Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan: Yüzde 50nin değil yüzde 100ün partisiyiz
07 Haziran 2013 Cuma 16:44

Erdoğan: Yüzde 50'nin değil yüzde 100'ün partisiyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Maçka’daki Swiss Otel’de düzenlenen ’Avrupa Birliği Bakanlığı Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avruya Birliği için Ortak Gelecek’ konulu konferansa katıldı.

Türkiye haksız engellemelerle karşı karşıya. Avrupa Birliği Türkiye'ye verdiği sözleri unutmaktan vazgeçmelidir. Müzakerelerin başlamasının üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen sadrece 13 fasıl açıldı. Sadece siyasi ve ideoolojik sebeplerle 16 faslın müzakereleri başlatılamıyor.

Türk vatadaşlarına karşı haksız ve insan hakları ihlali olan vize rejimi artık kaldırılsın. Latin Amerika ülkeleri Shengen vizesinden istifade ediyor, müzakereci olan Türkiye bundan istifade edemiyor.

AB ahde vefa esasına dayanıyor, nerde ahde vefa. Demokrasinin ilkeleri bunlar değil mi? Türkiye'ye bunun gerekçeleri niçin açıklanmıyor.

Vize sorununun kısa sürede çözülmesi ve Türk vatandaşlarının AB ülkelerine rahatça girmesini beklediğini belirten Erdoğan, "Bu kaybettirmez zaten Avrupa'ya. Zaten 5-6 milyon Türk var Avrupa'da. Bu trajikomik durumu daha fazla sürdürmenin kimseye faydası olmadığını artık herkesin görmesi gerekiyor" dedi.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Bugün Türkiye'nin AB'ye ihtiyacından ziyade AB'nin Türkiye'ye ihtiyacından söz etmek gerekiyor. Biz AB ile yolumuza devam etmek konusunda karalı olduğumuzu defaatle söylüyoruz ancak bundan sonra sürecin tek taraflı olarak Türkiye'nin çabaları ile sürmesi de mümkün değil. Halkımızın inancı sarsılmış durumda. Kamuoyu araştırmalarında "AB'ye bizi alırlar mı sorusu'na yanıt yüzde 34. Bizi bu hale getirmeye kimsenin hakkı yok. 2004'te Türkiye yüzde 75'i konuşuyordu. Şimdi umutlarımız adeta yok oldu."

 GEZİ PARKI OLAYLARI

Korkunç bir dezenformason var sosyal meydanın yalan kampanyası var. Bizim demokratik talepler konusunda hiç bir sıkıntımız çekincemiz yok. Herşeyden önce muhatabıınızı bileceksiniz. Burda böyle bir muhatap söz konusu değil

Taksim gezi parkı ile ilgili animasyonla gösterileri ben 2011 seçimleri öncesinde İstanbul'la ilgili projelerimizi açıkladığımda kimsenin sesi çıkmadı.

Çevreci kardeşlerime sesleniyorum. Çevreciliğin ne olduğunu bilirim. İtalya'dan 10-15 yaş ağaçlar aldık ve E-5 kenarlarını ağaçlandırmayı ben yaptım. İstanbul'un çöl olmasına izin vermeyiz.

Koç Üniversitesi orman alanına yapılmıştır, onlarla savaş verdim, onbinlerce ağaç söküldü. Koç Üniversitesi ormanlık alana yapıldı. Bir Başbakan olarak onlarla savaş verdim. Onbinlerce ağaçlar Kilyos, Zekeriyeköy'de sökülmüştür.

Dönemin Cumhurbaşkanı oranın açılışı yapılırken "Buranın yapılmasına engel olanlar nerede" dedi. Ben cezaevindeydim.

Yargı orayla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin haklılığını teyit etti.

Oranın yıkılma durumu da var. Biz dedik ki "Orada kirayı ödesinler. Devletin kiracısı olarak kalsınlar".

Bazı gerçekleri bilelim de ona göre yorum yapalım.

Aynı şey Sabancı Üniversitesi için de geçerli. rong>Bu ülke bugüne kadar belli bir kaymak takım istediği yeri istediği gibi konuşlandırmaya alıştı.

Çevreci olmak kamu mallarına zarar vermek değildir. İnsanları öldürmek değildir. bize ders vermeye kalkanlar Wall Street olaylarını nereye koyacaklar.
 

ŞEHİR MÜZESİ KURABİLİRİZ

Orada depreme dayanıklı olmayan bir Atatürk Kültür Merkezi var. Biz buraya 'arkası ve yanındaki boşlukları kullanarak AKM'nin barok mimarisini koruyarak dev bir opera binası yapacağız.' dedik

O vandalizmin mensupları çıkıp hemen yaptırmayacağzı diyorlar. Oysa biz bunu seçim öncesi açıkladık.  Biz Taksim'i daha güzel hale getirmek istiyoruz.  Bize bunlar için oy verdiler...

Gezi Parkı'na fark atacak bir ağaçlandırma yapacağız. Orada AVM olabilir dedik ama Şehir Müzesi de kurabiliriz  

HÜKÜMETE HESAP SORMAK İSTEYEN SANDIKTA SORAR

"Şunu herkes bilsin ki milli iradeye yönelik hiçbir saldırıya hangi kılıf altında olursa olsun, kim tarafından beslenirse beslensin, asla boyun eğmeyiz. Biz, toplumsal hadiseleri okuruz, analiz ederiz, objektif biçimde de değerlendiririz. Bizi bugünlere taşıyan, bizi her iki kişiden birinin oyuna mazhar eden de bu kucaklayıcı tavrımızdır. Şunu da söyleyeyim. Yüzde 50 bize oy verdi, biz yüzde 50'nin partisi değiliz. Biz şu anda yüzde 100'ün partisi olarak ülkeye hizmet veriyoruz" dedi.  Bunun dışında hükümete hesap sormak isteyen varsa sandıkta sorabilir.  

İLANLARIN KAYNAĞINI BİLİYORUZ

, "Yabancı dostlarımızdan, özellikle de yabancı medyadan Türkiye'de yaşananları lütfen ideolojik bir yaklaşımla ele almamalarını ve sipariş üzerine ilanlar yayınlamamalarını kendilerine de hatırlatırım. Gazetelere, uluslararası medyaya parayı basmak suretiyle ilan verenler, oralarda Türkiye'nin güçlenmesini, Türkiye'nin bu hale gelmesini hazmedemeyenlerin çıkarmış olduğu ilanların kaynaklarını da biliyoruz. Bunu da özellikle hatırlatmak istiyorum. Bu, Türkiye'nin güçlenmesinden, Türkiye'nin bir güç devşirmesinden rahatsız olanların aslında attığı bir adımdır. Bu, yine Türkiye'deki faiz lobisinin iktidarımıza yönelik attığı adımdır. Faiz lobisi de fazla heveslenmesin, onlar da kusura bakmasınlar hedeflerine ulaşamayacaklar. Bu halkın dediği neyse o olacak. Bu milletin dediği olacak" dedi.

Maçka’daki Swissotel’de yapılacak olan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı “Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avrupa Birliği İçin Ortak Gelecek" konferansı için polis saatler öncesinden otel çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Müdahale Aracı da otel çevresinde konuşlandırıldı. Cadde ve sokaklarda polis, yaklaşık 10’ar metre arayla nöbet tuttu. Maçka Parkı içinde ise çevik kuvvet polisleri hazır bekletildi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA