Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

İnsanlık ayıbına ‘DUR’ densin…

09 Temmuz 2016 Cumartesi 18:04

Annesi mahkum çocuklar önceki gece bana geldiler!

Kimsesiz mahkum anneler çocuklarını hapishanede doğurup cezaevlerinin o çaresiz koşullarında büyütmeye çalışıyorlar.

Toprağa, ota, böceğe dokunmadan hatta ne olduklarını dahi bilmeden büyüyorlar. Daha doğrusu büyümeye çalışıyorlar. Buna büyümek denirse. Büyümek kelime anlamı olarak pozitif bir anlam içerir. Çoğalmak, artmak, küçük kalmamak gibi manalar içerir. Hapishanede anneleriyle ceza çekmeye mahkum edilmiş bu çocuklar bırakın büyümeyi gün geçtikçe azaldıklarının farkındalar mı acaba?

Tüm toplumu ilgilendiren can damarı kadar hayati önem taşıyan bir konudur hapishanede büyümeye çalışan çocuklar.

Dış dünyadaki hayat ile temasları tamamen sıfır olduğu gibi caddelere, sokaklara, denizlere yabancı büyümekte bu kadersiz yavrular.

Annelerinden daha ağır cezaya mahkum edilmişler daha doğmadan…

Empati yapın lütfen. Benim nefesim kesiliyor! Ağır bir sorumluluk hissi ile düşünüp duruyorum.

Nice cocuklar var ki kafa yapısı ve karakter olarak ailelerinden uzağa düşmüş, düzgün karakterli, üretken ve varoluşun farkında olan..

Demeye çalıştığım, anne suç işledi diye çocuğu da potansiyel suçlu değildir. Belki de bir ülkeyi kurtaracak kadar zeki çocuklar vardır hapisanelerde. Lakin kaderlerine terkedilmiş…

O çocuklar hepimizin sorumluluğundadır. Deniz Seki’nin koğuşunu izleyenler bilir bir dizi filmde görmüştük. Orada bir kız çocuğu vardı. Hiç aklımdan çıkmadı. Yaşıtı olan başka çocuk tanıyor mu acaba? Dertli kadınların arasında iletişimi sınırlı, sokaklarda yürüyemeden, eline toprak almadan büyüyor. Oysaki çocuklara bırakın sokaktaki çamurları suni rengarenk çamurlar yapıp veriyoruz. Hapishanedeki çocuklar kumdan kaleler yapmayı bırakın denizi görmeden büyüyorlar. Bu çocuklar caddelerde karşıdan karşıya geçmenin dahi ne olduğunu bilmiyorlar. Bazıları var ki annelerinin cezası bitip salıverildiklerinde dışarıdaki yaşamdan korkuyorlar. Hatta bazıları tekrar hapishaneye dönmek için suç bile işliyorlarmış.

Bu bir insanlık ayıbıdır!

Düşünün bir mahkum çocuğu dışarı çıktığında hayatında hiç görmediği çimenleri görünce “Bu battaniye mi" diye sormuş. Çok acı…

Her şeyi bir kenara bırakında hayvan sevgisi nedir bilemiyorlar. Çünkü kediye, köpeğe dokunmadan büyüyorlar. Kuş beslemeye dahi izin verilmiyor içeride.

Hani çocuklarımızın yaka paca toplarken okula gitmek için zor yetiştikleri o servisler var ya onların hayatında hiç yoklar. Onların gidebilecekleri okulları yok çünkü. Bu çocuklar karşı cins olduğunu dahi belli bir yaşa kadar bilmeden büyüyorlar. Cinsel kimlikleri nasıl oluşacak bu koşullarda? Annenin doğurduğu bebek erkek ise siz düşünün ortamı.Kadınların arasında hiç erkek görmeden büyümek zorunda bırakılan.

Hadi empati yapalım.

KORKUNÇ!

İçiniz daraldı mı?

Cevap “Hayır" ise siz bizden değilsiniz!

Bu çocuklar rüyalarıma gelip özgürlük istiyorlar. Sanki ben “BAŞKAN’ım”!

Bizim ülkemizde teröristler için adalar kapatılmışken bu çocuklara verilecek adanız, mahalleniz, köyünüz yok mu?

Ben derdimi anlatırken mutlaka kendimce dermanda bulurum.

Mahkum çocuklu annelerin tamamını kapsayacak yeni bir düzenleme yapılsın istiyoruz.

KAMPANYA BAŞLATILSIN!

Bir köyü, bir adayı, bir mahalleyi, bir ormanı doğasına dokunmadan hapishaneye çevirsinler. Çocukların ota, böceğe, toprağa dokunabileceği, koşup oynayabilecekleri karşı cinsi de tanıyabilecekleri, düşüp üstlerini başlarını kirletebilecekleri kısaca onların hakettiklerini büyürken alabilecekleri doğal ortamı oluşturmak olsun amacımız. Okulları olsun zilleri çalıp koşup dışarı çıkabilecekleri. Anneleri de aynı bölgedeki cezaevlerinde olsun.Çocuklar uyumaya annelerinin yanına gitsinler.

Hem annelerine moral motivasyonu olur çocuklarının hapisane içindeki özgürlükleri hem de çocuklar anne sıcaklığından uzaklaşmazlar. Cezaevleri ıslah amaçlı değil midir? Potansiyel suçlu ve ruh hastası insanları çoğaltmak istemiyorsak bu projeyi gündemde tutup geliştirelim. Bu proje enine boyuna konunun uzmanlarıyla konuşulup detaylandırılabilir. Hiç zor değil yeterki istensin.

Ben ısrarla bu projenin hayata geçmesi için çalışacağım. Fikir benden çıktı. Hayata geçirmek içinde “Haydi ben de varım" demek sizlerden….

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı elele verin. Hayırsever müteahhit abilerimizde var nasılsa!

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA