Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Emir böyle

30 Ocak 2016 Cumartesi 12:19

  

Herşeyi bilen olmak çok zor değil bu ülkede. Hepsinden önce, dibe vurmuş cahil bir görgüsüz olmak gerekiyor; bu işe başlamak için. El etek öperek bir yerlere gelmek çok daha sonraki aşama.En başı aptallık bile olsa onu gizlemek en kolay süreç burada.
Bu tip hırslı ve beceriksiz maya kişilikli, kabartma tozu etkili zonta adamlar, dolmuş taşmış etrafa.İ nsanlar demedim çünkü; bu alanda çok zonta kadın çıkmıyor bu topraklardan. Yatak, iş ve para arasında yaşarken; araya televizyonu ve emirleri alan tipler bunlar. Hepsinden vazgeçiyorlar yeri gelince, para ve emirden asla. İliklerine kadar da satılabilirler; yeterki parayı gününde öde.
Ama en önemlisi hırslı oluyor bu satılmışlar; yine genelleme yapmış olmayım; kadınlardan çok fazla sayıda yok bunlardan. Varsa da mal belli; hepsi o.
Zengin ama sonradan; kişiliksiz ve doğuştan çoğu bu namussuzların
Öyle ortamlarda büyüyorlar. Emirlerle geçiyor zamanları. İlahlar emrediyor, müdürler, amiraller, mareşaller, yarı tanrılar, olmayanlar, hep hep çıkar;hep din hep dil; hep hırs. Sonunda itaat etmek bir tek yere varıyor, mevki ve para. 

Cehalet ve görgüsüzlük kalıyor geriye. Çünkü, eksikliğini hissedecek bir ortamları yok. 

Yalansa; bunların ikiz kardeşleri, sürekli atıyorlar. O yalanı bile kendi iradeleriyle değil; yine emirler atıyorlar. O kadar namussuzlar ki; gelen emri bile çarpıtıyorlar. Demeyene; dedi; görmeyene gördü; çalmayana çaldı; sevmeyene sevdi diyebiliyorlar. Ağlıyorlar, yalandan; gülüyorlar sahtenin ve aldatmanın daniskası. 
Sürekli kaygılı korkak adamlar bunlar, kocaman kocaman kafaları var; büyük büyük elleri, ama beyinleri, sivri sinek kadar. Yakaladı m; kan emmek işleri. Durmuyor elleri, dileri. Oynaşıyorlar.
Meslekleri ise şu an yazmak; yarın yazmamak, öbür gün, siyaset, ertesinde, din alım satımı; olmadı dilbalığı olup kaçıyorlar başka sulara; şerefsizler
Yatak, döşek hepsi var. Ama para hiç eksik olmuyor. Bildikleri bir şey olmadığından anladıkları tek şey para.
Ordan dalıyorlar Cumhuriyet’e; adı şimdiler terör. Bazen dış güç bazen, adı yok bu katillerin. Hiç biri diğerinden farklı değil. Hepsi de amirin ağzına yapışık. Vur de vursunlar; kır de kırsınlar. Öl deme; o zaman yanlış anlayıp öldürüyorlar.
Halk var bir de; henüz tam olarak o da belli değil; ne yaptığının farkı; açısından. Çünkü fark yok; aynı. Hilafeti bile getirirsiniz diyen Aydın’lı toprak ağası, önce CHP’li sonra Demokrat Parti neferi Adnan Bey.Öyle bir başlangıç yapmış ki; durmuyor, emperyal sömürü ve oyunlar. Hilafeti getirebilsiniz; laftır söylensin sorun yok. Onu getirene, neyi götüreceğini de anlatsaydınız bari. O zaman belki azcık, gözümüzün önü açılırdı. Anıt  mezar veya değil. Asmayın da yaşasın insanlar, öldürmeyin bari. Adnan Bey dahil; tamamı Nurlara sarılır umarım; boşa gitmedi emekleri gibi duruyor.
Süleyman Bey; Özal ve geldiğimiz enfes dönemeç. Vatandaşı, ayrıntılı olarak; Anayasa, Demokrasi, Başkanlık gibi veya böyle Siyaset Bilimi konularının önemli başlığıyla, zırıl zırıl oynatılan başka birtopluluk; sanırım fazla yok evrende. Bilgisiyok ama çeneler sağlam. Ne yapsın değil artık; geç onu. Emri sorgula azıcık lütfen.Bari onu kendi içinden gelerek yaptırsalar garibana. O bile emir gereği. Yoksa, değişen bir şey yok. Aynı tren, gidiyor. Raydan çıkana kadar. Son durak için sürünmelerin bitmesi gerek. Henüz buna gerek yok; kafalar güzel. Bakış aynı, gidiyoruz, gündüz gece, emir böyle mecburen, az kaldı. Neyse, Ekim’de vizesiz girecek mişiz Avrupa ülkelerine. Gülmüyorum çünkü ayıp.Bu ne arkadaş? Önce hayatta kalalım sonrası kolay; ahirete gitmek kötü. Yoksa vize sorun değil.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA