Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Cumhuriyet ve bayram

30 Ekim 2016 Pazar 14:56

                   
Bilmeyen insan, eğer aklı da kıtsa, çok fazla mutsuz olmaz. Bilgisizlik ise elbette her alanda olamaz. Her insanın mutlaka iyi bildikleri de vardır. 
Bir insanın, iyi bildiklerieğer yaşanılan yerlerde değerli ise, o insan o toplumda saygı görür.
Hırsızın ahlaksız, zillinin namussuz, hovardanın, çapkın veya çapsız olması da bundandır.
Hırsız eğer, namuslu insanın sahip olduklarını çalıyorsa, ona ahlaksız denir.
Aksi durumda, hırsız bir haksız kazanç elde etmiştir. Cumhuriyet buna izin vermez, normalde.
Gelişmemiş, cahil ve az biraz da şaşkınlık yaşanan toplumlarda, haksız kazanç eğer diğer suç ortakları ile paylaşılırsa, işin adı değişir.Yani, hırsız, hırsıza hırsız diyemez olmuştur. Bu durum; ne hırsızın suç ortaklarının aptallığını;
ne de kendisine ait yüksek bir çalma veya kaçırma zekasını gösterir.
Bu ahlaksızlığın, diğer önemli bir kanıtı, hukuksuzluktur. Belge belge hukuksuzluk yerini, mafyacılığa, dolandırıcılığa ve cinayet şebekelerine bırakır.
Bu kokuşmuşluğun, net ve belirlenmiş olması ise, onun açıklığını göstermez. Korkuyla yaşayan toplumlarda, pislik; dinsel veya başka sebeblerle, çok kolayca gizlenebilir. Çünkü kadercilik, resmi kurumlarca, topluma aşı şeklinde zerk ediliyordur.
Kafayı yaşadığı ülkeye, ezikliğini siyasi lidere gömen, düşünmek yerine, sürüklenerek yaşamayı seçendir, aslında en çağdaş hırsız. En başta çocukları sonra da çevresinde yaşayanların geleceğini satar. Satar dedim, bu kitlesel cehalet ve namussuzluğun, hobi veya merak adlı bir nedeni yoktur. 
Nedeni; kişisel satılmışlığına ödenen, genelde resmi bile olan belgeli ve makbuzlu bedellerdir. Bu ünvan da olur para da.
Tüm bunlara sebepse, din adı altında gerçek dinlerin bir tanesi ile bile ilgisi olmayan, dünya malına olan aşırı tapınmadır. Kişiliğine, herhangi bir ahlaki değer ekleyemeyen, yoksulluk mahkumu, çoğu insanın açmazı da budur.Mal, para ve güç. Toplum yere çakılırken; değeri olan namus ve ahlak; yerini, hukuksuzluk veya hırsızlığa bırakır. Demokratik sandığı ülkesinde emir ve korku; eğitimsiz insan çalmaya devam ederse, o topraklarda ne özgürlük kalır ne de onun en çağdaş uzantısı Cumhuriyet.
Terörist başlarına, yeşil pasaport, terörün kendine 3-5  eşkiya diyen devlet başkanı ile gelinen noktada;ortada ne bir aptal halk vardır; ne de demokratik bir resmi de olsa yönetim. 
Dünya çapındaki, düşüncesiz bir sosyalist yazar tarafından, %60 salak denen, halk ise sanırım bizleriz. İşte faşizm, tam da budur. Bize halk olarak salak diyen adamın, siyasetçilerin aklına okkalı bir sözü olmamasıdır faşizm. Soru ise, ülkesinin % 60’ı salak olan toplumu, yöneten siyasetçilerin % 60’ının ne olduğudur. Ne olacağı değil?
Adı Cumhuriyet; kurucusu Mustafa Kemal ve şimdilik kendisi ölümsüz bir kahraman Atatürk’tür. Bayram olsa ne olur olmasa kim sallar, yobazlığı?
Onun kurduğu parti, bütün bir yıl koltukta, yayılmış. Sonunda, 29 Ekim günü yürümüş yürümüş ve ne yapmış? Hiç bir şey. Yatıp kalkıp; Tayyip Bey’e dua etsinler, o konuşuyor da bunlar % 25 oy alabiliyor. Bence almasalar, belki daha hayırlı olur o %25 oyu. Bir işe yaradığı yok çünkü.
Girdiği her seçimi kaybetmiş bir adam, bana deyin demokrasisini, neyin Cumhuriyet’ini sapa sağlam teslim edecek? Teminatmış güya!
Halk Partisi, adı artık gerçekten çok komik bir dernektir benim için; Özellikle 29 Ekim ve 23 Nisan günleri iyice geriyor beni bu partinin beceriksiz, adamları 
Tıpkı, demokratik hukuk devletine; anlamsızcaverilen kurbanların, hesaplarının sorulamadığı gibi. Kimse uğraşmıyor bu işlerle.
Boş, anlamsız ve dibe doğru götürülen insandır, unutulan en başta. Yoksa Cumhuriyet ve bayram hep aklımızda. Kutlu da olsun mutlu da.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA