Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Fatih'in eli kimin yakasında?

05 Mayıs 2013 Pazar 08:01

İstanbul, kutsal şehir, seçkin şehir...

Onu bize büyük Türk hakanı Fatih Sultan Mehmet  armağan etti.
Açın; "Tarih-i Ebülfeth"i okuyun. Sultan Mehmet; şehri imar etmek için olağanüstü bir mimarlık hareketi başlattı. Sadece sur içini değil; ormanlarını bile korumaya aldı. Onun, "Ormanımdan bir dal kesenin kolunu keserim!" dediği kuvvetle anlatılmıştır.

Şimdi gidin; o sultanın ormanlarına bakın. Şu sıralarda dev gibi makineler; Fatih'in ormanlarını sökmekte; götürüp kömür ocaklarına dökmekte; yağmacılara bina yerleri açmaktadır.

Kim yaptırıyor bunları?

Fatih'in torunları olmakla övünenler...

DÖRT YOL AĞZINA AVM

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1994'ten beri "muhafazakâr" denilen siyasetçilerin elinde.

Bunlar; muhafaza etmekle değil, tarihi alanları; doğal çevreyi yıkıp  buralara büyük alışveriş  merkezleri (AVM) yaptırmakla övünüyorlar.

Gidin Bahçelievler ile Güngören arasına bir bakın. Tam dört yolun üstüne Kale Center denilen bir AVM yaptırdılar. Hemen karşısına Alman Metro Market dev binasını kondurdu. Biraz ileriye de Real AVM. Ama insanların oturacağı küçük bir park bile açmadılar.

Aynı yere yapılan bu dev yapılar yüzünden trafik  felç oldu, halk çile çekiyor. Yandaş müteahhitler para basıyor.

Otoyolların çevresindeki yan yolları bile imara açtılar; ceplere bile bina diktirdiler... Şehir; araçlardan boğuldu kaldı; onlar ise bu yağmayı "şehircilik mucizesi" gibi satıyorlar.

NEREDE PARKLAR?

SHP'li belediye başkanı Nurettin Sözen; Kazlıçeşme'deki deri fabrikalarını yıktı; sahili de doldurarak orada bir yeşil alan yarattı. AKP'li belediye ise oraya dev beton kazıklar gibi gökdelenler diktirdi. Camiler gölgesinde kaldı.

Başbakan Erdoğan; "Küstüm o müteahhide!" diyor.

Küsme Sayın Başbakan; yıktır; yıktır.

Marmara Denizi'ne bir açıl da İstanbul'a uzaktan bak.

O güzelim camiler, o nazlı minareler beton bloklar arasında kayboldu gitti. Müslüman İstanbul'u yaptınız materyalist İstanbul...

Avrupa'da şehirleri gezerken sık sık büyük parklarla karşılaşıyorsunuz. Nerede bizim parklarımız? İstanbul'daki son parkları da Taksim örneğinde olduğu gibi AVM'ye dönüştürüyorlar.

İşte o yüzden diyorum ya yarın Ruz-ı Mahşer'de Fatih Sultan Mehmet Han; yapışacak yakanıza; "Benim payitahtımı ne hale getirdiniz?" diye hesap soracak sizden.

Park alanlarını bile yandaş müteahhidlere peşkeş çeken bu zihniyeti halka değil artık Allah'a havale ediyorum.

JUSTİN AÇIKLAMASI

Justin Bieber isimli Kanadalı şarkıcının Sabiha Gökçen havalimanında rezalet çıkarttığı haberleri üzerine cuma günü sert bir yazı yazmıştım. Buna, havaalanının emniyetinden sorumlu bir yetkiliden açıklama geldi. Denilen özetle şu: "Olayın görüntüleri elimizdedir. Justin Bieber denilen şarkıcı yanında 8 kişi olduğu halde havalimanınıza  gelmiş ve tümü de pasaport kontrolünden geçmiştir.

Bu şarkıcıyı takip edenler biliyor ki bunlar; her gittikleri havalimanında şov yapıyorlar.  Pasaport polisinden geçen 5 kişi şov amacıyla koşarak kapıya gidince kalan 4 kişi pasaportlarını almadan kapıya koşmuşlar. Bizim emniyet amirimiz; iyi niyetle, bunların pasaportunu peşlerinden götürmüş. Basına yansıyan görüntüler; bu 4 kişinin pasaportlarının verilmesinden ibarettir. Havalimanı polisimiz; devletimizin itibarına en küçük bir zarar vermeyecek tarzda davranmıştır."

Polisimizin çok zor koşullarda çalıştığını; siyasetçiler tarafından elinin kolunun bağlandığını iyi biliyorum. Onları rahat bıraksak; eminim ki böyle haberler ortaya çıkmayacaktır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA