Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Çocuk mu? Porno mu?

28 Aralık 2015 Pazartesi 00:12

Yazarken dahi elimin titrediği, zihnimin kısa devre yaptığı durumlar bu iki kelimenin yan yana anıldığı zamanlardır.

FBI Türkiye’de çocuk pornosu indirilen bir bilgisayarı tespit etti. Türk yetkilileriyle irtibata geçtiğinde bilgisayarın bir ilahiyat profesörüne ait olduğu ortaya çıktı.

Yetkililer uzmanların zanlının evde olmadığı sırada yaptığı aramada, ilk belirlemelerde içerisinde çok sayıda çocuk pornosu görüntüsü bulunan masaüstü ve diz üstü bilgisayarlara el konulmuş olduğu açıklandı.

Bu haberi duyduğumda ağzımdan dökülenler;

Kahretsin!

Bu sapık ve sapkın canlılardan dünyada ne kadar da çok var

İlahiyat profesörü olması durumun daha da vahim olduğunu gösteriyor

Geçmişlerinin iyice araştırılıp ruh ve beden sağlıklarının yaşam koşullarının uygunluğu tespit edilen kişilere ilahiyat eğitmenliği ehliyetinin verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bu işlerden rant sağlayanları dünya devletleri ortak karar alarak ibreti aleme deşifre edebilse keşke..

Eminim bu olayda şimşekleri üzerine çeken en hassas nokta bir İlahiyatçı Profesörün sapık ve sapkın oluşunun ortaya çıkmış olmasıdır.

Evet hepimiz çok sinirli ve üzgünüz.

Öyle meslekler var ki bunların başında din adamları gelmekte olup yaptıkları iş hitap ettikleri kitle olarak çok temiz ve dürüst olmak zorunluluğundadırlar.

Hukuk ve Adalet sisteminde çalışanlar ile Tıp dünyasındaki sorumlular da aynı hassasiyette tabi oldukları kuşku götürmez bir gerçektir. İnsanların koşulsuzca güvenebileceği tabiri caizse kendini teslim edebileceği ( Din,Hukuk,Tıp) meslekler ne yazık ki lekelenmiş durumdalar.

Özellikle yatılı din eğitimi veren okullara teslim edilen küçük yaştaki bazı çocukların yaşayabileceklerinden endişelenmemek mümkün değildir.

Ne yazık ki Tıp camiasında da aynı güvensiz ortam mevcuttur. Para kazanmak uğruna ettikleri yeminleri hiçe sayan hekimler tanıyoruz, biliyoruz.

Gelelim en vahim olayların yaşanıldığı adalet aradığımız Avukat mesleğindeki yolsuzluklara.

Bizzat kendimin yaşadığı vahim bir olay. Bir Avukat tarafından dolandırıldım.İyi niyet ve güven duymamı silah olarak kullanan bir avukat beni dolandırdı.

Oysaki o Avukatın elinde haksızları savunacak yetki ehliyeti olmasına rağmen… Konunun şimdi yargıda olmasından dolayı sonuçlanana kadar bilgi paylaşımı doğru olmaz. Sonuçlandığı zaman detayları bağıra bağıra paylaşacağımı ifade etmek isterim.

Evet istiyorum… İstiyorum çünkü yaşanılanlardan alınması gereken dersler büyük.

Tüm bu olan bitene baktığımda büyük bir korku kaplıyor içimi. Hadi biz kendimizce hayata karşı az da olsa aşılandık ve tecrübe sahibi olduk da ya ÇOCUKLARIMIZ,GENÇLERİMİZ?

Onların yardıma ihtiyacı olduğunda koşulsuz güvenmeleri gereken DİN adamları, HUKUK insanları ve Tıp doktorları değil midir?

Daha yazacak çok şey olmasına rağmen konuyu bir cümle ile sonlandırmak istiyorum.

"Bu pisliklerin ayıklanıp çukurlara atılıp üstlerine beton dökülmelerini Cenab-ı Hak’dan Niyaz Eylerim”…

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA