Henüz 20 yaşında bir gelinken 1877-1878 yılları arasında yapılan Türk-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyası’nı sopayla, taşla, kazma, kürekle savunanlara katılarak cesurca savaştı.Daha sonra oğlunu Çanakkale Savaşı’nda şehit verdi. Kurtuluş Savaşı başladığında yaşı ilerlediği için cepheye gidip eskisi gibi savaşamadı. Atatürk’ü çok sever ve takdir ederdi. 1954 yılında 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Nurettin Baransel Paşa’nın gayretleriyle kendisine “3. Ordunun Nenesi” ünvanı verildi. Cüzi de bir maaş bağlandı.

1955 yılında anneler gününde “Yılın Annesi” seçildi. Erzurum manevraları sırasında Amerikan Generali Ridgway bu yüce insanın elini öptü. Nene Hatun bir kahramanlık ve analık sembolü olarak 98 yaşına kadar yaşadı. 22 Mayıs 1955’te zatürreehastalığından vefat etti. Kabri, uğruna savaştığı topraklarda, Aziziye Şehitliği’ndedir.

Ve daha niceleri…

Biz; bu güzel vatanı korumak, düşman işgalinden kurtarmak, yeniden inşa etmek için kadın, erkek, çoluk çocuk demeden ölmeye gidenlerin torunlarıyız. Nasıl olurda damarlarımızda aynı şehit kanları dolaşırken, vatanımın kalbinde bombalar patlarbirlik ve beraberlikle destan yazılmış topraklarımız, birbirine düşürülmüş bir ülke haline gelir? Yaşanan katliamların acısı yüreğimizde, sözün bittiği yerdeyiz. 

Bütün şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.

Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.” 3 Mayıs 1915 Arıburnu - Mustafa Kemal ATATÜRK


 

 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA