Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

İyi uykular Türkiye!

04 Aralık 2015 Cuma 17:14

Yatak insan yaşamında önemli bir yerdir. Demokrasinin özgürlük alanına, yayılması sürecini akla getiriyor bazı durumlarda.
Yatağa gitmeden öncesi için, küçük yaşlarda, çocuklara; el ve ayakların yıkanması ve dişlerin fırçalanması öğretilir. Böylece çocuk sağlığına ve disipline ilk adımlarını atmaya başlar. Yatağa girdiğinde, aynı demokrasinin özgürlük alanına alışması gibi bir aşama başlar.

Yatağa ilk girişte, çarşaf ufak ufak batar, sonra yastık; sağa sola ayar için oynatılır. En sonunda yatağı ele geçiren çocuk, en rahat posizyonuna ulaşır. Sonra uyur. İşte bu Türkiye’nin demokrasi uykusu ve özgürlük yatağının Cumhuriyet Çarşafıyla olan oynaşmasıdır.
O uyku için, ailedeki bir çok insan; insanca dileklerini sunar çocuğa; iyi uykular canım, aşkım, bitanem, aslanım,.
Bazen de aile büyükleri masal anlatır uyku öncesi veya dua okur. Tüm bu çabalar çocuk rahat uyusun diye değildir sadece. Gelecekte sağlıklı ve mutlu bir insan olabilmesi için, basit girişimlerdir.

Demokrasinin yatağı, özgürlüktür. Önce özgürlük çarşafı serilip; siyasal sistem iyi yapılanmazsa, sokak ve mecliste demokrasi olamaz. Çünkü, demokrasinin eli ayağı olan hukuk tertemiz kalmalıdır. Yoksa, özgürlük kirlenir. Onu kirleten yargı mekanizması, sizene be, o benim elim ayağım, ben onu pis seviyorum dememelidir. Sürecin ilerlemesiyle, yatak yorgan ve çarşafın, ailenin malı olduğu anlatılır, eğer sorun çıkarsa.

Hukuk, başkasının çarşafını, çalıp; yatağını yorganının yakıp, içine edip bırakamaz. Bırakırsa, onun sadece yapısı, yani adalet mekanizması içindeki, görevi değil. Tüm özgürlük alanları kirlenir.
Bu pisliklerin içinde uyumayan çalışan ve uyutulmaya çalışan, bir yapı ister ülke ister mahalle, isterse bir sokak çeşmesi olsun; eninde sonunda, kabusla uyanır. Ve asabiyetler ortaya çıkar.

Çünkü, kokuşmuş bir yatak yorgan ve çarşaf içinde, eli ayağı pis bir çocuk istediği kadar güzel olsun, anlamsızdır. Eninde sonunda, kısır kalacak ve çarşafa dolanıp, kendi özgürlüğünü kendi, demokrasisi olan bedeni ile yok edecektir.
Türkiye’de şu ana güzel ve paranın nerden kazanıldığı belli olmayan bir görgüsüz ailenin çocuğunu uyutma teleşındadır.

Masallar anlatılırken, dualar okunurken. Çocuk, kavga edip, cam kırmakta, parasını başkası ödemektedir. Bu ödenen para da vergi değil haraçtır. Gönülsüz, ceplerden vergi adıyla alınan, hizmet dışı para.
Akıllara gelmesi en çok korkulan, ne demokrasi ne de özgürlüklerin raflarda tozlanan, Cumhuriyet Çarşafı’dır. Korkulan en büyük telaş, Cumhuriyetin nasıl kurulduğu ve kurtuluş savaşının kahramanı olan gariban halkın cesaretdir.
Atatürk’ün adı geçse de olur geçmese de. O zaten kalplere girmiş, önemli olan akıllara yansımasının önüne geçilmesi. Tüm bu masallar, palavralar, cellatlıklar, giyotin, dayatma, kaharet, oyun, rahat bir uyku için. Ama yatağın yayları gevşemiş, Cumhuriyet Çarşafı, dolanmaya başlamıştır.

 Seçmene seçim, yasa, tüzükle ilgisi olmayan bir, adalet; sosyo ekonomik dinamik, kara para ve ilişkiler bastırılarak ancak bu kadar, olumlu gösterge sunar. Onunda çoğu yalan. Gerisi, hikaye. Yokları var göstermekle gelinecek, özgürlüğün, demokrasi uykusu, daha da derinleşene kadar, bu çarşaf çok kir götürür, evelallah.
 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA