Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Drogba senden özür dilerim

15 Mayıs 2013 Çarşamba 00:13

Sevgili Drogba!

Senden binlerce kez özür diliyorum.
Sana tutup muz gösteren o yaratık var ya
İşte onun rezilliği için senden özür diliyorum.
Bir Fenerbahçeli olarak
Bir Türk olarak
Milletime de taraftarıma yakıştıramadığım o görüntü için...
Geçmişinde Zencilerle bir arada yaşamış dedelerin torunu olarak
Senden ve Dursune Şirin'in o aziz ruhundan özür diliyorum.

ARAP  BACI

Diyeceksin ki Dursune Şirin kimdir?
Sevgili Drogba, sen onu nereden bileceksin ki...
Benim çocukluğumun nane şekeri idi Dursune Şirin.
Aile filmlerinin çoğunda karşımıza çıkardı.Konakların ev işlerinden sorumlu kadın rolünde oynardı.
Şişman; ablak yanaklı bir Zenci kadındı.
İyi yürekli, saf, yardımsever, insanlara kolayca inanan ve bu yüzden 
de kolay kandırılan bir kadın tipiydi.
Onun yaramaz çocuklara peltek peltek  söylediği sözlere ne çok 
gülerdik.
Dursune Hanım; bizim çocukluğumuzun neşe kaynağı idi.
Biz millet olarak; onu kendimizin; ailemizin bir parçası sayardık.
Onun etnik kimliği Zenci değildi. Biz ona Arap bacı derdik.
Bacı; kardeş demektir.
Arap bacımızdı o bizim.
Hatta tekerlememizdi:
"Yağmur yağıyor
Seller akıyor
Arap bacı camdan bakıyor"
Bakışı da hep gülümseme
Halbuki, gerçekte o; Afrika'dan getirilen İstanbul'da Esirciler 
Hanı'na tıkılan Oradaki esirciler tarafından İstanbul zenginlerine 
satılan bir köledir.
Daha doğrusu o geleneğin sembolüdür.
Ama sevgili Drogba; bu millet; geçmiş yüzyıllarda Afrika'dan getirilen ve konaklara hizmetçi olarak satılan o kadınlara, erkeklere asla köle muamelesi yapmadı.
İspatı ortadadır. Esirciler Hanı'ndan parayla satın aldığı bu insanları; Türk halkı evine soktu. Onu ailenin bir parçası yaptı. 
Zencilerden saraya alınanlar önemli devlet görevleri üstlendiler.
Yani Avrupalıların yaptığı gibi biz Zencileri zincire vurmadık. Amerikalıların yaptığı gibi katletmedik. Tarihimizde; insanlara rengi, soyu, boyu için yapılmış bir saldırı yoktur. Biz Zencileri kendimiz bildik; onlara Arap dedik; saygı gösterdik.Milli kimliğimize, Atatürkçü duruşumuza, Fenerbahçeliliğimize  hiç yakışmayan o çirkin hareket için senden tekrar özür diliyorum.
Sen Galatasaray'da oynasan bile renginle de varlığınla da ruhunla da 
bizim ana baba bir kardeşimiz ölçüsündesin

KATİL GÖMLEĞİ

Maalesef Türkiye'de futbol giderek insan dışı yaratıkların kendilerini gizledikleri bir kamuflaj elbisesine dönüyor. Drogba kardeşimize ırkçı saldırıda bulunan yaratık bir taraftan çıkıyor; futbol uğruna 19 yaşındaki Burak'ı gözünü kırpmadan öldüren cani de öbür taraftan.

Bir Fenerbahçeliyi öldürerek rahatlayan  o eli kanlı katil; kendisini bir kulübün savunucusu görüyor.
Eminim ki Galatasaray taraftarı da o katili lanetliyor. Tehlike ve tehdit işte bu çeteleşmiş taraftardan geliyor:  
Türkiye'nin futbol iklimi kan kokuyor, kan!

Futbolcular kışkırtıyor; hakemler izin veriyor; yöneticiler ateşe 
benzinle gidiyorlar. Taraftar gömleği giymiş çeteler ortalıkta ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım; sözde Fenerbahçeli bir grubun yaptığı spor dışı işleri açık açık şikâyet ediyor ama savcıların kılı bile kıpırdamıyor.
Siyasetçiler oy korkusuyla konuşmuyor.
Türkiye Futbol Federasyonu her halde Umre'ye gitti, geri gelemiyor.
Savcılar; sanki "İyi oluyor!" diye sessiz kalıyorlar.
Ortada koşuşturan polis...
O da kimi yerde hiç yok; kimi yerde vur deyince öldürüyor.
Herkes seyirci Türkiye; katil ruhlu taraftarlara teslim edilmiş 
sanki.

Benden söylemesi: Eğer önlem alınmaz ise bu iş dönüp dolaşıp Suriye 
sorununda olduğu gibi hükümeti vuracaktır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA