Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Canavar Cafer

26 Ekim 2014 Pazar 19:20

İnsanlar işlerinden ayrılırsa, yerine yenileri alınır. Ama nasıl? Burası işte günümüzde, en önemli problem. Çünkü bu işe alınma sürecinde, anahtar  şu: Torpil.

    Bu durum elbette, Yaver ile Ağa’nın devlet yönettiği bir ülkede, kendi kurallarıyla işler durumda şimdilerde. Kaçınılmaz olarak, torpil gerekiyor işe girebilmek için. Bu durum önceden nasıldı? Yani, Süleyman, Turgut, Tansu dönemlerinde. Çok farklı değildi. Küçük fark şuydu. O iş yerinden bir müdür veya amir bulursan, o işe girme şansı artardı. Şimdi, o işyerinden bir torpil de yetmiyor. Ya bir şeylere düşman veya bir yerlere yaslanmış olman gerekiyor. Cemaate düşman olman, önünü açar mı? Açar da.  

   Yarın bu ilkesizler, barışırsa iş sana patlayabilir. Eğer bu riski  almak istemeyen ve işe girmek isteyen varsa, daha kolay bir yol var. Atatürk’ düşmanı veya Cumhuriyet’e gıcık da olsan aynı etkiyi yapar. İşe giriş için, bence cemmat düşmanı olmaktan daha etkili, Cumhuriyet veya Atatürk nefreti. Zaten Türk değil Mustafa Kemal dersen olmaz. Çünkü Türk’ün şu günlerde hatırı; Ankara kedisi kadar bile yok.

  Cemaat’ten nefret ettiğini söylersen, unutma ilerde, tam bölünme gerçekleşirken ters tepebilir. Çünkü bir gün bölünme olacaksa, cemaatin hakkı da gerçekten ödenmez.  Unutma, cemaatçilerin kim olduğu nereden çıkacakları belli olmaz. Ama Atatürk ve Cumhuriyet öyle değil. Garanti seni; “aferim koçum, gel de beraber ülkeyi bölelim” diye bağrına basacak, biri çıkar o işe başvurduğun aynı iş yerinde. Atatürk ve Cumhuriyetten nefret eden, bence şuan çok Teröristi var; Börokratı var.

    Bakanı var. Katili var, Hırsızı var. Hapçısı var. Alkoliği var. Gördüğü ağacı kesmeye meraklı, manyağı var. Var da var. Mustafa Kemal’in beynine de takık bunlar. Çünkü Gazi, söyleyeceğini kendi ürettiklerinden söylemiş. Falanca düşünür, veya bir peygamber gibi, tanrıya yakın birilerini bulup, onun buyruklarını, anlamını sorgulamadan anlatmamış. Bu yüzden, çok kolay anlaşılmaz. Taşkafalılar tarafından elbette.

    Anlaşılmadığı için, bu üç kağıtçılar onu sevmez. Osmanlı’ya takık, onu da anlamadan, Selçuklu’nun adını anmadan, Sex bağımlısı hükümdarların, anılarıyla dolu o  arşivlerini açmaya cesaret edemeden yaşarlar. Ve ülkemizde Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığının adeta birleşik kardeşliği var son yıllarda. O yüzden işe girecek kimse mutlaka, bence Cumhuriyete okkalı biçimde sallarsa, fayda görür. Sonra da moral bozmuş gibi olmayım ama, yukarılardan veya eski İETT çalışanlarından çok önemli bir tanıdık bulmasında da büyük faydalar var. İnanmayan, medyayı boşversin, çevresindeki birine sorsun. Artık işe girmek için başka yolu yok.
    Medyayı boş versin dedim. Çünkü, bizim necip halkımız, medyada 1000’lerce insan işinden atılıyor deyince, “bana ne”  diyor. Ve şöyle düşünüyor, “ne ben, ne de benim çocuklarım medya da çalışıyor”. Bu, çalıyorlar ama iş yapıyorlar kafasının, sözel bir başka; şaşı izdüşümü olduğu için susuyorum. Eğer bu ülkede, yüksek oranda, mala başlama hastalığı olmasa, ses bantlarına, Flarmoni muamelesi yapan, bu kadar uyuyan güzel de olmaz. Anlatamazsın, neden bu kadar yılık, yalakanın el üstünde olduğunu. Medya patronlarının, karşısında iki ayak üstünde elpençe duran elemansan işin her zaman var olduğunu anlatmak çok zor değil. Anlamak biraz zor, hırsıza veya yalakaya; temel sorun bu.
   Medya’yı bırakıp, herkes azcık kaygılansa; basit bir iş için bile; “benim adamım kafasının sonu nereye gidecek'' diye. Öyle TRT’den Kandil veya Kadir Gecesi dualarıyla, çözülecek gibi değil bu iş. Hadi benim canım yanmış, bu çapsızlıktan. Medya’da keyfi yerinde olana ulaşırsanız ona da sorabilirsiniz.

     Yalamak bile yetmiyor, son zamanlarda. Torpil beyninde patlamadan, akıllar başa gelmeden; akıllıların başa gelmesi peşinde koşacak, düşünce tembelliğinin en son perdesidir bu yaşanan. Az kaldı, açılımı, kaçılımı, yakında hepimiz, iliklerimize kadar kanırta kanırta yaşar hale geliriz. Çok sürmez, bazıları cahiller ve seçim yalakaları; o  garip kafalarını sokacak; hırsızların evlerindeki minnacık para kasası bile bulamayacaklar. Bazıları çaldıklarını geri vermeden, atıp tutarken. Kendilerine acımayacak, Canavar Cafer.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA