Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Herkes bira der ama..
26 Nisan 2013 Cuma 16:15

"Herkes bira der ama.."

Alkol sempozyumunda konuşan Erdoğan, tüketimi azaltmak için yasal düzenlemeler yapacaklarını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yeşilay tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ' Küresel Alkol Politikaları Sempazyomu'nda konuştu. Erdoğan, tek parti döneminde alkollü içki tüketiminin teşvik edildiğini söyleyip, "Tek parti iktidarı döneminde alkol teşviki o kadar abartılı bir propagandaya dönüştürülmüştür ki, lokantalara afişler asılmış, alkolün ne kadar faydalı olduğu anlatılmıştır. O dönemde alkollü içkilere adeta halis gıda süsü verilmek istenmiştir. Alkollü bir içki olan bira cumhuriyetin ilk yıllarında yayınlanan ilk kitaplarda milli bir halk içkisi olarak takdim edilmiştir. Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır" diye konuştu. Ellerinde, 1940'ların Türkiye'sinde Ankara'da Atatürk Orman Çiftliği'nde çocuklara alkollü içkiler içirildiğini gösteren fotoğraflar bulunduğunu söyleyen Erdoğan sözlerini, "Neyse ki toplumsal yapı, devlet eliyle teşvik edilen alkol tüketimine karşı direnç göstermiş, alkolün yaygın kullanımının önüne bu sayede geçilebilmiştir" diye sürdürdü.

"ALKOLLE YAŞAM TARZI SAVUNULMAZ"

Devleti yönetenler olarak alkolün zararları konusunda tedbirler almak zorunda olduklarını söyleyen Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben babayım, ben insanım, Başbakanım. Sorumluluğumun gereği budur. Onun için devam edeceğiz. Şunu çok iyi anlamalıyız. Topluma hiç bir yararı olmayan bilakis zararı olan alkolün, alkol bağımlılığının yaşam tarzı olarak savunulacak hiç bir yanı yoktur."

"ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIMINDA ÖLÜME SEBEBİYET VERMEYE AĞIR CEZA GELİYOR"

Alkolün yıkıcı sonuçları olduğunu örnekleriyle anlatan Başbakan Erdoğan, özellikle alkollü araç kullanılmasına sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Hep söylerim. Bir vatandaş direksiyonunda alkolsüz gidiyor. Ama karşı taraftan alkollü birisi geliyor. O alkollü, alkolsüz olan vatandaşın hattına girerek, ona çarparak, alkollü alkolsüzün ölümüne neden oluyor. O alkolsüz aracı kullanan vatandaşın suçu nedir? Bir kaç ay geçiyor. Alkollü olan cezaevinden çıkıveriyor. Şimdi bunun üzerinde de çalışıyoruz. Böyle olamaz. Elinde silahıyla vurduğu zaman katil, cezası çok yüksek. Ama alkolik olarak vurup öldürdüğü zaman ceza hafifletici, böyle bir mantık olamaz" diye konuştu. Yaptığı değerlendirmenin bazı medya organları tarafından kendisine yönelik eleştirilere sebep olacağını söyleyen Erdoğan sözlerini, "Milletimin sağlığı için varsın bana saldırsınlar" diye tamamladı.

"BAĞIMLILIKLA MÜCADELE GÖREVİMİZ"

Alkol ve bağımlılıkla mücadelenin anayasal bir hüküm olduğunun altını çizen Erdoğan açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

"Bizim bu yaptıklarımız anayasamızın da aslında amir hükmüdür. Kimse sağdan soldan bu vesileyle yalan yanlış bir şey arayışına girmesin. O maddeyi sizlere okuyorum. Anayasamızın 58. maddesinde, 'Devlet gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır' diyor. Alabilir demiyor. Emredici bir hükümdür. Bizler bu ülkenin yöneticileri olarak bunu yapmak zorundayız. Gerekli tedbirleri aldık, alıyoruz."

KAMPÜSLERDE İÇKİ SATIŞI

Bazı eğitim kampüslerinde alkol satışı olduğunu ve bunu durdurduklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Öğrenciye alkol verilir mi? Oraya ders yapmaya mı geldi. Öğrenciliğinin gereğini yapmaya mı geldi? Yoksa kafayı bulmaya mı geldi? Tabi alkolü alan, kafayı bulan ondan sonra döner bıçağını alır arkadaşlarının üzerine gider. Bilgisayarı unutur" diye konuştu.

ALKOL REKLAMLARI

Alkollü içkilerin reklamlarına ilişkin kapsamlı düzenlemeler yaptıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan bu konuda eksikler olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Şimdi de gazeteler üzerinde reklamların yasaklama çalışması üzerinde arkadaşlarım çalışıyor. Bu reklamlar maalesef aldatıcıdır. Pazarlama teknikleriyle ailelerimizi tehdit eden bir unsurdur. Şu anda sigara paketlerinin ambalajları üzerinde uyarılar yer alıyorsa; aynı şekilde alkollü içki ambalajları üzerinde de üzerinde sağlık uyarılarının uygulanabilirliğine yönelik çalışmaları başlattık."

"MECBURUZ"

Alkole yapılan zamlara değinen Erdoğan, "Bu konuda vergiler artıyorsa kusura bakmasınlar, mecburuz. ÖTV'lerde bizim petrol kuyularımız olmadığı için en önemli gelir kaynağımız bu. Onun için üzerinde çalışıyoruz, vatandaşın da sağlığını düşünüyoruz. Bu alanda gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar neyse, bunları uygulama koymakta kararlıyız" dedi.

"CUMHURİYETE VE LAİKLİĞE BİR TEHDİT GİBİ LANSE ETMEK, DÖRT DÖRTLÜK BİR CEHALETTİR"

Alkolle ilgili yaptıkları her düzenlemenin tek parti zihniyetine dokunduğunu söyleyen Erdoğan, "Çocukları, gençleri korumak için samimiyetle attığımız her adım çok farklı, tamamen hayali bir şekilde yorumlanıyor, adeta bir kampanyaya dönüştürülüyor. Alkole yönelik her düzenlemeyi, cumhuriyete ve laikliğe bir tehdit gibi lanse etmek, dört dörtlük bir cehalettir" dedi. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin harcı alkolle değil, şehitlerimizin kanıyla karılmıştır. Her düzenlemeyi doğrudan cumhuriyetin temelleriyle, doğrudan laiklikle ilişkilendirmek açıkcası büyük bir çarpıtmadır." diye konuştu.

"HİÇ KİMSENİN YEDİĞİNE İÇTİĞİNE KARIŞMADIK"

10 yıla aşkın bir süredir hükümette olduklarını ve kimsenin yaşam tarzına karışmadıklarını belirten Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

"Hiç kimsenin giyim, kuşamına karışmadık.Hiç kimsenin yediğine içtiğine karışmadık. Demokratik bir hukuk devletinde bunlar olmaz, olamaz. Ancak birbirimizin hukukuna saygılı olmakta vatandaşlık görevimizdir. Tam tersine biz giyim kuşam üzerindeki, yaşam tarzları üzerindeki, özgürlükler üzerindek engelleri kaldırdık. Bundan sonra da herkesin yaşam tarzı, bireysel hak ve özgürlükleri bizim teminatımız altında olacaktır. Zaten demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti hiç kimsenin yaşam tarzına karışamaz, Dayatma yapamaz. Propaganda yoluyla zararlı alışkanlıkları teşvik edemez."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA