Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Cumhuriyet ile gidenler

10 Eylül 2016 Cumartesi 12:54

İnsan, kaşını beğenmez yaptırır. Burnundan sümük damlar, siler.
Karnı acıkır yemek yer. Bu hallerde yapılan eylemlere, genelde kimse karışmaz.
İnsanın en zor hali ise aptallığıdır. Kafası çalışmadığı zaman, çok az yol vardır bu engeli aşmak için.
Anasını sattığımın, aklı, para ile alınmaz. Birinden nakledilmesi de zordur.
O zaman, kader deyip katlanmak gerek, salaklığa.
Görüldüğü ve anlaşıldığı gibi yazarken de inandırıcı değil. Uygulanamaz da her toplumda.
Bir insan, ben salağım diyerek kabuğuna çekilmez. Çünkü cahil ve aptal insan; çoğu zaman, akıllı ve bilgili insanlar tarafından dışlanmayı, yediremez kendine.
Bunun nedeni, hırstır.
Akıllı insan da hırslıdır. Hırsı ile bilgilenir ve kazandıklarını aklı ve çalışkanlık ile elde eder.
Akıllının, çalışkanın ve dürüstün; namussuz, aptal, hırsız, yalancı, katil bir alçağın önünde olması gerekir. Bu gereklilik, toplum sağlığı için şarttır.
 Bu şartın yerine getirilmesi ise, yasalarla güvence altına alınır. Türkiye’yi saymazsak, doğrudur bunlar.
Aptal ve cahiller; hukuk devletinde, asla namussuz ve şerefsiz bir hırsızla arkadaş olup, satılmışlık yapamaz. Yaptığı anda yasalar ona ceza verir.
Hırsız bir insan, ben çaldıklarımın hesabını, ahirette vermek isterim diyebilir. Sözdür, söylenir Salaktır, o yüzden böyle de isteyebilir. Cahil de olabilir, hırsız. Bunların dışında, toplumu dinle kandırmak için, bu yolu deneyebilir, alçaklar. İşte hukuk, hemen onları da  yakalar ve yine ceza verir.
Akıl ve hukuk yanyana geldiğinde, onun karşısında, ne aptal, ne kurnaz; ne de cahalet durabilir.
Daha anlaşılır olsun isterseniz söylediklerim:
“Kıçı,başı veya memeleri yeterli olgunlukta ve orantıda olmayan kızlar güzellik yarışmasına giremez, mesela”.
Bilirkişiler, kızların memelerinin çevresi 90 cm, beli 60, kıçlarının ölçeğini de 90 cm olarak, kriter koyarlar.
Aynen iş hayatındaki durumda böyledir. O ölçeğe uymazsan, o işi yapamazsın. Gazetecilik yapmak için, akıllı soru sormak, iyi yazı yazmak veya hedef kitleyi iyi tanımak gerekir. Salak ve cahil gazeteci, sadece saçmalar ve kısa zamanda kovulur, Türkiye’yi saymazsak.
Devlet kurumlarında belli işleri yapabilmek içinse, sınavlar vardır. O sınavları geçemezsen, devlet kurumunda o işi yapamazsın. “Yaparsan ne olur” değil; yapamazsın. Nedenyapamazsın? Çünkü, aptal biri akıllı birini yönetemeyeceği için, o devlet kurumundan başlayarak devlet çöker gider. Sınavlar, aklı ortaya çıkarmak içindir. Yeteneği geliştirmek içindir.
Sınavları geçemeyenlerden, salak ve cahil olanların durumu ise, cumhuriyetin dinamiği değil; dinamitleridir. Dinamikler, çalışkan olanlardır. Ertesi yıl yeniden sınava girerler. Salaklar ise çalar soruları, kolayca.
Sınavları kaldırıp, aptal ve cahili; zeka ve bilgiye amir yaparsan, cehalet, asla yasa ve hukuk arayışı içine girmez. Çünkü, devlet; hukuka yakınlaştıkça, namussuz ve yalancı aptallar; koltuğu ve makamı kaybeder.
Aklın tutuluğu, hergün dile gelen ülkelerde sorun budur.
Sorunu anlatabilmek için; sorunu çözülmesinden, mutlu olabilecek  bir insan grubu olması lazım. Ülkemizde sorunlardan mutsuz milyonlar vardır. Yok olan, akılların dinsel korku ile sindirilip, hapishanelerin bizden olmayanlarla, doldurulmasıdır.
Alan, satan,çalan, vuran, soyan sorundan çıkar sağlayıp, keyif aldığı sürece, akıllı insan,  sivil hayata hapis olmuş demektir.

Yasalar olsa da olur olmasa da. Hukuk devleti ve onun farkının, özgürlük denen aşk olduğunu, anlatabilmek için, yanlış zaman, yanlış insan, boyutu, işte yaşanan sorun bu. Çok basit ama çok geç bile değil. Henüz farkında olmaya bile başlamadık, cumhuriyetle gidenlerin ne olduğunun. Hukuk ve ahlak, sadece başlangıç. Oysa yitik yaşamlar çoktandır, sahnede.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA