Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fişlemek için eskort kızlara ihtiyacım yok
08 Mayıs 2013 Çarşamba 17:57

'Fişlemek için eskort kızlara ihtiyacım yok'

Binbaşı A., deniz subaylarını fişlediği suçlamalarının akıl dışı olduğunu, subay arkadaşlarını fişlemek istese eskort kadınları kullanmadan doğrudan kendisinin fişleyebileceğini belirtti.

İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü oturumu 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek' suçlarından ömür boyu ile 9 yıl hapis cezası istenen muvazzaf askerlerden tutuklu sanık Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harp Karargahı ve Muhabere Elektronik Tesisleri Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Bülent A., suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyledi.

Binbaşı A., deniz subaylarını fişlediği suçlamalarının akıl dışı olduğunu, subay arkadaşlarını fişlemek istese eskort kadınları kullanmadan doğrudan kendisinin fişleyebileceğini belirtti. Yaşantısının hiçbir anında ahlaksız bir bölüm olmadığını, kendisine bağlı olduğu iddia edilen kişilerinden sadece üç askeri cezaevinde tanıdığını, askerler dahil diğerlerini tanımadığını, hiç görmediğini anlatan Binbaşı Bülent A., bir binbaşı olarak amiralleri koordine etmesinin, kendisinden üst rütbeli subayların kendi emrine girmesinin mantık dışı olduğunu ifade etti.

FİZİKİ GÖRÜŞME OLMADI

Binbaşı A., hiçbir askeri kişiden belge almadığını, hiçbir sanıkla HTS kaydının bulunmadığını, 10 eskort kadınla kaydının olduğunu, bekar biri olarak internette eskort sitelerine baktığını, telefonla konuştuğunu ama hiçbiriyle fiziken görüşmediğini, çünkü profil fotoğraflarının gerçek dışı olduğunu düşündüğünü söyledi. 17 yıldır üniformasını gururla taşıdığını belirten Binbaşı A., beraatını talep etti.

"İŞİMİN GEREĞİ KONUŞTUM"

Aynı suçlamalarla ömür boyu hapis ile 9 yıl hapis cezası istenen Mehmet A., evinde yapılan aramada suç unsuru bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu, Bilgin Özkaynak ile yaptığı konuşmaların tümünün muhasebeci olmasından dolayı şirketlerle ilgili rutin işler olduğunu söyledi. Mehmet A., çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi olmadığını, yönetici vasfını taşımadığını, örgüt üyesi olarak tanımlanan kişilerin hiçbirini tanımadığını, hiçbir konuşma kaydının tespit edilmediğini, hiçbir örgüt üyesinin kendisinden para talep etmediğini, Pandora veri tabanında isminin tek bir yerde geçmediğini, hakkındaki iddiaları reddettiğini ve beraatını talep ettiğini ifade etti.

AVUKATI: İSPATLANSIN

Mehmet A.'nın avukatı Muzaffer Sevgi Sakarya, müvekkilinin örgütünün mali işlerini yürüttüğü iddiasının doğru olmadığını, savcılık makamından bu iddiayı ispatlamasını istediğini, hiçbir delil ispat olmamasına rağmen müvekkilinin bir yıla yakındır tutuklu olmasından dolayı hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu dile getirdi. 

Bazı hard disklerde ve imajlarda oynamalar yapıldığını savunan avukat Sakarya, "Casus olan adam kendine bay casus der mi?" dedi.

SON KORDİNATÖR ENGİN K.

Aynı suçlamalardan ömür boyu hapis ile 9 yıl hapis cezası istenen muvazzaf askerlerden koordinatör olduğu iddia edilen tutuklu sanık Marmaris Aksaz Deniz Üssünde görevli Yüzbaşı Engin K. de suçlamaları kabul etmedi. Türkiye'nin en çok yurt dışı görevine çıkan savaş gemisi 'TCG Giresun'da görev yaptığını, iki yıl içerisinde sadece 61 gün Marmaris'te kaldığını, 61 günün 15'inde nöbetçi olduğunu söyleyen Yüzbaşı K., şunları söyledi:

"Diğer zamanlarda iletişim imkanım kısıtlıdır. Sadece 140 metrelik bir geminin içerisinde denizlerde görevdeydim. Neyi nasıl koordine ediyorum ve kimi ne şekilde yönetiyorum anlayabilmiş değilim. Denizde bulunduğum sürenin büyük kısmında Hint Okyanusu'ndaydım. Yöneticisi olduğum iddia edilen 13 şahsın da rütbeleri benden üst seviyede. Bir yüzbaşının tümamiral, tuğamiral ve kurmay albayın bulunduğu 13 kişiye yöneticilik yapması mümkün değildir. Hangi güç ile komutanlarımın üzerinde hakimiyet kurabilirim? Tek tanıdığım gemi komutanım Deniz Kurmay Yarbay Ramazan Özoğul'dur. Onun dışında hiçbir sanık ile irtibatım yoktur. Ben yönettiğim iddia edilen gemi komutanımın talimatı ile hayatımda ilk kez disiplin cezası aldım."

Dört yıldır evlenmek için Marmaris'te kara görevine tayin istediğini belirten Yüzbaşı K., "Görev yaptığım gemi limanda hiç durmuyor. 4 yılın sonunda tayinim hiç tercih etmediğim Eskişehir'e çıktı. Yönettiğim öne sürülen kişiler tayinlerde etkili olduğu şekilde fişlenmiş ama görünen o ki bu kişilerin bana bile faydası yok. Gazetede çıkan haberler üzerine Askeri Savcı Mustafa Yusuf Kök, hakkımda soruşturma başlattı. Kendisi de şu an bu davadan yargılanıyor. Bu nasıl bir örgüttür ki örgüt üyeleri birbiri hakkında soruşturma açabiliyor" dedi.

GÖLCÜK DAVASINDA MAĞDURMUŞ

2010 yılı içerisinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gölcük Donanma Komutanlığı'nda başlatılan soruşturma neticesinde, sanıklardan ele geçirilen dijital kayıtlarda özel hayatına ilişkin video ve fotoğrafların bulunduğunu anlatan Yüzbaşı Engin K., ifadesini şöyle sürdürdü:

"Gazetede çıkan haberler üzerine hakkımda soruşturma başlatıldı ve yargılandım. Ancak o soruşturmayı açan askeri savcı, beni yargılayan mahkemenin başkanı ve üye hakimi de şu an örgüt üyesi iddiasıyla sanık durumunda. Hakim Binbaşı Bülent Kardeş yangılandığım mahkemenin başkan ve üye hakimi, örgüt yöneticisi. Sözde bu hakimler mahkemeye düşen her işimizi hallediyor. Benim mahkemeye düşmemin nedeni zaten bu insanlar. Mahkeme esnasında işimi hallettiği öne sürülen heyet benim için olabilecek en olumsuz kararı verdi. Tek başına bu durum bile örgüt yöneticisi olduğum iddialarını çürütmeye yeter. İddianame art niyetli insanlar tarafından hazırlanmış dijital komploya dayandırılmakta ve gerçek dünya ile ilişkisi yoktur. Biz şeref ve onur için yaşayan insanlarız. Amaç TSK'yı yıpratmak. Ben sadece burada piyon rolündeyim. Üniformayı sırtıma 14 yaşımda giydim. Sanık sandalyesinde bu üniformayı 40 yıldır taşıyan, vatan ve milletine sadakat ile hizmet eden, mesleğinde en üst seviyelere gelmiş kişiler oturmaktadır. İddialar duvar yazısından farksız dijital verilerden oluşuyor. Benim bu örgütten çıkarım nedir. Böyle bir durumun mümkün olduğu bir ülke varsa o ülke elden gitmiştir. Bir örgüt yoktur birbirini tanımayan insanlar topluluğu ve çok kapsamlı bir komplo vardır."

TUTUKLANMADAN ÜÇ GÜN ÖNCE EVLENDİM

İddianamede kendisi ile ilgili bölümde, "Rusçası çok iyi seviyededir. Rusya ile bağlantıyı Maria sayesinde yapar" ifadesi bulunduğunu sözlerine ekleyen Yüzbaşı K., "Burada adı geçen Maria, 5 yıl önce tanıştığım ve tutuklanmadan 3 gün önce evlendiğim eşimdir. Hakkımdaki iddialar ve suçlamalar asılsız ve bir komplodur. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum" dedi. 

Yüzbaşı K.'nın ifadesinin ardından avukatı Atilla Ertekin de müvekkilinin suçsuz olduğunu gösterdiğini söylediği delilleri sundu.

DHA
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA