Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Cumhuriyet

26 Kasım 2014 Çarşamba 09:59

Açık açık söylüyorlar. Sesleri var. Tüm televizyon kanalallarına ulusal ve zaman zaman uluslararası haber kaynakları, iletişim sunuyor. Biz daha hala, acabalarla yaşıyoruz. Bir de mahallenin en efendi çocuğu bir Kemal var. Anlatıyor, anlatıyor anlatıyor. Ondan önce de Deniz vardı. O da şahane anlatırdı. Genelde doğru ya söylerdi. Fakat, dürüst ve aynı zamanda doğruları yapmak insanı sonuca götürmüyor. Sonunda Deniz bitti. Bir ülke düşünelim; camilerinden sabahtan akşama kadar, manevi efsaneler ve dolaylı ahlak dersi veren bir ülke. Cemaatin, yüzde 75’inin muhafazakar olduğu kesin. Bana kalsa bu oran en az %90 ama, tedbirli yazıyorum.

Derdim din düşmanlığı falan da değil. Din, allah kitap da değil. Gece gündüz, önce bir arapça söylem arkasından, bildiğin basit ama herkese gerekli ahlak bilgileri. Ve arada bir çıkıp, şöyle mucize, böyle olağanüstü, abartıları. Elbette olağanüstü de ortada mucize bir durum henüz yok. Olmaz da zaten; mucize olsa, açıklanamaz. Din kitaplarının eksiksiz tamamını, korkuyla ve kendi kendine, ben ne zavallı bir kulum kafasıyla, okumazsan, böyle mucizevi bir durum çıkmaz ortaya. Mucize olsa, bu kadar inanan var olmaz. Demek ki; orada söylenenler uygulanabilir. Uygulanırsa da, ahlaklı ve sistemle fazla kavga etmeyen, uysal, sorgulamayan, isyan etmeyen bir kitle oluşur. Bu da çok normal, din kurumları sistemi sorgulamak veya akılcılığı öne alacak olsa, her konunun sonunu bir yaratıcıya veya onun ödül ve cezalarına bağlamaz.

Cezaların da çoğu başka bir dünyada. Allahtan, ahlaksız insanlar; pisliklerinin sınırlarını bilmiyor da, başlarına hukuk sistemleri veya diğer ahaksızlar bir bedel getiriyorlar. Bu getirme de “bela”. Yani bir belaya kalıyor,iş artık. Günün birinde o Allahın zalimi olan tipleri, tepetaklak gidiyor. Bunun nesi mucize?

Korku, genelde diğer tarafta. Cehennemler, ateşler yangınlar acılar. İşin en sapık tarafı da cehennemi sürekli hatırlatanlar da, zalimin kendisi. Ahlakı da almış koynuna, sevişe sevişe, içine ediyor ahlakın, barışın içine. Bayılıyor, cahiller yatatıkları köleleri olan emir almaya programlı ordularına, kendileri de o orduların başkomutanı. Herşeyin başı sanıyorlar kendilerini. Bilgisiz cahil, hırsız ve zavallı. Acımıyorlar, tarihlere insanlara ve doğaya acımadıkları gibi.

Katil oluyor, arsız oluyor, boş tipler oluyor. Yalan söylüyor, eziyor, büküyor. Çatır çatır yaşam söndürüyorlar. Var mı daha ötesi? Bütün bunları yapan, halkını ülkesini ve bazen de kocaman dünyayı tehlikeye sokuyor. Onlara faşist deniyor, zaman zaman karizmatik. Okumayan öğrenmeyen, sürekli yalan söyleyen adama dahi diyen de var. Bu cellatların, en bilineni bir Alman. Avusturya kökenli, bir teknik ressam. Aslında ressam olmak istiyor fakat yeteneksiz. Sosyalistim diyerek, faşistin de değil manyağın en önde gideni oluyor. Halk bu dangalağa oy veriyor. Dünyada, Alman için en son söylenecek şeydir, aptal genellemesidir. Tüm dünyada, Amerikan ve İngiliz düşmanlığı ılgıt ılgıt yayılır; fakat Alman’ın ne şeytan olduğunu; sadece okursan öğrenirsen anlarsın. Örneğin bu ülkedeki, çok büyük anarşik ve terörist eylemeler mutlaka bir Alman ajanı parmağı olur. Bunu üst düzey, ballar gibi bilir. Bilir de çok ilgi çekici olmadığı için üzerinde durulmaz. Onun yerine, yel değen herkese ajan dersin olup biter. Gazeteci geçen yıl teröristti, bu yıl bence daha çok satılmış duruyor. Günün 17 saati sorgulama alışkanlığı kazanmaması için; din, gelenek, görenekle, medyadaki palavracılarla uyutulan toplumdan da fazlası beklenmez. Bu; ne aptallık ne beyin durması. Bu cehaletin tavan yapmasından başka birşey değil.

Şimdi gelinen nokta şu: Acaba “Yeni Türkiye” demek; Cumhuiyet’e veda mı demek? Şu an bana Cumhuriyet’in  bir tane ilkesini göstersinler, peşinden gidecek, kitlelerin çoğunlukta olduğu. Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Hürriyet, Eşitlik, Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti. Ya da ne dersen o? Cumhuriyet yıkılır mı? Yıkılmaz mı? Bilemem değil. Biliyor. “Yı-kı-lır”. Al kendin karar ver. Bana değil git onu bir başka müezzine sor.

Kesin bir açıklaması vardır. Yoksa da vardır. Haydi geçmiş olsun. 2023 çok geç; öyle sabırla beklenecek bir süre değil. Birazdan ışıklar yanacak. Kusura bakmayın! Filmin devamı var elbette. Şimdilik sadece film koptu. Evel Allah; at sineğinden çok artistt var memlekette. Siz yeterki, hidayete hep böyle yol verin. Daha çok mucize var hayatta. Şimdilik eserinizle guru duyun bari. Hep beraber yarattınız bu efsaneyi. Kaldır kolun oynasın; yak cezveler kaynasın... İşin ucu size dokunana kadar, ülke süper. Az kaldı....

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA