Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

HSYK’dan Polonezköy’e…

14 Ocak 2014 Salı 00:25

Yazının başlığı sizi şaşırtmış olabilir.

“Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile Polonezköy’ün ne ilgisi olabilir?” diye sormanız gayet de mantıklıdır.

Lakin burası Türkiye… En ilgisiz yerlerle kurumlar arasında bir tür bağ bulunabilir. Bu yüzden ben, 2014 yılının ocak ayında HSYK sorunumuz ile Polonozköy sorunumuz arasında kuvvetli bir kuranlardanım.

HSYK’yı biliyorsunuz. Bu kurum, hakimlerin ve savcıların atamasını yapıyor. Onların üst örgütü…  Biliyorsunuz: 2010 yılında Başbakan Erdoğan’ın yürüttüğü büyük kampanya ile bir halk oylaması yapıldı ve HSYK Sayın Başbakan’ın istediği biçimde şekillendirildi.

Polonezköy ise İstanbul’un Anadolu yakasında, Beykoz’un arkalarında bulunan ilginç bir köy. Burasını,  1842 yılında Polonya’dan kaçan bir grup özgürlük yanlısı Leh (Polonyalı) kurdu. Bunların lideri Adam Czartaryski olduğundan bu köye Adampol (Adamköy) de denilmektedir. Polonezköy küçük ama hem Osmanlı tarihi hem Polonya tarihi açısından çok çok önemli bir yerdir. Burayı ziyaret eden ünlüler pek çoktur. 1847’de Macar Piyanist Liszt, 1850’de Fransız yazar Gustave Flaubert, 1937’de Kemal Atatürk, Papa 23 Jan ve başka birçok isim Polonezköy’ü gezmiştir. Kısacası, Polonezköy hem tarihsel açıdan hem de uluslar arası kültürel ilişkiler açısından eşsiz bir değerimizdir.

Polonezköy; İstanbul’un ormanlık bölgesinde yer alan bir gezi ve dinlenme alanı olarak da pek ünlüdür.

İşte şimdi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; bu kültür ve tarih mirasımız olan bölgeyi, paragöz villacıların inşaat yapması için imara açıyor. Doğa, tarih, kültür paramparça edilecek ama çok hatırlı bazı yapsatçılar mutlu kılınacak.

***

HSYK ile Polonezköy’ün ilişkisine gelince…

Doğrusu ya; Polonezköy’ün ünlü müteahhitlere sunulmak üzere imara açılması gündeme gelene kadar ben; şu son operasyonlarda hükümete karşı bir tuzak kokusu alanlardandım.

Ama gördüm ki öyle değil… Bu iktidar öyle bir kaptırmış geliyor ki önüne ne çıkarsa silindirle dümdüz ediyor.

Bir engel var ise de yasaları değiştirerek yok ediyor.

Nasıl mı?

Polonezköy örneğinde olduğu gibi…

Nasıl mı?

Efendim, İstanbul’da nerelere bina yapılacağı, nerelerin orman olacağı artık büyükşehir belediyesinin ve ilçe belediyelerinin imar planlarında bellidir. Polonezköy; bölge olarak milli parktır. Buraya çivi bile çakamazsınız.

Peki nasıl olacak da villacılar ev ve avm yapacaklar?

İşte bu hükümet bir yasa çıkardı. Belediyelerin ve belediye planlarının izin vermediği yerlerde (orman alanlarında, hatta milli parklarda ve kültür-tabiat varlıkları olarak korumaya alınan bütün bölgelerde) çevre ve şehircilik bakanlığı imar planı yapabiliyor.

Hem bunlar merkezi yönetimin yetkilerini azaltmaktan söz ettiler hem de iş rant olunca işte bu yasada olduğu gibi yerel yönetimin yetkilerini merkeze aldılar. Bu yetkiyi de yasaları hatta anayasayı çiğneyecek biçimde kullanıyorlar. Çünkü, ormanların korunmasını emreden anayasa hükmünü bu yasa ile paspas ettiler.

Şimdi bunu yapanlar; kalktılar HSYK ile ilgili olarak kendi getirdikleri yasayı değiştiriyorlar.

Hem de bu yasa hükmü, yüzde 58’lik millet onayı ile verilmiş iken…

Diyorum ki: Eğer Ak Parti iktidarı, Polonezköy ormanlarını şu açgözlü müteahhitlere açarsa, sadece bizlerin vebalini almakla kalmayacak…

Oradaki kekliklerin, sülünlerin, tavşanların, ceylanların, kuşların, otların, ağaçların, derelerin, pınarların da ahını alacak…

Bu ah öyle bir oktur ki feleğin bile ciğerini deler geçer.

Bu yüzden Başbakan Erdoğan’a sesleniyorum: Polonezköy’e kıymayın. Bu işe imza atarak tarih, kültür ve çevre katliamcısı unvanı ile anılmayın.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA