Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Dombidi Fakültesi

24 Temmuz 2013 Çarşamba 00:05

Son zamanlarda, özellikle üniversite öğrencisi olmuş veya olacakların kabuslarını yine yazmak zorunda kalıyorum. Gerçekten bir facia şu an üniversitede okumak. Devlet üniversiteleri, çoğu arkadaşın hayali. Kiminin hazırlanma koşulları, kiminin de zekası el vermediği için bu süreç kolay işleyemiyor. Kafa konusuna yapacak, bir şey yok. O zaman geriye para konusu kalıyor. Çoğu insan ülkedeki öğrencilerin, okul paralarının aileler tarafından karşılanmasına karşı. İyi güzel de durum ne acaba? Durum şu: diyelim "ben çalışıp; para kazanacam sonra da okul harcını ödeyeceğim" dedin. Dersin; orada hiçbir sorun yok. Sorun; sana bu parayı verecek iş yeri nerede? Yok. Aynen öyle; açık seçik yok. O zaman ne yapacaksın? Ailenin üstüne çörekleneceksin. Çöreklensen de yetmiyor. Azraille sevişmek bile belki daha kolay!

Hadi  böyle olmadı da şansın iyi gitti. Okuldan bir de burs aldın. Kayıt sırasında "burslar kesinlikle kesilmeyecek" dendi. Ama rektörlük kararıyla kesildi. Git şikayet et bakalım ne olacak? Hiçbir şey. Elbette her üniversite için değil ama çoğunda durum bu.İnanmayan üniversitelerde okuyanlara sorsun. Onu da bırak, şu okul tanıtım kampanyalarına bir bak. Oradan anlarsın ne kadar bilimseller. Tanıtımların çoğu, son derece boş ve Salı Pazarı ağzının bir adım ötesinde değil.

***

"Sen ve biz, bir dünyaya bedeliz". "Dünya ile köprü kuran şehirde; sen de dünyaya bir köprü kur". "Okul bitmeden iş; iş bitmeden gelecek garantisi". "Falanca ünlü de bizde hoca". "Bilmem ne iş adamı kararını verdi Dömbidi Fakültesi" dedi. "İngilizceyi zaten senin olmuş bil; yanında Rusça, Almanca, Çince, Arapça". Yok artık devenin nalı!  Ama daralıyor insan.

Çok karışık durum, kafan ne kadar çalşıyorsa, o kadar bunalımdasın.

Vakıf üniversitelerinde bölüm birincisi olarak devam ederken, harç parası fazla geldi, devlete geçmeye karar verdin. Bak başına neler geliyor.

Sen okula girerken 10.000 lira olan harç en az % 20 artmıştır. Artmayanı yok. İyi o zaman devlete geçeyim, dedin. Herşeyi aşsan, İngilizce var. Allahın aşkına, okullarda, kantinler, sıralar hatta helanın bile denetimi var da şu İngilizce'nin neden tek bir denetimi yok. Ama ustura gibi sınavları bol bol var. Yetkililer bilmiyor mu?

***

Bu ülkeden İngilizce, okullarda öğretilemiyor. O zaman öğrenci ne yapsın. Ülkeye erasmusla gelen kızları kaçırıp yabancı Dil dersi mi alsın? Çıldırık bir halde dolaşıyor arkadaşlar. Y.Ö.K' e alem karşı ama ben şahsen karşı falan değilim. Birileri denetlediği halde, resmen bazı okullar sirk gibi. Ben yalancı olayım; kötümser olayım. Hepsine kabul. Çok lünpen veya züppe olmayan sıradan bir öğrenciyi çağırıp sorsalar anlatır. Yazık vallahi, il il gezen sınav sınav dolaşanlar var. Ve okul harçlarını çalışmayla ödeyemedikleri için, delirmek üzereler. En ufak konuyla ilgilenen biri olsa; çözümü de basit ama kimse yanaşmıyor. Varsa Gezi Parkı; yoksa Taksim Direnişi. Medyadaki arkadaşlardan çok fazla bir destek çıkmaz. Bunu suçlamak için söylemiyorum. Penguen'in şirinliğine sığınan kafa bu kadar olur. Ama  konuyu altaracak bir makam da çok zor. Var ama ulaşabilmek imkansız. Konu yine Başbakan'ın şahsi kişisel ilgisine kalıyor. Umarım, birileri bunu iletir de insanlar azcık rahatlar.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA