Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Herkesi kandırdı

16 Aralık 2014 Salı 15:17

12 yıl öncesini hatırlayın: Tayyip Erdoğan, daha başbakan olmadan, Avrupa Birliği ve Amerika tarafından başbakan gibi karşılandı. Kendisine, Ocak 2004'teki Amerika ziyareti sırasıda New York’ta “Amerikan Musevi Komitesi” tarafından "Yahudi Cesaret Ödülü" olan “Davut Boynuzu” verildi. Ve o, bir Yahudi ödülü alan ilk Müslüman siyasetçi olarak tarihe geçti.

Avrupa Birliği yönetimi, yayımlattığı Türkiye Raporları’nda AKP iktidarını var gücüyle desteklemekteydi. Amerikan başkanları, Erdoğan’ı yakın çalışma arkadaşı olarak görmekteydiler.

Ama bugün geldiğimiz noktada Tayyip Erdoğan kendisini iktidara getiren Amerika-ABD ve Yahudi çevreleriyle olan ilişkisini kopartmış durumda. Çünkü o, artık Türkiye’ye kesin olarak hakim olduğunu düşünüyor. Bu yüzden de kendi diktatörce heveslerini eleştiren güçlere ağzına geleni söyleyip kötülüyor.

Hatırlayın: AKP’liler, 2004 yılı sonlarında Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne soktuklarını iddia ederek bunun için Ankara’da gündüz gözü havai fişekler patlatarak bayram yapmışlardı.

O günlerde bizim işsiz güçsüz halka “Avrupa Rüyası” gerekiyordu, onu vermişti Tayyip Erdoğan.

Ya bugün? Kendi iktidarı karşısında engel gördüğü her güç gibi Avrupa’dan yapılan demokrasi çağrılarını da kötülüyor. Gazetecilere yönelik son operasyondan sonra AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi   Federica Mogherini “Erdoğan’ın tepkisini gördüm ve çok şaşırdım” demiş.

DİN ÜZERİNDEN DEMOKRASİ KURULMAZ

Bunlar ne bekliyorlardı acaba?

Dünyada din üzerinden gidilerek bir ülkeye demokrasi getirildiği nerede görülmüştü ki Türkiye’de görülecekti? Dinsel fikirler-sloganlar-görüntüler, dünya tarihinde, demokrasileri geliştiren değil çökerten sonuçlar yaratmıştır. Bunu o çokbilmiş Avrupalı sosyologlar Türkiye söz konusu olunca neden unuttular acaba?

Onlar, AKP iktidarının Kemalist çevre dedikleri antiemperyalist yurtseverleri ezip geçtikten sonra kendi istedikleri yumuşak başlı bir İslam toplumu yaratacağını umuyorlardı. Onlardaki Atatürk düşmanlığı ile Erdoğan’daki Atatürk karşıtlığı tam uyuşum içindeydi çünkü. Ama gördüler ki Tayyip Erdoğan’ın hedeflediği toplum, militan bir İslam anlayışının yaratacağı tehlikeli bir toplumdur. AKP Lideri’nin sözünü ettiği Yeni Türkiye, Müslüman Kardeşler’in Mısır’ı gibi bir Türkiye olacaktır. 

Karşınızda, “İktidara gelmek için Yahudi kipası da giyerim papaz elbisesi de…” diyen bir politik tip vardır. Bu yüzden de Amerikalıları, Yahudileri, Avrupalıları kandırabilmiştir.

Fethullahçılar, kim iktidara gelmişse onunla ittifak yaparak büyümeye çalışan bir yapıdır. Özal, Demirel, Ecevit hükümetlerine böyle yapışmışlardır. 2002’den sonra Erdoğan’a yapışıp değirmenine su taşıdılar. Şimdi, Amerikan çizgisindeki bu yapıya ihtiyacı kalmayan Erdoğan onu da ezip geçiyor. Bunun için mahkemeleri, polisi yeniden şekillendirdi. 

“Yargıyı rahat bırakın!” diyor AKP yöneticileri.

İyi de geçen sene, yolsuzluk operasyonunu yürüten yargıyı neden rahat bırakmadınız? 

“Mahkeme sonuçlarını bekleyelim!” diyorlar.

İyi de yolsuzluk gibi çok ciddi bir operasyonda neden mahkeme sonuçlarını beklemediniz? Niye o günlerde böyle konuşmuyordunuz?

OY ALIYOR YA…

Tayyip Erdoğan, bu milleti kandırmasını iyi biliyor. Yolsuzlukların üstünü örtmek için bu operasyonun hükümeti devirme operasyonu olduğunu söyledi ve seçmenin yarıya yakını da bu yalana inandı. Akşamdan sabaha kadar evden para taşındığı halde daha geriye 30 milyon Avro’dan fazla para kaldığını söyleyen o konuşmalara inanmak istemedi o yüzde 50.

Hem de bu yüzde 50, Müslümanlığı kimseye bırakmayan bir yüzde elli.

Hem de “Alnınızda secde izi var!” diyerek yolsuzluğun üstünü namazla-niyazla örtmeye kalkışan bir yüzde elli.

Buradan soruyorum: Yolsuzluk yapanların alnındaki iz secde izi midir yoksa Dolar-Avro izi midir?

Siz yarın ahirete gittiğinizde hesaba çekileceğinize inanmıyor musunuz?

Eğer hesap gününe inanmıyor iseniz ve yolsuzluk yapanlara da oy veriyor iseniz Müslümanlığınız şüpheli hale gelmez mi?

Eğer ahirete inanıyor iseniz, Hak o gün size, “Millet malını çalanın arkasında neden durdun?” diye sorduğunda bir AKP’li gelip sizi o sorgudan kurtarabilecek midir?

Siz yoksa ahiret gününde de mahkemenin savcısını-yargıcını değiştirerek paçanızı kurtaracağınızı mı sanmaktasınız?

Ey AKP’li Müslümanlar! Secdeye vardığınızda bu soruları bir hatırlayın… Bakalım titreyecek misiniz titremeyecek misiniz?

Eğer titremiyor iseniz derdinize derman yoktur…

 

 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA