Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eğer çözüm olacaksa...
11 Mart 2013 Pazartesi 12:26

"Eğer çözüm olacaksa..."

Çandar: PKK 21 marttan sonra silahlı eylem yapmayacak, temmuz veya ağustosa kadar da çekilecek.

Radikal gazetesi yazarı Cengiz Çandar, Abdullah Öcalan’ın Nevruz’dan önce “çatışmasızlık” ilan edebileceğini ve PKK’nın Temmuz ayına kadar sınır dışına çekilmiş olabileceğini söyledi. Çandar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Öcalan arasında yeni bir Türkiye modeli çalışması olduğunu belirtirken, “Kürtlerin iktidar ortağı olacağı yeni bir Türkiye yapılanması bu. Şu anda bunu tabana söylemek çok sakıncalı” dedi. Çandar, "Eğer bu ülkede Öcalan ile çözüm olacaksa, o da çıkacak. Türkiye en sonunda da Öcalan’ı hapisten çıkaracak ve siyasi aktör haline gelmesini kabul edecek" dedi.

İmralı tutanaklarını yayımlayan Milliyet’e “Batsın senin gazeteciliğin” diye yüklenen Başbakan’ı eleştiren Çandar, “Basına baskı devam edemez. Türkleri susturup Kürtleri nasıl özgürleştireceksin ki? Başbakan'ın tek adam olarak herkesi kısıtladığı bir ortamda çözüm süreci yürümez. Sansür bitmek zorunda” diye konuştu.

Taraf gazetesinde “Pazartesi konuşmaları” köşesinde Neşe Düzel’in sorularını yanıtlayan Çandar şöyle konuştu:

 NEDEN CENGİZ ÇANDAR

Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor. Silahların susabileceğini, barışın gelebileceğini düşünebileceğimiz bir noktadayız. Ancak anlaşılmaz bir çelişki var karşımızda. Bu süreci başlatan iktidar, aynı zamanda demokrasiyi de budamaya uğraşıyor. 28 Şubat’ı çok andıran bir baskı ve sansür uyguluyor. O zaman da ortaya çok cetin kuşkular ve sorular çıkıyor. Demokrasisiz bir barış olabilir mi? Bugün karşımızdaki en hayati soru bu. Kuvvetler ayrılığına karşı çıkan, hukuku denetimi altına almak isteyen bir başbakan demokratik anayasa hazırlayabilir mi? Peki demokratik anayasa olmadan barış gerçekleşebilir mi? Medya üzerindeki baskıların arttığı ve özgürlüklerin olmadığı bir ülkede barış nasıl olacak? Bu büyük ve “tarihi” çelişkiyi Cengiz Çandar’a sorduk. Ortadoğu ve Kürt dünyasıyla ilgili araştırmalar yapan, kitaplar yazan usta gazeteci Cengiz Çandar yakın zamanda Mezopotamya Ekspresi isimli kitabını yayımladı. Türkiye’nin ve bölgenin kırk yıllık tarihini çarpıcı bir biçimde anlattı.

 
SANSÜR SÜRERSE ÇÖZÜM OLMAZ

Türkiye garip bir süreç yaşıyor. Bir yanda medya üzerindeki baskılar ve sansür artıyor, fikir söyleme özgürlüğü her gün biraz daha kısıtlanıyor. Bir yanda da barış görüşmeleri yapılıyor. Özgürlüklerin olmadığı bir ülkede barış nasıl olacak?

Milliyet’te, Öcalan’ın İmralı’da BDP’lilerle yaptığı görüşme notlarının yayınlanmasının ardından Başbakan’ın kullandığı dil ve bunun gazetede yol açtığı sonuçlar ciddi soru işaretleri yaratıyor tabii.

 
Nedir o sorular?

Demokratik ülkelerde gazetecilik, onun, bunun kriterine bağlı değildir. Demokratik ülkelerde gazeteciliğin objektif kriterleri vardır. Gazetecilik nasıl yapılmalı ya da nasıl yapılmamalı? Ne yayınlanmalı, ne yayınlanmamalı? Milli çıkar nedir, ne değildir? Bunların ölçüsünü ve tarifini tek bir adamın ya da bir iktidar odağının, bir partinin belirlemesi, Türkiye’nin şu anda içine girdiği rotayla hiç uyuşmuyor. Çünkü “çözüm süreci” demek, katılım demektir, çoğulculuk demektir. Geniş ittifaklar kurmak demektir.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA