Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

CHP’nin Boş İşleri

29 Haziran 2016 Çarşamba 21:16

  

Kimse kusura bakmasın, işin en başından beribuna,adım kadar emindim. Fakat, bir yolunu bulup, yazarak, çizerek kanıt oluşturmam gerektiğine inandım. İnandığım,CHP adlı partinin halka kapalı olduğu ve çağdaş iletişim yollarını kullanmadığıBiliyordum ve üzülerek öğrendimde. 
Kullanamadığı demedim. Çünkü, bunu bilerek yapıyorlar. Dertleri, bir şekilde siyasette kişisel olarak var olmak. Kaç yazı yazdım son zamanlarda, hepsini de mail ve diğer sosyal medya araçlarından, partiye yolladım. Mektup yazmayı da deneyeceğim.
CHP’li amirlerin,umurlarında bile değil. Çünkü, ben halktan biri olarak yazdım. 
Düşünün; bir ev hanımı, bir öğrenci veya işçi. Sonuç değişmezdi. Çünkü, adamların tek işi Tayyip Erdoğan ve onun anlam zenginliği dolu sözleri. Oraya çek; buraya sündür. Sonunda hiç bir sonuç doğmasına engel olunamayan sonuçların işareti; o sözleri. Bir öyle, bir böyle, şöyle veya değil. İşte CHP ve onun yöneticilerinin, günlük işleri o.Tayyip Bey ne diyor?
Onun yanı sıra CHP’li yöneticilerin algı yönetmeyi bilmedikleri de kesin. Yönetmek için bir işin nasıl oluştuğunu da bilmek lazım. O da yok partide.
İsimler çok dürüst insanlar. Doğru söylüyorlar fakat yetenekleri ve birikimleri yok bu alanda.Kimi doğuştan, yapmaması gereken bir işe soyunmuş, kimi de koltuğa yapışmış. Motivasyon ana karnında öğrenilmez
Örneğin Veli Ağbaba isimli bir milletvekili; bugüne kadar ne söylediyse doğru. Yanlış olan, söyleme biçimi, attığı nutuklar, Türkçe’yi vurgu ve fazlaca heceleme hatalarıyla kullanması. Bunun sonucu, etkileme gücü sıfır oluyor. Yani konuşup, algı oluşturma şansı olmayan biri. Tıpkı, bir insanın bir müzik aleti çalma konusundaki, yeteneği gibi. Zorlama, ittirme ve yanlış elbette.
Heyecanlı biri ama olmaz; olamaz. 
Kemal Bey’de iyi insan ama, gerçekten devleti temsil gücü yüksek, bir memur. Ama hepsi o. 
O zaman ne yapılacak? Yapılacak şu ayıklama yapacaksınız; Efendiler!
1- CHP’ye uzun yıllar hizmet etmiş diye; sunum yeteneği olmyan insanları, ekranlardan alacaksınız.Çok ama çok yeteneksizler gerçekten.
2- Güven Yönetimi; Sosyo-Kültürel Algı konularını bilen birilerine parti kapılarını açacaksınız. 
Korkmayacaksınız, sokaklardan ve bilgili insanlardan. Orası dağcılık klubü değil beyler.Özellikle şu an halkla ilişkiler ve tanıtım kadrosunu tamamen yok edeceksiniz. Ve asla toplum önünde; sosyetik elemanlarınız konuşup, boşa kürek çekmeyecekler
3. İnsan denen varlığın, parasal ve parasal olmayan iki boyutta güdüleyicilerle davrandığını,öğreneceksiniz. Ben bu halklı anlamıyorum. Bizi niye eleştiriyorlar gibi, cehalet dolu sözleri bırakacaksınız.
4- Bilgi düzeyi arttıkça, bayrak, vatan ve din dolduruşlarının yönlendirme gücünün azaldığını, kafanıza sokacaksınız. Zaten en son kullanacağınız, malzemeler bunlar olmalı. O taraftan size oy gelmez.
5- Ağzınızla kuş tutsanız, oy oranınız %30’dan bir milim fazla olamaz. Türkiye’nin toplumsal yapısı,buna şimdi hiç uygun değil.
Ülkeye sokulan, cahil milyonlarla birlikte, en az 1 milyon’luk gerici oy zulada yatıyor. Size bir yüzlük bile çalışmaz.
6- Bir tanesini bile olsa, AKP’nin yasadışı uygulamalardan birini, dünyaya anlatmayı başaracaksınız. Gezi’deki korkaklığınızı gördük bu arada.
7. Gezi Direnişi için mecliste kapalı salonlarda, korkakça yaptığınız anma toplantısı gibi yapmacıklıkları bırakacaksınız. Türkiye’den size dönük yerli bir sonuç çıkmaz. Dünyaya anlatacağınız çok malzeme var. Aklınızı kullanırsanız.
8-Tayyip Erdoğan’ı ciddiye almıyorum diyen genel başkanınıza; o zaman halkın da sizi ciddiye almayacağını, tane tane anlatacaksınız.
9.  Bu kadroyla, sizlerin % 1 bile oy artışı sağlayamayacağını gören halkı, doldurup, boşaltmak yerine; bir an önce, çocuk gibi ağlamaktan vazgeçip, sokak eylemlerine geçeceksiniz.
10. Önünüze gelen bir kitapçıya girip, siyaset bilimleri değil; insan motivasyonu kitabı alıp; ondan ne anladığınızı, çay ocağı çalışanlarına anlatacaksınızZaten orada, göreceksiniz çok bir şey anlamamışsınızdır. Çünkü, siz herşeyi bildiğinizi sanan, temiz dürüst ve namuslu insanlarsınız. Tek bilmediğiniz, korka korka, iktidar olunmaz. Zaten böyle bir amacınız da yok. O yüzden; aynen koltuklara yapışmaya devam, işiniz ve göreviniz o. Açın partiyi halka, korkmayın. Bari maillere bakın be! Tweet okuyun, kitap okuyun en azından, ama susun ne olur?
Rüşveti, hırsızlığı, cinayetleri, terörle işbirliğini, katliamları, bombaları, bizler biliyoruz. Sizler de aynen. Biz de konuşuyoruz sizler de. Hem de çok kötü hatiplerisiniz.
Gezi, 29 Ekim, 19 Mayıs, 30 Ağustos, Ankara, İstanbul, Hatay ve daha ne kadar, insanlık dışı iş varsa, biz üzülüyoruz; siz de. Fakat biz arada sokakta eylemdeyiz, siz oradada yoksunuz. Havaalanı ölümleri son olmayacak; siz gerçekten nerde ve ne olursa hukümeti sallarsınız; bunu bile bilecek bilinçte değilsiniz; Allahın aşkına ne iş yaparsınız siz?

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA