Neslihan Yavuzcan / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Neslihan Yavuzcan / Yazar

Hayat Aşkım sana bu köşe,

07 Kasım 2014 Cuma 12:13

Yıllar sonra bana yeniden birşeylerin olabileceğini gösterdiğin için teşekkür ederim ..

'Sen hayatmın anlam veremediğim tek parçasısın.' diyor, Micheal Caine 

Soruyorum o zaman kendime bu hayatta ne arıyoruz ve bulamıyoruz.
Ve bulduğumuzda da neden bunu sorguluyoruz, gerçekten doğru mu? 
Bu benim Başıma şimdi neden geldi? Diye..
İşte o zaman başlıyor boşlukta salınmak ve yeniden aynı kısır döngü 
içinde umutsuzca kendini kırmak..olasılığını yok etmek ..

Ve Birgün Kadın ve erkek karşılaşıyor, bakıyorlar birbirlerine 
büyük bir hoşlanma ile 
hiçbirşeyin tesadüf olmadığının artık bilindiği bu evrensel düzlemde..
Aslında tavvaffuk'un gerçekleştiğini bilerek ..
Birbirlerine baktıkları an da biliyorlar olacakları ve bırakıyorlar kendilerini 
İlk görüşün ihtişamına ..
Birlik içinde tanıyorlar birbirlerini, ve daha ilk anlardan 
itibaren de başlıyorlar 
Geçmişteki korkularını geleceğe taşımaya, 
İşte olan şey S A B O T A J 
Başlıyor otomatik devreye kendiliğinden girmeye
Yani öğrenilmiş eyleme Yönelik kendini baltalamak, 
Gelecekte yine mutsuz olacağını düşünüp korkularını 
yaşamamak için geleceğin Önünü kesmek 
Geçmişin geleceği şekillendirmesi bir nevi..

Ve güzelim sevgiyi ve Aşkı yok edecek eyleme geçip, 
Belki de hayatının Aşkını hayat adamını bir telefonla en 
Ince yerinden vurmak kısaca ..Kadının büyük sabotajı ...

İşte zihin böyle bir canavar... 
Hakikatin önüne geçip hüzne bulaşmaya izin verir
Ve HAKLI olmak olan şeyde kendine bahaneler uydurup bir de
Karşındakini suçlayarak siler atar herşeyi ...

Ve sonra ilüsyon hikayesinden Uyandığında fark edip 
Geriye çark edersin Vizyona Gerçeğe 
Ne yaptım ben dersin? 
Ve karar alıp telafi etmek başlarsın..

Ve bütünüyle kendini ilk kez gördüğün ve bildiğin o Güvenli 
Limana hayatının arkadaşına adamına kendini sınırsızca bırakmak 
Ve bunun için ikilikten tekliğe geçmek istersin yeniden, 

Ve 
Erimek gözlerinin, teninin Birliğe birlikte aynı an da varmak 
Ve bunu yaratmak herşeye rağmen kaybolursun 
özgürce akmak için yaşarsın artık..

İşte farkındalık aşkın başıdır. Yani kendin olmaktır aslında Aşk 
Ve kırdığın Gönül'ü yeniden kazanmaktır Aşk 
Sadece orda ve tanık olarak yeniden başlangıca 
Şükrederek birbirine ve Tanrı'ya ...

Ve sen adamım kabımdan çıkmış halim bugünde sokaklarda 
Boşlukta salınırken. sana varmaya çalışan oluş hâlimle 
sen kısa sürede hayatıma girip anlamlandıramadığım 
Tek Parçamsın 
Ve ben hazır olmaya yeni bir başlangıca 
ve birbirimize akarak 
birlikte olmamıza niyet ediyorum ...
Samimiyetle dürüstçe ve katkı sağlayarak emek harcayarak Aşk a
Sadece orda olarak 

Halil Cibran Aşk'a dair ne diyor bir OKUYALIM ...


Aşk a dair 
Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin,
Yolları zorlu ve dik olsa da.
Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun,
Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da.
Ve aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın,
Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgârı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle.

Çünkü aşk hem taç olur başınıza hem çarmıha gere sizi. Hem besler büyütür hem de budar sizi.
Yücelerinize tırmanıp okşar sever güneşte titreyen en körpe dallarınızı,
İnip sonra aşağı, sarsar toprağa tutunmuş köklerinizi.

Mısır demetleri gibi derer aşk sizi.
Harman yerinde dövüp çırılçıplak bırakır.
Kabuklarınızı elemek için kalburdan geçirir.
Apak edinceye kadar öğütür sizi.
Yumuşayana kadar yoğurur;
Ve sonra sizi atar kutsal ateşine, Tanrı’nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasınız diye.

Aşk bütün bunları, yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle Hayat’ın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır.

Fakat eğer korkularınız içinde, sadece aşkın huzurunu ve hazzını aramaksa muradınız,
O zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın döven yerinden çıkın daha iyi,
Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya.

Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz.
Ne sahip olur aşk ne de kendine sahip olunsun ister.
Çünkü aşka aşk yeter.

Sevdiğiniz zaman “Tanrı yüreğimde” değil, “Ben Tanrı’nın yüreğindeyim” demelisiniz.
Ve aşka rota çizebileceğinizi sanmayın. Çünkü sizi layık bulursa eğer rotanızı aşk çizer.

Aşkın kendini tamama erdirmekten başka bir tutkusu yoktur.
Fakat âşıksanız ve tutkularınız olacaksa mutlaka, şunlar olsun tutkularınız:
Erimek ve akan bir dere olmak ezgisini geceye söyleyen.
Tanımak aşırı muhabbetin sızısını.
Yaralanmak kendi aşk idrakinizle;
Ve kan ağlamak isteyerek ve sevinçle.
Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve minnet duymak aşkla dolu yeni bir güne,
Öğleyin dinlenmek ve aşkın coşkusunu düşünmek derin derin,
Akşamleyin eve şükranla dönmek;
Ve sonra da uyumak yüreğinizde sevgiliye bir dua ve dudaklarınızda bir şükran şarkısıyla.



 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA