Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Göstericilere Ergenekoncu tutuklaması

22 Haziran 2013 Cumartesi 12:21

 

Başbakan Erdoğan’ın hiç beklemediği yerden; hiç beklemediği şiddette gelen protestolar; belli ki iktidarı çok korkutmuş.

Çünkü; Gezi Parkı göstericilerini sindirmek için bir tutuklama dalgası başlatıldı.

Bunlar; şimdi “Hükümete karşı sivil darbe planlamak”la suçlanıyor. Ankara’da göz altına alınan göstericilere sorulan sorular bunu açıkça gösteriyor.

Yani; Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün kullandığı taktik; yeniden devreye sokuldu.

Hükümet; muhalefeti sindirmek için savcıları harekete geçirmiş. Onlar da halkı korkutmak için toplantı ve gösteri yapanları darbe yapmaya teşebbüsle suçlamaya kalkışıyorlar. Bu durum; yargı eliyle siyasetin nasıl dizayn edildiğini bir daha gösteriyor.

Buna interneti iktidarın kontrolü altına alacak düzenleme girişimlerini de ekleyin… Göstericilere verilecek cezaları şiddetle artıracak yasa değişikliğiyle  birlikte…

Anlıyoruz ki: Eski askeri vesayetin yerini şimdi siyasi yargı vesayeti alıyor.

Bunun bir örneği de Ezilenlerin Sosyalist Platformu üyelerinden 18 kişinin İstanbul’da tutuklanmasıdır. Bu toplu tutuklama; savcıların ve hakimlerin; toplantı ve gösteri hakkını; iktidarın işine yarayacak biçimde nasıl kullandıklarını gösteren başka bir örnektir.

Ve şaşkınlıkla görüyoruz ki gösteri yapılan bütün illerde aynı tavır var.

Halk, artık bunu üzüntüyle izliyor.

 

***

İşte bu durum; yani halkın yargıya olan güveninin çökmesi; toplumsal huzursuzluğu daha da artıracaktır.

Çünkü vatandaşın  iktidarın baskısı, yanlışları, antidemokratik uygulamaları karşısında güvence gördüğü tek kurum yargıdır. Yargıdan da umudunu keser ise kitlelerin kendi kendine hesap sorma duygusu yeşerir ve bunun sonucunda da normal eylemler, şiddete dönüşür.

Yani; iktidarın yargıyı kullanarak muhalefeti bastırma eylemi; ileride daha kuvvetli bir muhalif başkaldırıyı tetikleyebilir. Böylece; iktidarın hoşuna gitmek için görevini taraflı kullanan yargı mensupları; iktidarın kötülüğü için adım atmış duruma gelebilirler.

Bu siyasallaştırılarak  iktidarın emrine verilmiş yargı şimdilerde hükümetin hoşuna gidebilir. Ama hükümetin uygulamalarını beğenmeyenleri bu durum daha bir kışkırtacaktır.

Yani; baskı, baskı baskıyı doğuruyor; baskı da vatandaşı sokağa çıkartıyor.

 

***

Bunu kabul etmeyip de işi yabancı güçlerin komplosu gibi göstermek; hem kendinizi yalanla uyutmak olur; hem de sorunun üstünü örtmek demektir.

11 yıldır AKP iktidarlarına tuzak kurmayan; hep destekleyen Amerikan ve AB kurumları; ne oldu ki ondan vazgeçip de sokağı devreye soksun?

Hem bu iddia; protestoculara yapılmış bir saygısızlık değil midir? Onları, dış güçlerin oyuncağı gibi gösteren bu aşağılayıcı yaklaşım; iktidar mensuplarını rahatlatabilir; bazı insanları da kandırabilir. Lakin sorunu çözemez.

Eğer Başbakan Erdoğan şimdiye kadar uyguladığı öfke siyasetini bırakmazsa… Muhalif kesimleri aşağılamayı sürdürürse… Cumhuriyet ve çağdaş yaşam değerlerini hor görmeyi sürdürürse… Ve, Türkiye’nin zenginliğini, iş olanaklarını sadece AKP’ye oy verenlere yönlendirmeyi sürdürürse… PKK’nın Türkiye’yi parçalayacak taleplerini, çözüm süreci adı altında uygulatırsa… Bu gösteriler şimdi bastırılabilir ama ileride daha şiddetli olarak ortaya çıkar.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA