Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Jackson, adam mıydı?

22 Ekim 2013 Salı 12:17

“Hey hey” ler ne zaman gelirse gelsin; her insanın o girdaptan  bir kurtuluş yolu olmalı. Mesela “baş ucu kitabı”.Acaba bu işin panzehiri olabilir mi? Sayfalarını açarken, “oooh; içim hoşlaştı”  dedirten bir eser. Ben de biliyorum, henüz böyle tuhaf özellikleri olan kitaplar yok. Kokulu sayfalarla çıkan var. Ama onlar fingirdek, yaylanma kitapları. Zaten “başucu kitabı”lazım bize. Nefis öldürücü değil, zihin açıcı. Şerbetli değil gerçek şekerpare aradığımız. Kitapçılardaki, uyuz elemanlar da olmasın başu ucu kitabının içinde. Suratsız, bıyıklı kadınlar. Hippiler tikiler de olmasın. İnsan onlara, soru sormaya çekiniyor.“Afedersiniz, bana hüşulu, bir baş ucu eseri lazım da denmiyor”. Kız okurlar için kolay.
Biraz seksi giyinerek, kitapçıya girip “ya bana böyle bir başucu kitabı lazım ama nasıl söylesem” diyerek biraz gevremek, yeter. Ama erkek olarak, aynı kitapçıya girip “kırık kalpli  bir yumoş havası” versen de sonuç alamazsın. Sana ya  “ben aslında ben değilim” kafasında eserler sunarlar. Ya da, yılışık bir “gay” muamaleri görürsün. Bütün bu söylediklerim D&R’lar için demiyorum.
Orası artık aşmış, resmen bir Amerikan Kolonisi havası esiyor.
Ben şahsen kendi kitabımı sorsam, “eliyle” rafı gösteriyorlar. Kızlar güzel, erkekler şık ama; iş lay lay lom. Benim sorunum o değil, artık bir başucu kitabım olsun. Sexi olsun, terbiyesiz olmasın, yasadışı ögeler taşımasın, bana Mülkiye yıllarını, Stalin manyağını veya Kenan Paşam adlı sapığı hatırlatmasın. Böyle Nicole Kidman’a benzeyen 100 tane kız olsun içinde. Ben bu başucu kitabını okuyunca, rüyalarımda Sydney’de sörf yapayım. Çıkınca kızlardan en az 20’si, bana sahilde biber közlesin. Ayran içelim; alkolsüz Malibu da. Uyandığımda, bu baş ucu kitabımı sarılıp sarılıp öpreyim. Çok mu bir beklentim oldu bilmiyorum. Belamı buldum ama. Kadıköy’de dolaşırken bir kitapçıya girdim.  “Afedersiniz ben size nerden tanıyorum diyen sarışın kıza, havalı havalı CNNTÜRK diyecektim; araya girdi. “Aaa hocam”. Of be arkadaş, hocanın ne alakası var ya. Malum, bir öğrenciye ne diyeceksin? “Yaş farkı hikaye, gönüller şen olsun adlı eseri” arıyorum” diyemedim. Güya Amerikan tarihini araştırıyorum havasına geçtim. Kadıköy’ün en sünepe, en uyuz ve en bıyıklı kızı bu olmalı. Öğrencim olmuş bir ara. Bana bir başucu kitabı önerdi ve aldım. Şu an “yarı ölü” sayılırım. Birazcık okuyup öğrenince, manyağın her tür toprakta yetişebileceğini öğrendim. En çok 7 sayısından korkardım; Kenan Evren yüzünden. ABD'nin 7. Başkanı . Andrew Jackson’ la tanıştım kitapta.
Siyasi tabanını güçlendirmek için başkanlığı süresince patronaj sistemini (bir siyasi partinin seçimi kazandıktan sonra devlet memurluklarını kendisine oy verenlere ödül olarak dağıtmasıdır) öğrendim. 1816'da kurulan 1.Birleşik Devletler Bankası'nın çöküşünden beş yıl sonra kurulan İkinci Birleşik Devletler Bankası'nı kaldırdırmış. Merkez Bankaları, çiftçiyi eziyor. Oysa benim seçmenimdir çifçiler diyen; köle tüccarı, toprak ağası. Eğitimsiz ve cahil bir  manyak. Arada bir havuz başında, dansöz oynatıp; köle dövüştürüp, onların ölümden keyif alan bir başkan. Böyle bir başucu kitabının ardından dansözü de ben ekledim. Yasaklanan ve yakılan kitapların nedeni umarım bu değildir!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA