Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Dr. Füsun Yüksel

13 Haziran 2013 Perşembe 06:56

Ankara bir çok insan için çok farklı anlamlar ifade edebilen bir yerdir. Nesi meşhur derseniz; onu fazla bilmem. Aslında bilirim ama yazacağım şey, çok işime gelmez. Bir de tam olarak doğru değil.


Mesela Ankara politikacı yetiştirir desem, yalan. Çünkü, Ankara daha çok yetişmiş politikacıyı hizmete sokar. Eskiden, mezunu olmaktan gurur duyduğum Mülkiye bu işi yapardı. İyi mi yapardı kötü mü? Sonuç ortada işte. Genelde Başbakan yetiştirememiş ama binlerce parlamenter sokmuş hizmete. Artık hizmete mi sokmuş; yoksa parlamenterler daha çok kendine mi hizmet etmiş? İsteyen istediğini söylesin. Eğer konu Başbakanlarsa, Marshal yardımını alanından IMF'yle ipi kesenine kadar her türü var. Ama bütün bunlar, yine Ankara'nın nesi meşhur sorusunu açıklamıyor. Kitaplarda, armut veya kedi yazar.

***

Ben şahsen 30 yıl yaşadım böyle bir "meşhuriyete" tanık olmadım. Gördüğüm ve geç de olsa anladığım, insanı ve arkadaşı meşhur Ankara'nın. Öyle menfaatçi olmayanından, ne alırız ne veririz demeyeninden, uzman, başkan, doçent, profesör oldum diye, Concorde gibi bozuk burnuyla uçmayanından insan.

***

"Naber laa" diyen adamın içtenliğidir, aslında tüm yazdıklarım. Bir de aşırı bir hemşericilik. Sanki aynı köyün aynı sokağındaki Cemal Emmi'yi hatırlayan iki eski dost gibi.Bizim Cemal Emmi'de gazi. Hangi gazi?

 Hani ismi Mustafa Kemal olan. Hani lisesi olan; Ankara Atatürk Lisesi. Oradan Füsun Yüksel. Kim bu? Doktor. Lisede ne kadar olgun ve aklı başındaysa, azcık büyümüş ama yine aynı.Yine yardım sever, yine cin gibi ve sakin ama hızlı.

Şu; iletişim bozukluğunu, çoğunun kişisel iletişim namıma tek bir ders almadan mezun olduğunu yaza yaza bitiremediğim meslek sahiplerinden. Hani şu Latince terimlerle vatandaşa açıklama yapmaktan bıkmayanlardan. Ama bu o değil. Bu benim arkadaşım olanı. "En iyisi" desem derim. Gerçi diyeceksin sen onlarca yıldır onun için  ne yaptın? Cevap veriyorum; hiç bişey.

***

Fakat o öyle bir insanlık yaptı ki; Omurilik ameliyatı olacağımı sırıtarak, anlatmaya çalışan, "korkma yağw" demeyi sakinleştirici sanan doktor efendiyi bile unuttum.

İki şeye takıldım; Füsun gibi akıllı kızları 20'li yaşlarda o yaşlardaki garantici ve akıllı erkekler hemen kapıyor. İki, zeka yaşa başa bakmıyor.

Ama Ankara'nın kedisini hipotezi gazozdur. Bundan sonra varsa yoksa doktorudur  benim için. Arkadaşı sağlam seçmişiz de rahat oldu herşey..

Telefon ve facebook yaparken yarı geyik yarı kakara, iki günde hop, Füsun'cum beni yolladı ameliyata. Ameliyatı yapan kardeşimiz de yine Ankaralı bir doktor. Adam sürekli güler yüzlü, Dr. Başar Atalay.

***

Ameliyat mı yaptık yoksa başka bir iş toplantısı veya eğlence mi belli değil? Omurilik Fıtığı ameliyatının 2. günü "istersen eve çıkabilirsin" dediler. Rüya gibi, tıpış tıpış yürümeye başladım.

Fakat sevgili seçiminde genç yaşta yapamadığım garanticiliği burada yaptım. İki gün daha kaldım hastanede.

Gerçi omuriliğe çok yüklendikten sonra kafam, garanticiliğe bastı. Ama olsun.Hacettepe ve Ankara Üniversitesi çıkışlı; Ankara ekseninde buluşmuş olduk. Galiba da en çok ben bir şey öğrendim bu buluşmadan; insanlık adına. Teşekkürler Füsun'cum...

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA