Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

Futbolun kına gecesinde zenne kim?

22 Kasım 2014 Cumartesi 11:10

Özkan Sümer’in Trabzonspor’u çalıştırdığı 1984 -1985 yılları arasında yine GÜNEŞ Gazetesi’nde çalışıyordum. Özkan Sümer muhtemelen gazetecilere Trabzon’da  antrenmanda ayar çekmişti. Olayı,Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD),  Gazeteciler Cemiyeti gibi kurumlar kınamıştı. O zamanlar,Trabzonspor muhabirliği yapan meslek büyüğümüz Cengiz Tokgöz, Trabzon’da görevli gittiği maçtan dönmüştü. Özkan Sümer’in ne yaptığını sorduğumda, bizim meslek derneklerinin kendisini kınamasını kastederek, “Kınanmış bir şekilde dolaşıyordu” diye espirili cevabı vermişti. Aradan yıllar geçti, futbolda geldiğimiz nokta ne yazık ki ortada.

Çok yazılıp çizildiği için aynı şeyleri tekrarlamayacağım. Ne var ki, olaylara en güzel yorumlardan birini Digitürk’ün duayen ismi Şansal Büyüka, Milliyet’teki röportajında vermiş. Şansal ağabey, “İki hafta önce Galatasaray - Fenerbahçe maçına tepeden görüntü almak için sahaya ufak bir kamera sokmak istedik. Statmüdürü izin vermedi. Aynı stat müdürü zorbaları içeri sokuyor. Ne hakla kardeşim. Görevi bu kadar kötü yapmaya hakları var mı? Bir de yıllardır sürekli kınıyoruz. Ne kınaması kardeşim. Kınaya kınaya ülkede kına kalmadı” demiş. Yerden göğe kadar haklı. Bizde görevi bu işleri düzeltmek olup, körler sağırlar birbirini ağırlar modunda olaylara müdahil olmayanlara yol haritası çizmesinde yararı olur düşüncesiyle kına gecesi düzenleyen şirketlerin internet sayfalarında gezindik. Bu firmalardan birinde ekstra hizmet olarak Hint Kınası, dansöz, zenne (Orta oyununda veya Karagöz'de kadın rolüne çıkan erkek oyuncu), Osmanlı Şerbetti, palyaço, niyetçi gibi hizmetler de gördük. Hani, bizim futbol aleminde hep nabza göre şerbet veren de var, zenne gibi kıvıran da, palyaço gibi güldüren de. Dilediğiniz figürleri, bu rollere yerleştirmeniz için hayal gücünüzle sizleri yalnız bırakıyorum.

BELEK'E DEV TESİS

Hafta içinde Nuri Özaltın’ın Gloria tesisleri yanında inşa ettiği, “Olimpiyat Köyü” adını verdiği tesisi gezdim. 200 futbolcunun aynı anda kalıp iki farklı dünya standartındaki futbol sahasında antrenman yapabileceği tesis, belli ki bitince muhteşem olacak. 25 tırın getirmek üzere olduğu 3585 ağacın yeniden dikileceği tesisler, 50 bin dönem arazi üzerine kuruluyor. Türkiye’ye değer katan herkesi olduğu gibi Özaltın ailesini de spora yaptıkları bu dev yatırımdan ötürü kutlamak istiyoruz ve alkışlarımızı kendilerine gönderiyoruz.

VODAFONE İSTANBUL MARATONU

36. Vodafone İstanbul Maratonu, hafta sonunda rekor katılımla yapıldı. Bu yarışın fikir babalarından merhum Cüneyt E. Koryürek’in bu yarışlarda uzun yıllar yarış direktörlüğü görevini yürüttüm. Keşke bugünlerdeki katılımı rahmetli de görseydi. Halk Koşusu’na değil 42 kilometre 195 metrelik maratona tam 5538 sporcu katıldı. Bu yarışın buralara gelmesinde büyük emek, çaba harcayan eski genel müdür Alpaslan Baki Ertekin’den sonra  görevi üstlenen İsmail Bayraktar da bayrağı daha ileri götürmek için çaba sarf edeceğini göstermiş oldu. Her kent maraton düzenleyebilir, ancak kıtadan kıtaya koşarak geçmek herkese nasip olacak bir şey değil. Emeği geçenleri kutluyoruz.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA