Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Dayak ehliyeti!

03 Ekim 2015 Cumartesi 10:42

Güçlü koltuklarda oturan bazı şahsiyetler elleriyle, dilleriyle, ayaklarıyla vahşetin çeşitlerini yaşattırıyorlar masum insanlara. İnsanların başına gelen acımasız olaylar karşısında onları düze çıkaracak sistemler çoğaltılacağına ateşe benzin dökmeye devam etmenin kime ne yararı olacak bilen varsa söylesin. 

Bu kadarı da olmaz diye düşünmekten yorulduk. İsyan etmekten de yorulduk. Bizim delirmemiz için gösterilen üstün çabalarınızı takdir etmeden geçemiyeceğim ama sizlere diyecek bir çift sözüm olacak. 

Acımasızlığa, sağlıksız ruhlara seslenelim de fazla umutlanmasınlar. Biz delirmeden sizlerin yok oluşunu göreceğiz! 

“Acımıyor artık canımız”! Bundan sonra “ İnsanlar nasıl dövülür “ ehliyeti veren kurslar açsanız da, ülkenin tüm stokları biber gazlarından oluşsa da bu iş böyle gitmeyecek. Amacınızın ne olduğunu anlamış değiliz. Kimler size nasıl eğitti bilmiyoruz. Beyinlerinize nasıl bir program yüklendi onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz tek bir şey var ki her şeyin bir sonu olacağı. 

Hatırlayın hadi SOMA faciasında ölen kardeşinin cenazesinin sarılı olduğu battaniyeyi yıkayıp temizleyip Kızılay’a iade eden o kardeşimizi yakınınıza alıp bir süre izleyin derim. 

Akil insanlar aklıma geldi birden . Hayırdır sesiniz kısıldı. Orhan Gencebay, Lale Mansur, Hülya Avşar, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Yılmaz Erdoğan ve diğerleri. Coşkulu edanızla göze girmek için fiyakalı demeçlerinize n’oldu? Hepiniz desteklediğiniz kişilerin seçmeni değil taraftarlarısınız. 

Artiz bozuntuları n’olcak! 

Ortalıkta tekme tokat havada uçuşurken, kavga gürültü küfür, dayılanmalar prim yaparken siz neden çıkıp da insani davranışlara yol olacak bir yolculuk hazırlığında değilsiniz? Taraftar mantığı farklıdır. Taraftar taraf olduğuna mantıksızca ölümüne bağlıdır. Hastalıklı beyinler gibi… 

Kimlik kaygısı olan kişilerin taraftar olma eğilimleri her zaman fazladır. Kendilerini bir güç kanadının yanına atar ki, başka insanların yanında suni bir kimliğe bürünürler. Aslında acınası bir durumdur bu. Taraftarlarınızı da alıp oturup bir düşünün, biz neden ve neye hizmet ediyoruz diye. Ya da gelin içinizde yok olmaya başlayan sevgi kırıntılarını büyütmeye and içelim.

Erkek anaları başı boş bırakılmamalı evlatlarını yüreklerinde sevgi ve ilgi ile büyütmeliler ki kimlik yolculuğunda tıkanıp potansiyel olmasınlar…

Tanıdığım öyle adamlar var ki; kavgacı, cezaevinde yatmış, yumruğu daimi hazır, ağzı küfür kokan… Hepsinin de ortak bir durum gözlemledim. Anneleri ya terkedip gitmiş ya da akrabalarından birilerine büyütsün diye emanet etmesi yetmemiş gibi baba faktörü de kişilik gelişmelerinde kezzap etkisinde olmuş.

Bu adamlara da yazık bu adamların hışmına uğrayan masum insanlara da yazık... Müslüman adam hatasına tövbe etmeyi de bilir! Maço astığı astık kestiği kestik bıçkın adamlara bence “ADAMLIK” yakışır! 

Azıcık gurur kırıntısı var mı görelim..

Mutlu Kalın 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA