Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Haçan kaçan?

14 Haziran 2013 Cuma 00:34

Ben orada olsam şöyle bağırırdım:
“Üle Hasan haçan kaçan?"
Ne demek yani?
“Ey Hasan; nereye kaçıyorsun?"
Geçen gece Hasan Kaçan’ı dinlerken aklıma geldi bunlar.
Hani Başbakan Erdoğan’la görüştükten sonra kameralara konuşuyordu ya.. O anki Hasan’ı..
O Hasan ki Gırgır’ın muhteşem yıllarının muhteşem çizerlerinden birisiydi.
Zekiydi; halktan birisiydi; yaratıcıydı.
Geldiğimiz noktada ise o değerleri yitirmiş...
“Geziyi benden iyi kim bilebilir ki?" havalarında.
Ama gösteriler başlamasından sonra oraya hiç gitmemiş.
Lakin 51 senedir Taksim’i biliyormuş.
İşte Hasan’ın ne kadar yitirdiğini gösteren bu itirafıdır.
Ben 51 yıldır orayı bilirim.
İyi de be Hasan kardeş; senin bildiğinden söz eden yok ki.
Sorun; Gezi Parkı çevresinde meydana gelen gelişmeler.
Sana diyorlar ki:
“Başbakan’a gitmeyi bırak da Gezi’ye bir gel. Burayı tanı."
Onda cevap hazır: “Ben 51 yıldır tanıyorum."
Eğer mizah yapmıyorsa; yazık yazık...
Bir insanı sanatçıdan ayıran farkı onda gördüm.
Sanatçı gömleğini çıkarmış; siyasete iliştirilen ortalama insana dönmüştü...
Neredeyse İstanbul  Valisi’nin sözcüsü gibi..
Yanında da Polat Alemdar havalarında Necati Şaşmaz...
Efendim; otoritenin yanında duran insan her zaman kazançlı çıkar!
İnsan için doğrudur da eğer sanatçı geçiniyor iseniz yeriniz halkın yanıdır; mağdurun yanıdır; hatta itirazın ve başkaldırının yanıdır.
Necati Şaşmaz önemli değil de Hasan Kaçan’ın bu duruma gelmesine üzüldüm.
Ey Hasan! O ismi hiçbir para vererek satın alamazdın... Üç beş kuruş uğruna ismine kıydığının farkında değil misin?
Gezi’nin bir kaybedeni de sen olmadın mı?
***
Çözümü halkla görüşmekte değil yandaş sanatçılarla görüşmekte bulan Başbakan Erdoğan; kendi karizmasına zarar verdiğini acaba ne zaman anlayacak? Polat Alemdar’lar; Hülya Avşar’lar ona güç katmıyor; halk gözündeki saygınlığını eritiyor.
İçeriden, dışarıdan gelen, “sakin ol; yumuşak davran; konuşmalarınla kışkırtıcı olma!" önerilerini düşmanlarının tuzağı gibi algılayan Sayın Başbakan; çevresindeki  “Padişahım çok yaşa!" cıların oyununa gelmiştir. “Erdoğan’ı yedirmeyiz!" havaları; Erdoğan’ı yedirmek isteyenlerin arzuladığı ortamı yarattı.
“Haçan kaçan?"

***

Dün gördük ki Türkiye'de siyaseti belirleyenlerden birisi de Hülya Avşar olmuş. Topluma aklınca yön vermeye çalışıyor. Bunu yaparken de kendi ailesini örnek gösteriyor. 
İşte Türkiye'nin ne hale getirildiğini bundan daha acı biçimde gösterecek bir manzara olabilir mi?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA