Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Çanakkale Savaşları’nı kim kazandı?

19 Mart 2015 Perşembe 10:21

Türkiye’de  ana gerçekleri bilmeyenlerle bunu bilip çarpıtanlar yüzünden  bu milletin tarihi ayaklar altına alındı.

Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılını andığımız şu günlerde de bu kargaşa ve çarpıtma devam ediyor.

Bir taraftan sarıklı-sakallı-türbanlı kesimi Çanakkale’de evliyaların sayesinde savaşı kazandığımızı yaymakla meşgul.

Öbür taraftan bu evliyacı tarihçiler Çanakkale savaşlarının asıl galiplerini saklamakla meşguller.

Kimdi bu savaşın galibi?

-İttihat ve Terakki Partisi…

Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki Partisi’ne bağlı hükümetin Çanakkale’de görev verdiği bir yarbay idi. Ama orada o kadar parlak  işler yaptı ki bir yıl içinde yarbaylıktan tuğgeneralliğe terfi ettirildi. Göğsüne de pek çok madalya takıldı.

NEDİR İTTİHAT VE TARAKKİ

İttihat ve Terakki, büyük çoğunluğunu vatansever subayların oluşturduğu bir parti idi. Bu parti özgürlük, kardeşlik, vatanseverlik, eşitlik gibi ilkeler savunuyordu. Ama temel özelliği Türk milliyetçisi olması idi. Osmanlı Devleti’nin çağdaş devrimlerle yenilenmesini istiyordu. 

Bu partinin karşısında ise padişahçıların Hürriyet ve İtilaf Partisi bulunuyordu.

Hürriyet ve İtilaf Partisi iktidarda iken, Balkan Devletleri (Bulgaristan-Sırbistan-Yunanistan) birleşerek Osmanlı Devleti’ne saldırdılar. Halbuki İttihatçılar bu durumu hükümete bildirmişlerdi. Ama padişahçılar, bu büyük tehlikeyi görmediler. Balkanlarda görevli 75 bin askeri de terhis ettiler. Sırpların Almanya’dan aldığı ağır silahları, Osmanlı limanı olan Selanik üzerinden sevk etmelerine bile izin verdiler.

Ve o silahlarla bu üç ülke Osmanlı ordularını perişan ettiler. 1912 yılı 8 Ekim’inde başlayan saldırı sonucunda Osmanlı Devleti Balkanları tümden yitirdi. Bir milyondan fazla Türk katledildi. Bir buçuk milyondan fazla insan perişan halde Balkanlar’dan İstanbul’a kaçtı. Yolda yüz binlercesi can verdi.

Sonunda İttihad ve Terakki liderlerinden  Enver Bey, Babıali baskını denilen bir baskınla padişahçı hükümeti dağıttı, yönetime el koydu. Sonra da Bakanlar’da çıkan iç anlaşmazlıktan faydalanarak orduyu harekete geçirdi. Böylece Edirne de dahil olmak üzere Bulgar işgalindeki topraklarımızı kurtardı.

MİLLİYETÇİ DİRENİŞ

Düşünün ki 1913’te Edirne, Kırklareli elimizden gitmiş, Bulgarlar Çatalca’ya dayanmış. Bu rezaletin sebebi de dindar padişahçı-halifeci kesimi. Sonra milliyetçiler iktidara el koyuyorlar ve devleti çöküşten kurtarıyorlar.

İşte bu kadro, Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerle bağlantıya girerek Osmanlı ordusunu yeniden silahlandırıyor. Birinci Dünya Savaşı başladığında, İngiltere ve Rusya Osmanlı topraklarını aralarında paylaşmak için anlaştıklarından İttihat ve Terakki yönetimi Almanya ile işbirliği yaparak ülkeyi kurtarmaya çalışıyor.

Ve İngiltere-Fransa-İtalya gibi güçlü ülkelerin donanması gelip Çanakkale’den İstanbul’a girmeye kalkışıyor.

Bunlar kendilerinden öyle eminler ki kısa süre sonra İstanbul’u ele geçireceklerini düşündüklerinden ceplerine İstanbul’da geçecek biçimde para bile koyuyorlar.

ATATÜRKÜN ROLÜ NE?

Çanakkale savaşları başladığında Mustafa Kemal burada yarbaydır. Bölgedeki Türk ordusuna da Alman Generali Limon von Sanders komuta etmektedir. 18 Mart’ta düşman donanması denizden geçemeyeceğini anlayıp geri çekilince bunların kara harekatı yapacağı düşünülür. Buna karşı savunma hazırlar Osmanlı subayları. 

Başkomutan Limon von Sanders, İngiliz’lerin Saros körfezi ve Anadolu yakasına çıkarma yapacağını düşünmektedir.

Mustafa Kemal ise haritaya bakınca İngilizler’in Anafartalar bölgesine çıkarma yapacağını hesaplar.

Ve onun dediği doğru çıkar.

Mustafa Kemal bunun kadar önemli bir karar daha verir ve çıkarma noktasına emir almadan, kendi kararıyla yardıma koşar. Oraya kendi askerleriyle vardığında Osmanlı birliklerinin kaçmakta olduğunu görür. Onları durdurur, sipere yatırıp düşmana karşı kullanır. Ve burada, direnişi canlandırmak için, “Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum!” diyerek bozulmuş Türk birliklerini direniş birliklerine çevirir.

Bundan sonra, tam yedi ay bu dar bölgede kendisinden kat kat güçlü düşman kuvvetleri ile göğüs göğüse kanlı bir savunma savaşı yürütür. Milim milim kazanılan siperlerde  üst üste yığılan ölüler arasında askerinin yanı başında durarak onlara moral kaynağı olur.

Yani eğer Çanakkale’de bir evliya var idiyse o Mustafa Kemal şeklinde ortaya çıkmıştı…

Unutulmasın! Çanakkale Türk milliyetçilerinin kazandığı ilk büyük savaş olarak dünya tarihine yön vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti de aslında İttihad ve Terakki Partisi’nin devrimci programını yenileyip geliştiren Mustafa Kemal’in eseri olmuştur. CHP, ama şu anki Yeni CHP değil; Atatürk’ün CHP’si de İttihad ve Terakki’nin bir devamıdır.

Ya AKP nedir?
O da tam anlamıyla padişahçı-dinci Hürriyet  ve İtilaf Partisi’nin bugünkü halidir.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA