Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Evlad-ı Fatihan!

14 Nisan 2013 Pazar 09:05

"Evladı Fatihan",  "Fatihlerin evladı" demektir. Evlat ise çocuklar anlamına gelir.

Peki kimdir Fatihlerin Çocukları?

Trakya ve Balkan Türkleri'dir.

Anadolu'dan Avrupa'ya geçerek buraları fetheden Oğuz boyları; daha sonra bu topraklara yerleştiler. Fetih kolay oldu. Çünkü; buralarda; Osmanlı komutasındaki Oğuzlardan çok önce bugün Sarı Türkler denilen Kıpçaklar, diğer bir adla Peçenekler bulunuyorlardı.  Doğu Asya'da Yüeçi adıyla bilinen Kıpçak Türkleri'ni Hun Yabgusu Mete Han MÖ 209'da yendi; Batı'ya doğru sürdü. Bunlar Güneydoğu Avrupa'da yayıldılar. Macaristan'daki Avar Türk Devleti'nden sonra bölgenin egemeni durumuna yükseldiler. Bunlara Avrupa'da Kuman denilmektedir. Yaşadıkları yerlerden olan Romanya'nın eski adı Kumanya idi...

Bir de Horasan Erenleri de denilen Anadolu'yu Türkleştiren Bektaşi dervişleri vardı. Bunlar; Yeniçeri ordusunun içinde duacı olarak Rum İli'ne gittiler. Oradaki yerli halkları ikna ettiler. Askerin kılıç fethini; onlar gönül fethiyle tamamladılar.

Prof. Ömer Lütfi Barkan'ın "Kolonizatör Türk dervişleri" dediği dervişler büyük ölçüde; Alevi kimlikli ve Batıni yorumlarla İslam'ı yumuşatan dervişlerdi.

Ama bunlar kolonizatör olamadılar. Çünkü gönül insanları idiler...

MÜEZZİNOĞLU


Yeni Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Rum İli Türklerinden...  Tipinden belli ki Kıpçak Türk'ü... Yani Sarı Türk...  O bir Kuman... Tıpkı Mustafa Kemal gibi... Kıpçaklar'a Ruslar Poloves, Plonyalılar  Plavcı, Araplar Sakalibe (Saklap), Almanlar Flaven (Flaman) demişlerdir. (Ayrıntılar için TÜRK KİMLİĞİ  isimli kitabımıza bakabilirsiniz. s. 366 vb..) Bunlar Hıristiyan olduktan sonra büyük ölçüde erimişlerdir.

Bir evlad-ı fatihan olan Sayın Müezzinoğlu tuttu; Türkiye Cumhuriyeti'nin adını Sağlık Bakanlığı'nın alt birim tabelalarından sildirme kararı aldı.

Rum İli'nde, Balkanlarda; milyonlarca Türk'ün 1828'lerden  itibaren katledildiğini; milyonlarcasının sürüldüğünü en iyi o biliyor. O kıyılan ve sürülenlere kucak açan; kıyıcıları püskürten de bu T.C.

Sayın Bakan, halkın tepkisi karşısında geri adım attı. Ah hiç olmasaydı o karar...

DOKTORLAR PERİŞAN


Bu köşede ikide bir yazdım. Son on yılda doktorların durumu; en azından psikolojik ve sosyal olarak çok gerilere gitti.

Çünkü eski bakan Recep Akdağ, sağ olsun; doktorları tuttu; seçmenin önüne attı. "Vurun abalıya!" dercesine...

Yetmedi; onların ekonomik olanaklarını kısıtlamak için zorlama düzenlemeler; yasalar çıkarttırdı.

Üniversite hocaları ile cenk ederek onları küstürdü. Şu sıralarda tıp fakülteleri boşalmış durumda. Çünkü; yetişmiş hocalar, Sayın Akdağ ile mücadele edemeyip  tıp fakültelerinden ayrıldılar; özele gittiler.

Bu sorun olduğu gibi duruyor...

Yeni Bakan önce bu sosyopsikolojik çöküntüyü ve idari çöküntüyü düzeltmeli idi.

Bir de doktorların emeklilik işi var.

Rezalete bakın... Uzman bir doktor emekli olunca 1500 TL emekli maaşı alıyor.

Bir uzman yargıç emekli olunca 4000 TL alıyor.

Ey evlad-ı fatihan Müezzinoğlu!

Komuta ettiğin hekim ordusu perişandır. Önce onların özlük haklarını ve statülerini düzelt.

Ve Balkanlarda at koşturan dedelerini;  o fatihleri asla unutma...

POLİSE SELAM


168. kuruluşunu kutlayan Türk polisini selamlıyorum.

Ama çoluğun çocuğun üstüne ırmak gibi gaz fışkırtan o grubu ayırarak.

Gece evimizde rahat uyuyorsak... Sokakta; şehir zebanileri karşısında teslim bayrağı çekmiyorsak bunda adliyeden önce polis teşkilatının etkisi vardır.

Başta Sayın Hüseyin Çapkın'ın yönetiminde çok başarılı işler yapan (gazcıları saymıyorum) İstanbul polisi olmak üzere, bütün polis kardeşlerimin gözlerinden öpüyorum.

İnşallah; sendikanızı da en kısa sürede kurar; köle gibi çalıştırılmaktan bir an önce kurtulursunuz.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA