Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Doğurdunda ana mı sandın kendini?

09 Mayıs 2015 Cumartesi 16:26

Doğuran her kadın “Anneyim” diye ortalıkta dolanmasın.

Kadın, evli bir adamın yaşadığı yere kızıyla kalmaya gidiyor. Oysaki bu kadın kocasını kendisini aldattığı için bir süre önce boşamış.

Bu kadına soruyorum;

Be beyinsiz, be aklı bacak arasında sıkışıp kalmış sen nasıl olurda küçük kızını yan odada uyutup sende yatak odasında evli çocuk sahibi bu adamla beraber olabiliyorsun? Hem de defalarca. Adamı kendine koca yapma hayallerin sonuç vermeyince bunun manevi huzursuzluğunu hiç hissetmiyor musun? Bilesin ki, o adam senin kızına da farklı gözle bakmıştır. İnsanların ruhunda iğrençlik diz boyu olduğu için…

N’oldu evlendin yine aldatıldın yine boşadın adamı.Tekrar evlendin yine aldatılıyorsun….

Kadının kadına yaptığını şeytan bile yapamaz desem hiç de yanlış olmaz.

Diğer bir kadın ise ergenlik yaşındaki kızıyla beraber yaşıyor. Yaşadıkları eve sevgilisini de getiriyor.

Kızı anlatmaya başlıyor; “Leyla teyze banyodaydım adam kapıyı çalmaya başladı. Banyo dolu diye bağırdım. Adam dolu olduğunu biliyorum zaten diye cevap verdiğinde o zaman kapıyı neden zorluyorsun hayvan dedim. İçimden ama…”

Zavallı yavrucak kendini nasıl koruyacağını bu iğrençliklere nasıl göğüs gereceğini bizzat yaşayarak öğrenmek zorunda kalmış. Onda o ana müsvettesi varken.

Annesine şimdi hep beraber soralım;

Anayım diye ortalıkta dolanan kadın sen ne halt edersen et ama kızının yaşadığı alana hiç kimseyi yaklaştırmaman gerektiğini omuzlarının üzerinde taşıdığın o içi boş kütleye sokman gerekiyor.

Defol git adamın evine. Defol git otel odasına. Defol git Cehennemin dibine!

Şunu da belirtmeden geçmeyeyim kadına kendisi bir yaşam sunamayan adamları da kendi yatağına alan kadınlara acıyorum…

Zavallısınız be…

Sen kendi ellerinle kızına nasıl bir iğrençlik yaşattığının farkında mısın?

Yukarıda ki bu 2 örnekteki kişileri de maalesef bizzat tanıyorum.

Leyla anne olarak ben biraz eski kafalıyım!

Başıma ne gelirse gelsin çocuklarım için ölümüne savaşırım. Kızlarım için yanlış olan ne varsa onlarla asla temas ettirtmem. Buna gayret ederim. Milyon kez aldatılsam da sadece hınç almak, ego tatmini yapmak için asla ve asla çocuklarımın ne başka adam ne de başka kadın önünde büyümelerine müsade etmem. Etmedim de…

Evliliklerde ayrılıklar çoğu zaman doğru karardır. Lakin çocuklar sizlerin özgürlüklerinizin önündedir. Kadının da erkeğin de ayrıldıktan sonra özel hayatları olabilir olmalıda..Fakat çocukları bu ilişkilerde pinpon topuna çevirme durumları tamamen cezalandırılacak türdendir.

Yukarıda ki örneklerde ki kadınları şöyle tanımlıyorum; Doğurmuş kadınlar bunlar. Bunların Anneliklerinden söz etmek yanlış olur kanaatindeyim.

9 ay karnında taşıyıp sonra doğurarak anne olunmuyor. Kimse artistlik yapmasın yemezler…

Ben ikiz çocuk taşıyıp, toplamda 6 kilo çocuk doğurdum. 1 yıl tüm hayattan izole yaşadım. Detaylarını bilseniz bu kadar da fedakarlık fazla olmuş derdiniz. Doğurduktan sonraki süreçteki yaşanılanlar tamamen benim tercihim olduğu vurgusunu da yapmadan geçmeyeyim. Buna rağmen ben diyorum ki; "Anneliğim kızlarımı büyütürken verdiklerimle, fedakarlıklarımla, vazgeçişlerimle ölçülebilir”. Onlara karşı duyduğum sorumluluk duygusu Onlara karşı duyduğum vazgeçememe duygusu Onlara karşı duyduğum onlar olmadan ben olamam duygusu Onlar için her şeyin en güzelini başarma çabası duygusu…

Tam da bu anda hissettiğimi paylaşmadan geçmeyeyim. Bu makaleyi yazarak değil de sesli, karşılıklı konuşarak oluşturmayı isterdim. Konu o derece hayati çünkü.

Dişini tırnağına takıp kendi zevklerini yok sayıp evlat sorumluluğunu öncelik yapan, çocukları için dünya’yı tersine çevirebilecek gücü içinde hisseden başta Ulu Önder ATATÜRK’ün annesi ZÜBEYDE anne’nin, kendi annemin ve tüm annelerin günü kutlu olsun.

Ha unutmadan öyle babalar var ki birçok anneden daha iyi anne diyebileceğimiz onları da bu anlamlı günde unutmayalım. Tıpkı kızlarımın biricik babalarını unutmadığım gibi..

Özet çıkaracak olursak çocuğu olup özgür yaşamak arzusunda olanlar hiç değilse çocuklarınızın lise eğitimleri bitene kadar sıkın dişinizi…

Naçizane… Anne yüreğinden çıkan bir tavsiyeydi..

Ya da doğurmayın…

Mutlu Kalın 

Leyla Liman Oruç 

İnstagram/leylalimanoruc 

Twitter/leylalimanoruç

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA